Tarihte bugün Atatürk

 

01 KASIM

 

1 Kasım 1910 – Atatürk'ün, 3. Ordu Subay Talimgahı Komutanlığı'ndan tekrar 3. Ordu Karargâhı'na atanması. [Kocatürk]

 

1 Kasım 1914 – Osmanlı Devleti'nin Birinci Dünya Savaşı'na katılması.

 

1 Kasım 1918 – Mustafa Kemal, Fethi Bey (Okyar) ile birlikte, 'Minber' gazetesini 1 Kasım'da çıkarmaya başladı. (Atatürk, "Minber", "İrade-i Milliye" ve "Hakimiyet-i Milliye" üç gazete çıkarmıştır. Yaptıklarını ve yapacaklarını halka duyurarak kamuoyu oluşturmak isteyen Atatürk, Kurtuluş Savaşı'nı başlattığı andan itibaren basından destek almış ve basının gücünü en etkili şekilde kullanmıştır.) (Gazete 22 Aralık'ta 51 nci sayısıyla birlikte kapandı.) 1918'de Ahmet İzzet Paşa hükümeti tarafından Mondros Mütarekesi imzalanmıştır. Mustafa Kemal, başında olduğu Yıldırım Orduları Grubu ve 7. Ordu Karargâhı lağvedildiği için Suriye'den İstanbul'a dönmüştür ve ülkenin içinde bulunduğu konular hakkında konuşma ve yazma gereği hissetmektedir. Fethi Okyar, anılarında Minber gazetesinin yayınlanması hakkında şunları söylemiştir: Mustafa Kemal Paşa, 'memleketi perişan eden ve muhalefet adı altında irtikap eden taarruz ve tahripler daha çok gazeteler vasıtasıyla oluyor. Bunlara karşı milleti uyandırmak için en iyi vasıta aynı yolla karşılık vermek, yani bir gazete çıkarmaktır. Benim maaşımdan biriktirdiğim biraz param var, onu koymaya hazırım. Ben askerim imtiyaz alamam, ama sen alabilirsin. Hakikatleri halka, hatta düşmanlarımıza anlatabilmek için hadi gel beraberce gazete çıkaralım.' dedi. Gazete çıkarmayı hiç düşünmüyordum ama, mensup olduğum İttihat ve Terakki için öylesine çirkin ve haksız ve dolayısıyla vatan ve devlet için öylesine tehlikeli neşriyat başlamıştı ki, bunları cevapsız bırakmak mümkün değildi." Kaynak: istanbul.edu.tr/gazeteciler (Gazete 21 Kasım'da kapandı.)

 

1 Kasım 1918 – Ateşkese rağmen Irak'taki İngiliz orduları komutanı Marshall, emrindeki birliklere Musul'un işgal edilmesi emrini verdi.

 

1 Kasım 1918 – İttihat ve Terakki'nin son kongresi başladı.

 

1 Kasım 1918 – İstanbul'da Mustafa Kemal'in de ortak olup, yazı yazacağı Minber gazetesi yayın hayatına başladı. (Gazetenin sermaye ortağı Mustafa Kemal o sıra Suriye'deydi.)

 

1 Kasım 1918 – Mondros'tan dönen Osmanlı murahha heyeti başkanı, Rauf (Orbay) Bey'in, gazetecilere demeci: "… Yaptığımız mütareke umduğumuzun üstündedir. Devletin bağımsızlığı, saltanatın hukuku, milletin onuru tümüyle kurtarılmıştır."

 

1 Kasım 1918 – Günlük olarak yayımlanan ve toplam 51 sayı çıkan Minber, 1 Kasım 1918'de yayın hayatına başlamıştır. Gazetenin başında Fethi Bey, imtiyaz sahibi ve sorumlu müdürü ise Dr. Rasim Ferit'dir. Minber gazetesinin başyazıları Mustafa Kemal tarafından başka isimler altında ya da isimsiz olarak yazılmaktadır. Hemen hemen bütün sayılarında Mustafa Kemal ile ilgili yazılar çıkmış, hatta kendisi ile 17 Kasım 1918 tarihli gazetede röportaj bile yapılmıştır. Gazete, yaklaşık 50 sayı çıktıktan sonra 21 Kasım 1918 tarihinde kapandı.

