Tarihte bugün Atatürk

 

04 ŞUBAT

 

4 Şubat 1902 – Paris'te Birinci Jön Türk Kongresi yapıldı. Abdülhamit'in yönetimine karşı örgütlenen Jön Türkler, Paris'te I. Jön Türk Kongresi'ni topladı, Terakki ve İttihat Cemiyeti kuruldu. Jön Türklerin, Federatif Osmanlı İmparatorluğu'nu amaçlayan grubu da, Teşebbüsü-ü Şahsi ve Adem-i Merkeziyet Cemiyeti'ni kurdular.

 

4 Şubat 1916 – Atatürk'ün, davet üzerine, Edirne Mevlevî Tekkesi'nde mevlit okunuşunda bulunuşu.

 

4 Şubat 1917 – Atatürk'ün, üşütmeye bağlı rahatsızlığı nedeniyle günü Diyarbakır'da evinde geçirmesi.

 

4 Şubat 1917 – Talât Paşa'nın, Sait Halim Paşa'nın yerine sadrazam oluşu.

 

4 Şubat 1919 – Dönemin gazeteleri düşüncelerine değer verdikleri kişilerle söyleşiler yapmakta, görüşlerini alarak yayınlamaktadır. Bu çerçevede Alemdar gazetesinin yazarlarından Refii Cevat (ULUNAY) 4 Şubat 1919 tarihinde Mustafa Kemal Paşa ile Şişli'deki evinde bir görüşme yapar. Görüşmenin bir bölümünde Paşa, vatanın kurtuluşu için: "Bugün herhangi bir teşkilâtçı Anadolu'ya geçer de milleti silâhlı bir direnişe hazırlarsa bu yurt kurtarılabilir" saptamasında bulunur. Refii Cevat'ın "Paşam millî direniş, güzel ama neyle? Hangi askerle, hangi silâhla, hangi parayla? Maalesef Paşam, kupkuru bir çölden farksız oldu bu güzel vatanımız" demesi üzerine Mustafa Kemal Paşa: "Çölden bir hayat çıkarmak lâzımdır. Çöl sanılan bu âlemde saklı ve kuvvetli hayat vardır. O, Türk milletidir. Eksik olan şey teşkilâttır. Bu teşkilât organize edilebilirse vatan da, millet de kurtulur" cevabını verecektir. Refii Cevat, matbaaya dönerken bu düşünceleri "deli saçması" olarak nitelendirecektir. Gazeteci arkadaşlarının neler konuştuklarını sorması üzerine Paşanın söylediklerini iletecek ve "Bu deli değil zır deliymiş" diyecektir. Çok sonraları anılarını gazeteci Sadi BORAK'a anlatırken "O günlerde, o şartlar içinde istiklâl mücadelesine atılıp Türkiye'yi kurtarmaktan söz edenlere karşı herkes benim gibi düşünürdü. O günlerde böyle düşünen TEK ADAM oydu; TEK ADAM" değerlendirmesini yapacaktır. Mustafa Kemal Paşa, bu düşüncelerini uygulamaya geçirebilmek için Şişli'deki evinde bazı arkadaşlarıyla görüşmüş ve tasarılarını onlara aktarmıştır. Bu arkadaşları çok güvendiği kişilerdir ve hemen tamamı Şişli'deki evde detaylarını dinledikleri bu tasarıları yaşama geçirebilmek için daha sonra bu mücadelenin içinde fiilen yer almışlardır.

 

4 Şubat 1920 – Atatürk hakkında, aldığı madalya ve nişanların tekrar kendisine iadesini öngören 29 Aralık 1919 tarihli Vükelâ Meclisi kararının Padişah Vahdettin tarafından onaylanması. (Bazı kaynaklarda 3 Şubat) Hükümetçe 30 Aralık 1919‟da hazırlanıp Padişahın onayına sunulan Mustafa Kemal‟in askerlik mesleğinden çıkarılması nişan ve madalyalarının geri verilmesi ile ilgili işlem, bir mahkeme kararına dayanmadığı gerekçesiyle iptal edilmiş, adı geçenin askerlikten ayrıldığı, fakat uzaklaştırılmadığı için nişan ve madalyalarının iade edilmesi Vahidettin tarafından 3 (veya 4) Şubat 1920‟de onaylanmıştı. Ancak Takvim-i Vekayi‟de yayımlanması gereken irade, İngilizleri tahrik etmemek gerekçesiyle yayınlanmamış, durumun gizli tutulması, Mustafa Kemal Paşa'dan rica edilmişti.

