Tarihte bugün Atatürk

 

08 AĞUSTOS

 

8 Ağustos 1915 – Mustafa Kemal'in -5'inci Ordu Komutanı General Liman von Sanders'in emri ile- Anafartalar Grubu Komutanlığına getirilmesi. 5. Ordu Komutanlığınca "Anafartalar Grubu Komutanlığı" adıyla Anafartalar ve Kocaçimen bölgelerini içine alan bir komutanlık oluşturulması ve komutanlığına -Saros Grubu Komutanı- Albay Feyzi (Onay) Bey'in getirilmesi (Albay Feyzi Bey, 5. Ordu Komutanlığınca bugün yapılması emredilen taarruzu, birliklerin yorgun olduğu gerekçesiyle bir gün sonraya bırakmak düşüncesinde olduğundan atanmasını takiben aynı gün komutadan alınmıştır). [Kocatürk] (Kuzeyde Suvla'ya çıkarılan 3 tümenin amacı, Saros körfezi mıntıkasından gelecek Türk takviye kuvvetlerini önlemek ve Kocaçimen Tepesi kuzeyinden geniş bir çevirme hareketiyle Boğaza inmektir. Durum kritik, her an kıymetlidir. Ordu Komutanı Liman Paşa Anafartalar Grup Komutanına derhal taarruz emri verir. Komutan askerin aşırı yorgunluğu nedeniyle saldırının bir gün ertelenmesini ister. Komutan derhal emekliye sevk isteğiyle görevden alınır. 8/9 Ağustos gecesi Mustafa Kemal Anafartalar Grup Komutanı olmuştur. Henüz 34 yaşındadır.)

 

8 Ağustos 1915 – İngilizlerin, sabah Conkbayırı'na şiddetli topçu ateşiyle başlayan taarruzu, Conkbayırı tepesinin İngilizlerin eline geçmesi sebebiyle durumun, bölgedeki 9. Tümen'e ait kuvvetler açısından kritik hal alması.

 

8 Ağustos 1915 – Atatürk'ün, saat 19.00'da Kuzey Grubu Komutanı Esat (Bülkat) Paşa'ya, Conkbayırı bölgesindeki kritik durumu belirterek 5. Ordu Komutanı Liman von Sanders'in ikaz edilmesi için, telefonla yaptığı öneri: "Conkbayırı'ndaki durumun henüz önemli ve nazik olduğu anlaşılıyor. Bu hususta Ordu Komutanı'nın ciddi surette dikkatini çekmeye aracı olmanızı, memleketin selâmeti adına dilerim."

 

8 Ağustos 1915 – Conkbayırı'nda durumun kritikleşmesi üzerine Atatürk'ün, 5. Ordu Komutanı Mareşal Liman von Sanders adına Kurmay Başkanı Albay Kâzım (İnanç) Bey tarafından telefon başına çağrılması ve vaziyeti nasıl gördüğü sorusuna cevabı: "Bütün mevcut kuvvetlerin komutam altına verilmesinden başka çare kalmamıştır!" 5. Ordu Kurmay Başkanı'nın "Çok gelmez mi?" sözüne Atatürk'ün cevabı: "Az gelir!"

 

8 Ağustos 1915 – Conkbayırı İngilizlerin eline geçti. Durum kritikleşince telefonla arayan 5 nci Ordu Kurmay Başkanı Albay Kazım İnanç'a Mustafa Kemal şöyle dedi; "Bütün mevcut kuvvetlerin komutam altına verilmesinden başka çare kalmamıştır." Şaşıran Kurmay Başkanı sordu; "Çok gelmez mi?" Mustafa Kemal ; "Az bile gelir!" (İşte bu kritik aşamada gece saat 21:45'te Liman Von Sanders emriyle Mustafa Kemal Anafartalar Grup Komutanlığına getirildi.) (Cumhuriyet Tarihi Yalanları, Sinan Meydan)

 

8 Ağustos 1915 – Anafartalar Gurup Komutanlığı'na getirilen Mustafa Kemal'in bu görevi, Çanakkale'den ayrılacağı 10 Aralık 1915'e kadar devem etti. Anafartalar Grup Komutanı olarak emrinde 3 kolordu (2, 15 ve 16. kolordular) vardı. Turgut Özakman'ın da belirttiği gibi, "Çanakkale Savaşı boyunca, Liman Paşa dışında hiçbir komutan, bu kadar uzun zaman, bu kadar çok birliği ve bu kadar geniş bir alanı komuta etmemiştir."