 

1-8 Kasım 1918 – Mustafa Kemal'in Adana'da Sadrazam Ahmet İzzet paşaya gönderdiği raporlar, Anadolu direnişine yönelik kayda geçmiş ilk ve tek resmi belgelerdir. (Akl-ı Kemal, c.1, Sinan Meydan)

 

1 Kasım 1919 – İngilizlerin Maraş'ın işgalini, Fransızlara devretmesi.

 

1 Kasım 1919 – Mustafa Kemal'in Harbiye Nazırı Cemal Paşa'ya bir yazı göndererek, İzmir valisi Kambur İzzet Bey'in kötülüklerine engel olunmasını istemesi.

 

1 Kasım 1920 – Ankara'daki "Zabit Namzetleri Talimgahı" ilk mezunlarını verdi. Atatürk'ün, subay yetiştirmek üzere Ankara'da açılan "Zabit Namzetleri Talimgâhı"nın ilk mezunlarını vermesi münasebetiyle yapılan törende konuşması: "Ordumuz, hayat ve haysiyet mücadelesinde milletin ve milletin amaçlarının yegâne dayanağıdır"

 

1 Kasım 1920 – Atatürk'ün, "Zabit Namzetleri Talimgahının ilk mezunlarını vermesi nedeniyle Okul'un hatıra defterine yazdıkları: "Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti, ya bağımsızlık ya ölüm andıyla yetişen ilk bağımsızlık subaylarının ordu ve milletimize takdim ve emanet olunduğunu görmekle bahtiyardır!"

 

1 Kasım 1921 – Türk davasını destekleyen Pierre Loti'ye Meclis adına armağan gönderilmesi kararı alındı.

 

1 Kasım 1921 – İnebolu'da 23 Ekim 1921 anlaşmasına göre Türklerle İngilizler arasında tutsak değişimi. Malta'dan İngiliz gemisiyle getirilen 59 Türk, Anadolu'daki 4 İngilizle İnebolu'da değiş-tokuş edildi. Malta'dan getirilen Türkler arasında Kara Vasıf, Mithat Şükrü (Bleda), Rauf Bey (Orbay), Celal Nuri Bey (İleri) gibi isimler de var.

 

1 Kasım 1922 – Hilafet ve Saltanat'ın birbirinden ayrılarak Saltanat'ın (Padişahlığın) kaldırılması kararı. Bu karar Vahdettin'e, Yıldız Sarayı'nda Refet Paşa tarafından tebliğ edilmiştir.

 

1 Kasım 1922 – TBMM'nin 1 Kasım tarihli kararıyla şahıs hâkimiyetine dayanan devlet şeklinin 16 Mart 1920 tarihinden başlayarak ve ebedi olarak tarihe karıştığını ilanı. (Saltanatın kaldırılması.) (Nutuk)

 

1 Kasım 1922 – Türk Jandarma birlikleri, Çanakkale Boğazı bölgesinde ve diğer yerlerde yeni durumlarını aldılar.

 

1 Kasım 1922 – Atatürk'ün, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde konuşması: "…Millet mukadderatını doğrudan doğruya eline aldı ve millî saltanat ve egemenliğini bir şahısta değil, bütün fertleri tarafından seçilmiş vekillerden oluşan bir Meclis-i Âli'de temsil etti. İşte o Meclis, Meclis-i Âlinizdir; Türkiye Büyük Millet Meclisi'dir. Milletin saltanat ve egemenlik makamı, yalnız ve ancak Türkiye Büyük Millet Meclisi'dir!"