 

4 Şubat 1920 – Rauf Bey'in, İstanbul'dan Atatürk'e telgrafı: "Grup için uğraşıyoruz. Mebuslar arasında mevki ve rütbe düşkünü olanların varlığı, fikirlerde sertlik ve hemen her mebusu ayrı ayrı kazanmak gibi bir zorunluk doğurmaktadır. Durum o derece naziktir ki, Müdafaa-i Hukuk'tan olan mebuslardan söz verenlerin büyük bir bölümü bile, bu isim etrafında toplanmaktan kaçınmışlardır." [Kocatürk]

 

4 Şubat 1921 – Atatürk'ün, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin gizli oturumunda, Londra Konferansı'na iştirak edecek delege heyeti hakkındaki Vekiller Heyeti tezkeresi üzerinde konuşması: "Bütün arkadaşlar, Başkanlık Divanı aracığılıyla ne gibi niteliklere sahip kişileri istiyorsa onları Başkanlığa bildirirler ve Başkanlık Divanı, Vekiller Heyeti de aydınlanır. Bu suretle gerek delegeler ve gerek o delegeleri kuvvetlendirecek danışma heyeti daha isabetle tayin edilebilir." [Kocatürk]

 

4 Şubat 1922 – Atatürk'ün Başkomutanlık süresinin, 5 Şubat 1922 tarihinden itibaren ikinci defa üç ay uzatılmasına dair Kanun'un Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kabulü.

 

4 Şubat 1922 – Meclis'te Ankara hükümetine destek bulmak ve maksadın (Milli Misak) işgal kuvvetleri siyasilerine anlatılabilmesi için Paris ve Londra'ya gidilmesi ve orada gerekli kişi ve kurumlarla görüşülmesi teklifi kabul edildi. (Buna göre Dışişleri Bakanı Yusuf Kemal başkanlığında teşkil edilen heyet 7 Şubat 1922 tarihinde Ankara'dan hareket etti. Önce İstanbul'a ve oradan Avrupa'ya gidecekti.)

 

20 Kasım 1922 - 4 Şubat 1923 – Lozan Konferansı'nın başlaması. ( Birinci Dönem Lausanne Konferansı Tartışmaları)

 

4 Şubat 1923 – Lozan Konferansı müzakeratının kesilmesi. Lozan Konferansı'nın iki ay süren görüşmelerinden sonra kesintiye uğraması. Konferans, batılı baş delegelerin uzlaşmaz tutumları nedeniyle kesildi. Lozan Konferansı, önemli noktalardaki uyuşmazlıklar sebebiyle kesildi. (ara verildi)

 

4 Şubat 1923 – Atatürk'ün, Lâtife Hanım'la beraber İzmir'den hareketle Akhisar'a gelişi, Komutanlığı, Belediye'yi ziyareti ve Belediye binasında konuşması: "…Çalışmak demek, boşuna yorulmak, terlemek değildir. Zamanın gereklerine göre ilim ve fen ve her türlü uygar buluşlardan azamî derecede istifade etmek zorunludur." [Kocatürk]

 

4 Şubat 1923 – İsmet Paşa ve heyetinin Lozan Anlaşması müttefik taslağını 'tam bağımsızlık' ilkesine aykırı bularak reddetmesi. (Sinan Meydan, 1923, 3. Baskı, s.129.)

 

4 Şubat 1923 – Lozan konferansında görüşmelerin ikinci ay sonunda kesilmesi(Nutuk)

 

4 Şubat 1924 – Atatürk'ün, Göztepe'de kalmakta olduğu Köşk'te İstanbul gazetecilerini kabulü ve görüşmesi.

