Tarihte bugün Atatürk

 

05 ŞUBAT

 

5 Şubat 1905 – Mustafa Kemal, (30. Süvari Alayında staj yapmak üzere) Şam'da bulunan 5. Orduya atandı. Atatürk'ün kurmaylık stajı için, Şam'da 5. Ordu emrine atanması (Burada 30. Süvari Alayı'nda göreve başlamıştır. (Bazı kaynaklarda Atatürk'ün Şam'a atanma tarihi, Harp Akademisi'ni bitiriş tarihi ile birleştirilerek 11 Ocak 1905 olarak gösterilmiştir. [Kocatürk]

 

5 Şubat 1917 – Atatürk'ün, rahatsızlığının devam etmesi nedeniyle günü evinde geçirişi, İzzettin (Çalışlar) Bey'in kendisini ziyareti.

 

5 Şubat 1919 – Basına getirilen sansür ağırlaştırıldı. Her türlü gazete, dergi, kitap, broşür vb. yayınlar daha önce izin alınmak koşuluna bağlandı. Meşrutiyetin ilanı üzerine, 24.7.1908'de kaldırılmış olan sansür, yeniden İstanbul'da yürürlüğe kondu. (Kaldırılışı : 4 Ekim 1922)

 

5 Şubat 1920 – Atatürk'ün, bazı komutanlara ve İstanbul'da Rauf Bey'e genel siyasî durum ve izlenecek yol bakımından görüşlerini bildiren yazısı: "…Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti için ivedi bir vazife, siyasî durumun gereklerine uygun önlemleri, hükümetle fikir uyumu içinde düşünmeye imkân olup olmadığını bir an evvel kestirmektir. Eğer böyle bir hükümet kurmaya imkân yoksa ne yazık ki, ümitli olmaya sebep görülmüyor. Aldanmayarak bu vaziyeti şimdiden görmeli ve kabul etmeliyiz."

 

5 Şubat 1920 – Rauf Bey'in, İstanbul'dan Atatürk'e telgrafı: "Şu kadar var ki, mebusların tümünde büyük bir fikir sertliği ve duraksama seziliyor. Çok içten ve açık davrandığımız halde, ne yazık ki, zorluklar karşısında çalışıyoruz. Bizden olanlar bile üzücü bir durumda bulunuyorlar. Bununla birlikte kuvvetli bir grup oluşacağına kuşkumuz yoktur." [Kocatürk]

 

5 Şubat 1921 – TBMM, gizli oturumunda Londra Konferansı'na Ankara Hükümeti adına bir heyet gönderilmesini ve heyetin meclis üyelerinden oluşmasını karar altına alması.

 

5 Şubat 1921 – Kardinal Gasparri'nin, Papa 15. Benoit adına Roma'dan Atatürk'e telgrafı: "…Papa Hazretleri adına Kafkasya ve Anadolu Hristiyanlarının hayat, mal ve eşyalarının güven altına alınması hususunda gerekli emrin verilmesini rica ve niyaz ederim." [Kocatürk]

 

5 Şubat 1922 – 5 Şubat 1922 Tarihinden itibaren Başkumandanlık müddeti üç ay daha temdit edilmiştir.

 

5 Şubat 1922 – Harp Encümeni'nin, Atatürk'ün başkanlığında Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlık odasında toplantı yapışı.

 

5 Şubat 1922 – Atatürk'ün, öğleden sonra Vekiller Heyeti toplantısına başkanlık edişi.

 

5 Şubat 1923 – Atatürk'ün, Akhisar Belediyesi tarafından akşam Türkocağı'nda şerefine tertiplenen ziyafette konuşması: "…Her millet yaşamak mecburiyetindedir. Yaşamak için mücadele şarttır!"

 

5 Şubat 1923 – Atatürk'ün, Lozan Konferansı'nda görüşmelerin kesilmesi üzerine Vakit gazetesi muhabirine demeci: "Lozan'da iktisadî meselelerden dolayı kesilme olmuştur. Zerre kadar hayrete düşmeyiniz. Sorumluluğu bize ait olmayan ve olmayacak olan hesaplaşmaların safhaları ne olursa olsun, yasal hukukumuzu her şekilde temine muvaffak olacağımıza şüphesi olmayan kimseleriz. Milletimizin kararı, kuvvetimiz, kabiliyetimiz buna kefildir." [Kocatürk]

 

5 Şubat 1923 – Atatürk'ün, gece Lâtife Hanım'la beraber, Hat Sineması'nda Akhisar'daki okulların düzenlediği müsamereyi şereflendirmesi (Müsamerede, kız ve erkek öğrencilerin okudukları şiirler dinlenilmiş, sahneye koydukları temsiller seyredilmiştir).