 

1 Kasım 1922 – Mustafa Kemal yapmış olduğu konuşmada, Vahdettin'i "alçak ve cellat" olarak nitelendirerek, "saltanat kuvvetle alınır, şimdi de Türk milleti hakimiyet ve saltanatını isyan ederek kendi eline bilfiil almıştır" dedi. Saltanatın kaldırılmasını öngören kanun şiddetli alkışlar arasında kabul edildi.

 

1 Kasım 1922 – Atatürk'ün Meclis konuşmasında Hz. Muhammed (sav)'i tarifi; "Yüzü nurlu, sözü ruhani, ergin ve görüşte bedelsiz, sözüne sadık ve halim ve mertlikte başkalarına üstün olan Muhammed Mustafa…."

 

1 Kasım 1922 – Altıyüzyıllık saltanat kaldırıldı: Kurtuluş Savaşı'nın ilk yıllarında kurulan (23 Nisan 1920) Türkiye Büyük Millet Meclisi, halktan kopuk Osmanlı yönetiminin yanında, halkın içinden seçilen temsilcileriyle "halk iradesi"nin gerçek temsilcisi olmuş, iyice eskimiş ve yıpranmış kişisel saltanatsa, TBMM'yi, yani ulusun egemenliğini tanımamasının yanı sıra, Sevr Antlaşması'nı imzalamış, düşmanla işbirliği yapıp, çıkarttığı ayaklanmalarla Ulusal Kurtuluş Savaşı'nı engellemeye çalışmıştı. 23 Nisan 1920'den başlayarak ulusal egemenliğe dayalı devletin kurulmasıyla kişisel saltanata kalkmış gözüyle bakan Mustafa Kemal, İtilaf Devletleri'nin Lozan Barış Konferansı'na Ankara Hükümetinin yanı sıra Osmanlı Hükümeti temsilcileri de çağırmaları üstüne, 1 Kasım 1922'de TBMM'de yaptığı konuşmada ulus akla aykırı olduğunu belirterek, saltanatın kaldırılmasını istedi. Milletvekillerinin ateşli konuşmalarla Atatürk'ü desteklemelerinden sonra, saltanatın İstanbul'un işgal tarihinden (16 Mart 1920) başlayarak kalkmış olduğu oybirliğiyle kabul edildi. Saltanatın kaldırılmasıyla son padişah VI. Mehmed Vahdettin de, 17 Kasım günü İngiliz Komutanlığına başvurarak, bir İngiliz zırhlısıyla İstanbul'dan ayrıldı.

 

1 Kasım 1922 – Saltanat kaldırılınca 1 Kasım da Hâkimiyet-i Milliye Bayramı ilan edildi. Zamanla 23 Nisan, Millî Hâkimiyet Bayramı olarak kutlanmaya başlanınca 1 Kasım kutlamalarından vazgeçildi. 1935'te çıkarılan 2739 sayılı kanunla bayram, "Ulusal Egemenlik Bayramı" olarak adlandırıldı.

 

1 Kasım 1922 – Atatürk, 1 Kasım 1922'de saltanatın kaldırılması nedeniyle mecliste yapacağı konuşmanın el yazısı notlarının bir yerinde "milli egemenliğe" şöyle vurgu yapıyordu: "… Millet mukedderatını (kaderini) doğrudan doğruya eline aldı ve milli saltanat ve hakimiyetini bir şahısla değil bütün efradı (ferleri) tarafından müntehab (seçilen) ve vekillerden terekküb (oluşan)bir meclis-i alide (yüce mecliste) temsil etti. İşte o meclis, meclis-i alinizdir. Milletin saltanat ve hakimiyet makamı yalnız ve ancak Türkiye Büyük Millet Meclisi'dir ve bu makamı hakimiyetin (egemenlik makamının) hükümetine Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti denir."