 

8 Ağustos 1915 – Atatürk'ün, gece saat 21.45'de -5.Ordu Komutanı Mareşal Liman von Sanders'in emriyle- Anafartalar Grubu Komutanlığı'na getirilişi ve kendisine 9 Ağustos günü fecirle taarruza geçme emrinin verilmesi. (Atatürk'ün Anafartalar Grubu Komutanlığı'na getirilmesiyle 19. Tümen Komutan Vekilliğine 27. Alay Komutanı Yarbay Şefik [Aker] Bey atanmıştır).

 

8 Ağustos 1915 – Atatürk'ün, saat 01.30'da Anafartalar Grubu Komutanlığı Karargâhı'nın bulunduğu Çamlıtekke'ye gelerek Anafartalar Grubu'nun emir ve komutasını üzerine alması. [Kocatürk]

 

8/9 Ağustos 1915 – Atatürk'ün, Anafartalar Grubu Komutanlığı'na atanması nedeniyle 19. Tümen mensuplarına veda yazısı: "Anafar¬talar Grubu Komutanlığı'nı üzerime almak üzere şimdi hareket ediyorum. Bugüne kadar bana, gayret ve fedakârlığınızla kazandırdığınız başarıları, şimdi yeni üzerime aldığım vazifede de bana olan sevgi ve güveninizle tamamlayacağıma büyük inanç ile size veda ediyorum."

 

8/9 Ağustos 1915 – Mustafa Kemal'in 19 ncu Tümen Komutanlığını teslim edip gece yanındaki Şefik Aker ile birlikte Anafartalar Grup Komutanlığını teslim almaya giderken "Selamet ve başarı için Allah'a" fısıltı ile niyazda bulunması. (Bir ömrün öteki hikayesi, Sinan meydan)

 

8 Ağustos 1916 – Atatürk komutasındaki 16. Kolordu'ya bağlı 5. Tümen'in, Bitlis'i düşman işgalinden kurtarışı.

 

8 Ağustos 1916 – Atatürk'ün, 2. Ordu Komutanlığı'na telgrafı: "Muş dün ve Bitlis bugün kolordumuz tarafından zapt ve işgal edilmiştir."

 

8 Ağustos 1916 – 2. Ordu Komutanı Ahmet İzzet Paşa'nın, Muş ve Bitlis'in kuvvetlerimiz tarafından geri alınışı üzerine Atatürk'e tebrik ve teşekkür telgrafı: "Komutanız altındaki askerlerimizi iyi koruyarak gerekli zamanda gösterdiğiniz dâhiyane kudret ve cesaretle yaptığınız kahramanca hizmetten dolayı size tebrik ve teşekkürlerimi bildiririm." [Kocatürk]

 

8 Ağustos 1918 – Padişah Vahdettin'in iradesiyle "Başkomutanlık Vekâleti" unvanının "Başkomutanlık Genelkurmay Başkanlığı'adına çevrilmesi ve bu görevin, yine Harbiye Nazırı Enver Paşa tarafından yürütüleceğinin bildirilmesi.

 

7/8 Ağustos 1919 – Atatürk'ün, Mazhar Müfit (Kansu) Bey'in hâtıra defterine yazdırdıkları: "Zaferden sonra hükümet şekli cumhuriyet olacaktır. Bunu size daha önce bir sorunuz nedeniyle söylemiştim. Bu bir. İki: Padişah ve haneden hakkında zamanı gelince gereken işlem yapılacaktır. Üç: Örtünme kalkacaktır. Dört: Fes kalkacak, uygar milletler gibi şapka giyilecektir."

 

8 Ağustos 1919 – Atatürk, Erzurum kongresi ertesinde Mazhar Müfit Kansu'ya (İbrahim Süreyya Yiğit'te oradadır) 5 madde ile gelecekte yapacaklarını yazdırdı, bunları şimdilik açıklamamasını istedi. (1. Zaferden sonra hükümet şekli Cumhuriyet olacaktır. 2. Padişah ve hanedan hakkında zamanı gelince icap eden muamele yapılacaktır.3. Tesettür kalkacaktır. 4. fes kalkacak, medeni milletler gibi şapka giyilecektir. 5. Latin harfleri kabul edilecektir.) (Akl-ı Kemal, c.1, Sinan Meydan)

 

8 Ağustos 1920 – Düzce'de ikinci kez ayaklanma. Düzce ve Bolu bölgesinde İkinci Düzce Ayaklanması'nın başlaması. (Bastırılışı: 23 Eylül 1920) İsyan eden bir kısım Abaza, Düzce'yi basarak ateşe verdi. Ankara isyanı bastırmak üzere askeri birlikler gönderdi.