 

5 Şubat 1923 – Atatürk'ün, evliliğini kutlayan Halife Abdülmecit Efendi'nin telgrafına teşekkürü.

 

5 Şubat 1923 – Mustafa Kemal ve Latife hanım, Akhisar yolu üzerindeki Çiftlik kasabasında hastaneyi ziyaret etti. Kasaba Musevilerinden çifte iki beyaz güvercin hediye edildi.

 

5 Şubat 1924 – Atatürk'ün, İzmir'de, İstanbul gazetelerinin başyazarlarına verdiği yemekte konuşması: "…Türkiye basını, milletin gerçek ses ve iradesinin belirtisi olan Cumhuriyetin etrafında çelikten bir kale oluşturacaktır. Bir fikir kalesi, düşünüş kalesi! Basın mensuplarından bunu istemek. Cumhuriyetin hakkıdır!"

 

5 Şubat 1924 – İstanbul İstiklal mahkemesi faaliyetlerine son verdi.

 

5 Şubat 1925 – Atatürk'ün, Meclis'teki odasında öğleden sonra İstanbul Belediye Başkanı Emin (Erkul) Bey'i kabulü.

 

5 Şubat 1928 – İstanbul'da hutbenin Türkçe okunmaya başlaması.

 

5 Şubat 1930 – Çemberlitaş'taki Feyziati Lisesi tamamen yandı.

 

5 Şubat 1930 – Atatürk Ankara'da Muhasebe Kursunda.

 

5 Şubat 1931 – Atatürk'ün, Denizli'den İzmir'e dönüşü.

 

5 Şubat 1931 - Denizli ziyaretinden dönen Mustafa Kemal Atatürk'ü, tren garında İzmir'e uğurlayacak heyetin arasında TBMM 1'inci dönem Denizli Milletvekili Hacı Mazlum Bababalım da vardı. Sohbet esnasında Hacı Mazlum Bababalım'ın Atatürk'e aktardığı karayolu ile şehirlerarası yolcu taşımacılığı fikri, Atatürk tarafından takdir ve teşvik görmüştü. Ancak o dönemin şartları nedeniyle Bababalım'ın bu önemli projesi (Pamukkale Turizm) hayata geçirilemedi.

 

5 Şubat 1932 – İlk Türkçe hutbe Süleymaniye Camii'nde okundu.

 

5 Şubat 1932 – Atatürk'ün, akşam yemeğinden sonra motorla Dolmabahçe Sarayı'ndan hareket ederek Büyükada'da Fethi Bey'in evine gidişi, geç saatlerde Dolmabahçe Sarayı'na dönüşü.

 

5 Şubat 1933 – Atatürk'ün, sabah saat 5.00'de Bilecik'e gelişi. Bilecik'ten otomobille hareket ederek saat 9.30'da Bursa'ya gelişi.

 

5 Şubat 1934 – Atatürk'ün, Kayseri'de Uçak Fabrikası'nı, Müze'yi, Mimar Sinan Camii'ni ziyaretleri, öğleden sonra Kayseri'den hareketle 20.30'da Niğde'ye gelişi ve coşkuyla karşılanışı.

 

5 Şubat 1935 – Atatürk'ün, günü Dolmabahçe Sarayı'nda çalışmakla geçirmesi.

 

5 Şubat 1937 – Altı ok, Anayasa'ya girdi. (T.B.M.M'de görüşülerek, kabul edilen "Teşkilat-ı Esasiye Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine Dair Kanun" la altı ilke de Anayasa'ya alındı. Malatya milletvekili İsmet İnönü ve altı arkadaşının önerdiği değişiklik, ikinci maddeyi şu biçime soktu : "Türkiye Devleti Cumhuriyetçi, Milliyetçi, Halkçı, Devletçi, Laik ve İnkılapçıdır.")

 

5 Şubat 1937 – 1924 anayasasında 5 Şubat 1937'de değişiklik yapılması ve altı ilkenin Türkiye Cumhuriyeti'nin özellikleri olarak Anayasada yer alması. (Atatürk ve CHP'nin saklı tarihi, Ali Kuzu)

 

5 Şubat 1937 – Anayasanın birinci maddesindeki "Türk devletinin dini İslam'dır" ibaresi yerine "Türk Devleti'nin laik olduğu" ibaresi yazıldı. (Atatürk ve demokratik Türkiye, Halil İnalcık)