 

1 Kasım 1922 – Mustafa Kemal, saltanatın kaldırılması dolayısıyla yaptığı konuşmasının bir yerinde; "… Türk Milletinin atası olan Türk adındaki insan … Nuh (as)'ın oğlu YAFES'in oğlu olan kişidir." (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, C.1, s.288)

 

1 Kasım 1922 – Saltanatın kaldırılmasından sonra İstanbul'da bazı camilerde Türkçe Hutbe okunması ve minberlerden Türkçe vaaz ve öğüt verilmesi üzerine Şeyhülislamlık Türkçe hutbe ve vaazı yasakladı.

 

1 Kasım 1923 – Başkanlık için yapılan seçimde Fethi Bey (Okyar) T.B.M.M. başkanlığına seçildi. Ali Fethi Okyar TBMM'de ikinci başkan oldu. Görevini 22 Kasım 1924'e kadar devam ettirdi.

 

1 Kasım 1923 – Rauf Bey'in (Orbay) tartışmalar yaratan, Cumhuriyet'in ilanına karşı verdiği demeç gazetelerde yayınlandı.

 

1 Kasım 1923 – Atatürk'ün, Cumhurbaşkanı seçilmesi nedeniyle kendisini kutlayan Halife Abdülmecit Efendi'ye cevap telgrafı: "Türkiye Cumhuriyeti hakkında hayırlı temennilerinize teşekkür ederim."

 

1 Kasım 1924 – Meclis açış konuşmasında yurt savunmasından söz ederken "Hava Kuvvetlerine Yüce Meclis'in özellikle ilgisini ve dikkatini çekmek isterim" dedi.

 

1 Kasım 1924 – TBMM Birinci Dönem oturumları Kasım'da başladı. Yasama yılı başlangıç tarihi, Kasım ayı olarak belirlendi. Daha önce 1 Mart idi.

 

1 Kasım 1924 – Cumhurbaşkanı Atatürk'ün, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin II. devre II. toplantı yılını açış konuşması: "…Hiç şüphe etmemelidir ki, Anadolu ortasında süratle meydana getirilecek yeni ve bayındır bir Ankara, asırlarca ihmal edilen Türk vatanı için başlı başına bir uygarlık merkezi, Türk Devleti için pek önemli bir dayanak olacaktır!"

 

1 Kasım 1925 – Sason İsyanı.

 

1 Kasım 1925 – Cumhurbaşkanı Atatürk'ün, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açılışında yaptığı konuşma: "Bilim ve eğitimde ilerlemeye yönelik genel isteği yerine getirebilmekten daha çok uzağız. Önümüzdeki yıl için sizlerden devletçe yapılabilecek en büyük özveriyi rica ederken, varlıklı olan vatandaşlarımıza da korunmalarına verilmiş olan çocuklarımızı özel girişimleri ile okutup yetiştirmelerini önemle öğütlerim."

 

1 Kasım 1925 – Cumhurbaşkanı Atatürk'ün, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin II. dönem III. toplanma yılını açış konuşması: "…Cumhuriyet devrinin kendi zihniyet ve ahlakıyla donanmış basınını yine ancak Cumhuriyet'in kendisi yetiştirir."

 

1 Kasım 1926 – Mustafa Kemal'in, Türkiye Büyük Millet Meclisinin ikinci dönem dördüncü toplanma yılını açış konuşması: "… Bu büyük millet, arzu ve istidadının yöneldiği istikametleri görmeye çalışan ve görebilen evladını daima takdir ve himaye etmiştir…"

 

1 Kasım 1926 – Harf Devrimi 1353 Sayılı Kanunla Yürürlüğe girdi. 1 Kasım 1928'de Latin esasından alınan harfler (Türk dilinin özelliklerini belirten işaretlere de yer vererek) "Türk harfleri" adıyla 1353 Sayılı Kanunla kabul edilmiştir. Yazı dilinde kullanılan Arap harflerinin yerine Türk harflerinin alınmasını ifade eden Harf Devrimi yapılmıştır. Aslında Atatürk, 9 Ağustos 1928 gecesi İstanbul'da Sarayburnu Parkı'nda düzenlenmiş bir şenlik sırasında, Harf Devrimini halka şöyle duyurmuştur; "Arkadaşlar, güzel dilimizi ifade etmek için yeni Türk harflerini kabul ediyoruz… Bu yeni harflerle behemehal pek çabuk bir zamanda mükemmel bir surette anlaşacağız ki, Milletimizin yazısıyla kafasıyla bütün medeniyet aleminin yanında olduğunu gösterecektir."