 

4 Şubat 1924 – İstanbullu gazeteciler Mustafa Kemal'le 3 saat görüştü. Sonrasında Cumhurbaşkanlığı senfoni orkestrası dinlendi. (Görüşülen konular arasında halifelik makamı ve halife de vardı.)

 

4 Şubat 1926 – İskilipli Atıf Hocanın idamı.

 

4 Şubat 1926 – İskilipli Atıf Hoca'nın, Ankara İstiklal mahkemesince 25 Şubat 1925'te mecliste onaylanan "Dinin siyasete alet edilmesi" ve Kurtuluş savaşı yıllarında Teali İslam Cemiyeti başkanlığı sırasında İngiliz uçaklarıyla attırdığı milli cephe karşıtı beyanları nedeniyle "VATAN HAİNLİĞİ" suçlarından dolayı idama mahkûm edilmesi. (Şapka kanununa muhalefetten değil, vatana ihanetten yargılanmış ve suçlu bulunmuştur.) (Aynı yargılamada Babaeski Müftüsü Ali Rıza'da idam edilmiş ancak mesela Elmalılı Hamdi Yazır ve Ahmet Hamdi Akseki gibi hocalar beraat etmiştir.) (Panzehir, Sinan Meydan)

 

4 Şubat 1928 – Atatürk'ün, "Türk Maarif Cemiyeti" temsilcilerini kabulü ve Cemiyeti himayelerine alışı.

 

4 Şubat 1931 – Atatürk'ün, Aydın'dan Nazilli ve Denizli'ye gelişi.

 

4 Şubat 1931 – Atatürk Denizli Orta Mektebi ve Köy Muallim Mektebi (Ortaokulu ve Köy Öğretmen Okulu)'nde.

 

4 Şubat 1932 – Atatürk'ün, akşamüstü motorla Kadıköy ve Boğaziçi'nde bir gezinti yapması, gece Maksim salonunda Darülaceze (Güçsüzler Evi)'nin verdiği balo'yu şereflendirmesi.

 

4 Şubat 1933 – Atatürk'ün, İzmir'den trenle hareket ederek Afyon'a gelişi, buradan -Antalya'dan dönen- İsmet Pasa ile beraber Bilecik'e hareketi.

 

4 Şubat 1934 – Atatürk'ün, Yerköy'den Kayseri'ye hareketi, yolda Şefaatli ve Boğazköy'de trenden inerek halkla konuşması, akşam üzeri Kayseri'ye gelişi ve coşkuyla karşılanışı.

 

4 Şubat 1935 – Atatürk "Kemal" yerine Kamal adını ilk kez 4 Şubat 1935 tarihinde bir seçim bildirisinin sonunda imza şeklinde kullandı. (Atatürk 1935 yılından sonra Arapça olan Mustafa adını da pek kullanmadı. Çünkü sevmiyordu. (Mustafa adı, Atatürk'ün babası Ali Rıza Bey'in küçükken düşürerek ölümüne sebep olduğu öz kardeşinin adıydı. Atatürk'e de Mustafa adını bu yüzden vermişti. )

 

4 Şubat 1935 – Atatürk'ün, milletvekili genel seçimi nedeniyle millete bildirgesi: "…Müspet bilimlerin temellerine dayanan, güzel sanatları seven, fikir eğitiminde olduğu kadar beden eğitiminde de kabiliyeti artmış ve yükselmiş olan erdemli, kudretli bir kuşak yetiştirmek, ana siyasamızın açık dileğidir."

 

4 Şubat 1935 – Atatürk'ün, akşamüzeri otomobille Uluköy'e kadar bir gezinti yapması, Maslak, Şişli, Beyoğlu yoluyla Dolmabahçe Sarayı'na dönüşü.

 

4 Şubat 1936 – Atatürk'ün, Çankaya'da Başbakan İsmet İnönü'yü kabulü.

 

4 Şubat 1937 – İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi açıldı.

 

4 Şubat 1938 – Atatürk'ün, saat 12.00'de Ege vapurundan Dolmabahçe Sarayı'na geçişi.