 

1 Kasım 1926 – Dünya Bankası, Türkiye'ye turizm amaçlı 26 milyon Dolar kredi verdi. Krediyle, Antalya Turizm Projesi'nin gerçekleştirileceği ve yapılacak tesislerden 60 bin turistin yararlanacağı belirtildi.

 

1 Kasım 1927 – Gazi Mustafa Kemal'in ikinci defa Cumhurbaşkanlığına seçilmesi. TBMM'nin Üçüncü Dönemi açıldı.

 

1 Kasım 1927 – Atatürk'ün, Cumhurbaşkanı olarak yemini ve Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin III. dönem I. toplanma yılını açış konuşması: "…Büyük Millet Meclisi, Türk milletinin asırlar süren arayışlarının özü ve onun bizzat kendisini idare etmek şuurunun canlı timsalidir. Türk milleti, mukadderatını Büyük Millet Meclisi'nin kifayetli ve vatanperver eline bıraktığı günden itibaren karanlıkları sıyırıp kaldırmış ve ümitleri boğan felâketlerden milletin gözlerini kamaştıran güneşler ve zaferler çıkarmıştır."

 

1 Kasım 1927 – Atatürk'ün, ikinci defa Türkiye Cumhurbaşkanlığı'na seçilmesi nedeniyle millete bildirgesi: "…Naçiz ferdi olmakla övündüğüm Türk milletinin mutluluğu ve hizmeti uğrunda bütün kabiliyet ve varlığımı vermek gayret ve kararıyla duygulu ve dolu bulunuyorum. Asla şüphe yoktur ki, Cumhuriyet'in gelecek evlâtları bizden daha çok refaha kavuşmuş ve bahtiyar olacaklardır!"

 

1 Kasım 1927 – Atatürk'ün, yeni cumhurbaşkanlığı devresinde yapılacak işler hakkında millete bildirgesi: "…Dünyanın zorunlu gidişinde asil milletimize düşen yüksek ödevlerin yerine getirilmesine çalışacağız. Bu ödevler, uygarlık ve insanlık aile¬sinde Türk milletinin lâyık olduğu yüksek itibar mevkiini koruma ve yükseltmesine hizmet etmek olacaktır." [Kocatürk]

 

1 Kasım 1927 – Anadolu Halk Bilgisi Derneği kuruldu. Merkezi Ankara'da olan derneğin, Türk folklor çalışmaları yapmak amacıyla kurulduğu bildirildi.

 

1 Kasım 1928 – Yeni Türk harflerinin kabul ve tatbiki hakkında Kanun'un kabulü. Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal'in Türkiye Büyük Millet Meclisinin üçüncü dönem ikinci toplantı yılını açış konuşması: "… Büyük Millet Meclisinin kararıyla Türk harflerinin kesinlik ve yasallık kazanması, bu memleketin yükselme mücadelesinde başlı başına bir geçit olacaktır…"

 

1 Kasım 1928 – Yeni Türk Alfabesinin kabulü. Yeni Türk harflerinin kabul ve tatbiki hakkında Kanun'un kabulü. 1 Kasım 1928'de Latin esasından alınan harfler, (Türk dilinin özelliklerini belirten işaretlere de yer vererek) "Türk harfleri" adıyla 1353 Sayılı Kanunla kabul edilmiştir. Yazı dilinde kullanılan Arap harflerinin yerine Türk harflerinin alınmasını ifade eden Harf Devrimi yapılmıştır. Aslında Atatürk, 9 Ağustos 1928 gecesi İstanbul'da Sarayburnu Parkı'nda düzenlenmiş bir şenlik sırasında, Harf Devrimini halka şöyle duyurmuştur; "Arkadaşlar, güzel dilimizi ifade etmek için yeni Türk harflerini kabul ediyoruz.(…) Bu yeni harflerle behemehal pek çabuk bir zamanda mükemmel bir surette anlaşacağız ki, Milletimizin yazısıyla kafasıyla bütün medeniyet aleminin yanında olduğunu gösterecektir."

 

1 Kasım 1928 – Gazi Mustafa Kemal'in yıllık söylevinde yeni harflere değinmesi. Türkiye Cumhuriyeti modernleşme yolunda çok önemli bir adım atarak Arap harflerinin yerine Latin temeline dayalı Yeni Türk Harfleri'ni kabul etti. (Harf ve Dil Devrimi)

 

1 Kasım 1928 – Yeni Türk alfabesi 1353 sayılı kanunla kabul edildi. (Panzehir, Sinan Meydan)

 

1 Kasım 1928 – Türk alfabesi (Latin harfli) 28 harf olarak TBMM'nce kabul edildi. ("Ğ" harfi daha sonra ilave oldu.) (Atatürk'ün yanı başında, M. Kemal Ulusu)

 

1 Kasım 1928 – Türkiye'de Latin harflerine geçilince Orta Asya Türk devletlerinin Latin harfleri kullanan Türki Devletler ile Arap harfleri kullanan Türkiye'den etkilenmeyeceklerini düşünen Sovyetlerin oyunu bozuldu ve Türkiye ile olan kültürel bağlarını kesmek adına derhal Sovyetlerdeki Türklere Arap harfleri kullanma zorunluluğugetirdi. (Bir ömrün öteki hikayesi, Sinan meydan)

 

1 Kasım 1928 – Cumhurbaşkanı Atatürk'ün, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin III. dönem II. toplantı yılını açış konuşması: "…Büyük Millet Meclisi'nin kararıyla Türk harflerinin kesinlik ve yasallık kazanması, bu memleketin yükselme mücadelesinde başlı başına bir geçit olacaktır."

 

1 Kasım 1928 – Cumhurbaşkanı Atatürk'e, milletin şükran hatırası olmak üzere altın levha üzerinde kabartma bir alfabe takdim edilmesi hakkında Türkiye Büyük Millet Meclisi kararı.

 

1 Kasım 1928 – Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Paşa'ya altın levha üzerine kabartma bir alfabe hediye edildi.

 

1 Kasım 1929 – Mustafa Kemal'in Türkiye Büyük Millet Meclisinin üçüncü dönem üçüncü toplantı yılını açış konuşması: "… Meclisimizin en büyük eseri olan Türk harfleri, memleketin umumi hayatına tamamen tatbik olunmuştur. İlk müşkülat, milletin ülkü kuvveti ve uygarlığa olan sevgisi sayesinde kolaylıkla yenilmiştir…"

 

1 Kasım 1930 – Mustafa Kemal'in Türkiye Büyük Millet Meclisinin üçüncü dönem dördüncü toplantı yılını açış konuşması: "… Geçen senenin önemli olaylarından biri de Sivas'a demiryolunun ulaşmasıdır. Bu kadar müşkülat içinde vatanı bir misli daha genişletmeye ve kuvvetlendirmeye yardımcı olan bu eserin gelecekte Türk milleti tarafından şükranla anılacağına eminim!…"

 

1 Kasım 1931 – Mustafa Kemal'in Türkiye Büyük Millet Meclisinin dördüncü dönem birinci toplantı yılını açış konuşması: "… Türkiye'nin güvenliğini gaye tutan, hiçbir milletin aleyhinde olmayan bir barış doğrultusu, bizim daima kuralımız olacaktır."

 

1 Kasım 1932 – Mustafa Kemal'in Türkiye Büyük Millet Meclisinin dördüncü dönem ikinci toplantı yılını açış konuşması: "… Millî kültürün her çığırda açılarak yükselmesini Türkiye Cumhuriyeti'nin temel dileği olarak temin edeceğiz!…"

 

1 Kasım 1933 – T.B.M.M.'nin IV. Dönem III. Toplanma yılı Mustafa Kemal Paşa'nın konuşmasıyla açıldı. Cumhurbaşkanı Atatürk'ün, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin IV. dönem III. toplantı yılını açış konuşması: "…Geçen on sene, gelecek devirler için bir başlangıçtan başka bir şey değildir. Bununla beraber, eski devirlerin tarihi karşısında, Cumhuriyetin bu on senesi, eşi görülmeyen bir diriliş ve göz kamaştırıcı bir ileri atılış anıtıdır!"

 

1 Kasım 1934 – Ankara Kızılay'da Güven Anıtı açıldı. Atatürk'ün, Ankara'da açılan Güven Anıtını saat 17.00'de ziyareti.

 

1 Kasım 1934 – Güven Anıtı (Ankara Kızılay) ve parkı törenle hizmete açıldı. (Anıtı ANton Hanek ve Jozef Thorak yapmıştı. Heykelin gövdesinde "Türk, övün, çalış, güven!" sözleri yazılıydı.

 

1 Kasım 1934 – Mustafa Kemal'in Türkiye Büyük Millet Meclisinin dördüncü dönem dördüncü toplantı yılını açış konuşması: "… Güzel sanatların hepsinde, ulus gençliğinin ne türlü ilerletilmesini istediğinizi bilirim. Bu yapılmaktadır. Ancak bunda en çabuk, en önde götürülmesi gerekli olan Türk musikisidir. Bir ulusun yeni değişikliğinde ölçü, musikide değişikliği alabilmesi, kavrayabilmesidir…"

 

1 Kasım 1935 – ATATÜRK'ün Türkiye Büyük Millet Meclisinin beşinci dönem birinci toplantı yılını açış konuşması: " … Olaylar Türk milletine iki önemli kuralı yeniden hatırlatıyor: Yurdumuzu ve haklarımızı savunacak kuvvette olmak! Barışı koruyacak uluslararası çalışma birliğine önem vermek! …"

 

1 Kasım 1936 – Atatürk'ün, Ankara Sergievi'nde açılan "Elişleri ve Küçük Sanatlar Sergisi"ni ziyareti.

 

1 Kasım 1936 – Ankara Devlet Konservatuvarı öğretime başladı.

 

1 Kasım 1936 – Atatürk Toprak Kanunu üzerindeki düşüncelerini açıkladı.

 

1 Kasım 1936 – ATATÜRK'ün Türkiye Büyük Millet Meclisinin beşinci dönem ikinci toplantı yılını açış konuşması: "… Cumhuriyet, yeni ve sağlam esaslarıyla Türk milletini emin ve sağlam bir gelecek yoluna koyduğu kadar, asıl fikirlerde ve ruhlarda yarattığı güvenlik itibariyle büsbütün yeni bir hayatın müjdecisi olmuştur…"

 

1 Kasım 1936 – Yazıhan – Hekimhan demiryolu hattı işletmeye açıldı.

 

1 Kasım 1937 – ATATÜRK'ün Türkiye Büyük Millet Meclisinin beşinci dönem üçüncü toplantı yılını açış konuşması: "… Milletimizin layık olduğu yüksek uygarlık ve refah seviyesine varmasını alıkoyabilecek hiçbir engel düşünmeye yer bırakılmadığını ve bırakılmayacağını huzurunuzda söylemekle bahtiyarım!…"

 

1 Kasım 1937 – Atatürk'ün, saat 17.00'de Çankaya'da Yugoslav, Romen, Yunan Genelkurmay Heyetleri şerefine bir çay vermesi.

 

1 Kasım 1937 – Komutan, milletvekili ve T.B.M. Meclisi Başkan Vekilliği görevlerinde de bulunan Conker'in yaşantısı 1.11.1937 günü son buldu.

 

1 Kasım 1937 – Atatürk; "Bu yıl içinde denizaltı gemilerimizi ülkemizde yapmayı başardık… Hava Kuvvetlerimiz için yapılmış olan üç yıllık program, büyük milletimizin yakın ve bilinçli ilgisiyle şimdiden başarılmış sayılabilir. Bundan sonrası için bütün uçaklarımızın ve motorlarının ülkemizde yapılması ve savaş sanayimizin bu temele göre geliştirilmesi gerekir."

 

1 Kasım 1937 – Atatürk, Meclis açış konuşmasında şöyle dedi: "Hava Kuvvetlerimiz için yapılmış olan üç yıllık program, büyük milletimizin yakın ve bilinçli ilgisiyle şimdiden başarılmış sayılabilir. Bundan sonrası için bütün uçaklarımızın ve motorlarının ülkemizde yapılması ve savaş sanayimizin bu temele göre geliştirilmesi gerekir…"

 

1 Kasım 1937 – Atatürk, 1 Kasım 1937'deki Meclis konuşmasında sadece "uçaklarımızın" değil, "motorlarının" da ülkemizde yapılmasını istemişti. (Bu doğrultuda, 1945'te Gazi Orman Çiftliği'nde THK Gazi Uçak Motoru Fabrikası kuruldu. Fabrika, 30 Ekim 1948'de açılıp üretime başladı. İlk açılışta fabrikada toplam 141 personel görev aldı. Fabrika, bina, makine ve tüm teçhizatlarıyla birlikte 9 milyon liraya mal oldu. Makineler İngiltere, Amerika ve İsviçre'den alındı. Fabrika "Gipsy Major-10" uçak motoru üretti. 1948-1949'da bu fabrikada Yüksek Mühendis Şükrü Er ve ekibince ilk yerli Türk motoru yapıldı. Fabrika, 1952'de Makine ve Kimya Endüstri Kurumu'na devredildi.) Atatürk Cumhuriyeti'nde sadece devlet değil, özel teşebbüs de uçak fabrikaları kurdu. Vecihi Hürkuş'un kurduğu "Vecihi Faham Tayyare İnşa Fabrikası (1930-1942)" ve Nuri Demirağ'ın kurduğu "Nuri Demirağ Tayyare Fabrikası (1936-1943)" çok sayıda özgün tasarım uçak üretti.

 

1 Kasım 1937 – Mustafa Kemal'in meclis konuşması; "Büyük davamız en uygar ve en gelişmiş ulus olarak varlığımızı yükseltmektir. Bu yalnız kurumlarında değil düşüncelerinde de temelli bir devrim yapmış olan büyük Türk ulusunun dinamik idealidir." (Akl-ı Kemal, c.1, Sinan Meydan)

 

1 Kasım 1938 – ATATÜRK'ün, Türkiye Büyük Millet Meclisinin beşinci dönem dördüncü toplantı yılını açış konuşmasının Başbakan Celâl Bayar tarafından okunması: "… Memleketimizi her gün daha çok kuvvetlendirmek, her alanda her türlü ihtimallere karşı koyabilecek bir hâlde bulundurmak ve dünya olaylarının bütün safhalarını büyük bir uyanıklılıkla izlemek, barışsever siyasetimizin dayanacağı esasların başlangıcıdır!…"

 

1 Kasım 1938 – Eskiköy-Çetinkaya ve Yazıhan-Demirhan demiryolu hatları işletmeye açıldı.

 

1 Kasım 1938 – Atatürk, tereyağı sürülmüş bir dilim ekmeği ucundan ısırabildi, bütün gün hepsi buydu, portakal suyu içti, salep içti.

 

1 Kasım 1938 – Sürekli ve danışman hekimlerin Atatürk'ü kontrol ve muayeneleri (10 dakika)