 

7-8 Ağustos 1921 – Mustafa Kemal Paşa, Başkomutanlık Kanunu'nun verdiği yetkiye dayanarak Tekalif-i Milliye emirlerini (Milli Yükümlülük Emirleri) yayınlayarak, ordu için halkın vereceği malzemeyi bildirdi.

 

8 Ağustos 1921 – Tekâlif-i Milliye Emirleri (Milli Yükümlülükler). Atatürk'ün bu "10 emrine" göre halk buğdaydan bulgura, etten zeytin tanesine, çarıktan çoraba, naldan mıha kadar adeta neyi var neyi yok yüzde 40'ını -savaş sonrasında geri ödenmek koşuluyla- orduya verecekti. Türk milleti, Atatürk'ü yüz üstü bırakmadı. Tüm yoksulluğuna rağmen elinde avucunda ne varsa orduya verdi. Sevkiyat ve Nakliyat Genel Müdürlüğü yeniden yapılandırıldı. Konya'ya ek olarak, Çorum, Yozgat, Kırşehir, Sivas ve Kayseri'de ambarlar kuruldu. Silah ve cephene nakli organize edildi. Cephenin ekmek ihtiyacı için uygun yerlerde fırınlar inşa edildi. El-cezire Cephesi'nden ve Doğu Cephesi'nden batıya silah, cephane, araç, gereç getirildi. İstanbul'dan -özellikle Felah Grubu'nun çabalarıyla- Anadolu'ya silah, cephane ve araç gereç kaçırıldı. Sovyet Rusya'dan alınan silah ve cephenin bir kısmı da Sakarya Savaşı öncesinde Ankara'ya getirildi. Ordu mevcutları artırıldı. Bu hiç kolay olmadı. Çünkü Kütahya-Eskişehir Savaşları ve Sakarya Savaşı başlarında toplam 48.335 asker firar etmişti. (Türk İstiklal Harbi, "İdari Faaliyetler", C.7, Genelkurmay Harp Tarihi Başkanlığı, s. 331-382). Bu nedenle Hıyaneti Vataniye Kanunu kapsamında soruşturmalar yoğunlaştırıldı.

 

8 Ağustos 1921 – Atatürk'ün, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin gizli oturumunda askerî vaziyet hakkında konuşması: "…Millet, namusunu, bağımsızlığını kurtarmak için acaba karşı koyabilirmiyiz, koyamaz mıyız muhakemesini düşünmedi. Millet, yalnız bir şey düşündü: Namuslu olarak yaşarım! Bu sebeple bu yasal hakkımızı kabul edenlerle dost olurum; bana bu hakkı vermeyecek olanlarla ölünceye kadar dövüşerek ölürüm!" [Kocatürk]

 

8 Ağustos 1921 – Celâlettin Arif Bey'in, Paris'ten Atatürk'e mektubu.

 

8 Ağustos 1921 - Ali Fethi (Okyar), Malta'dan Ankara'ya döndü.

 

8 Ağustos 1923 – Atatürk'ün, yeni yasama dönemi için seçilen milletvekilleriyle, Halk Partisi kurulması hakkında konuşması.

 

8 Ağustos 1923 – Mustafa Kemal Atatürk, "Halk Fırkası" ile ilgili geniş bir konuşma yaptı. (9 Ağustos'ta fırka nizamnamesi görüşülmeye başlandı, 9 Eylül'de kabul edildi. 11 Eylül'de fırka resmen kuruldu. 10 Kasım 1923'te fırkanın ismi "Cumhuriyet Halk Fırkası" oldu.) (Atatürk ve siyaset, Cevat Şenol)

 

8 Ağustos 1924 - Lozan Antlaşması yürürlüğe girdi.

 

8 Ağustos 1926 – Atatürk'ün, Çankaya'da Vali başkanlığındaki Kırşehir Heyeti'ni kabulü.

 

8 Ağustos 1927 – Atatürk'ün, Ankara Erkek Öğretmen Okulu'nun temel atma töreni sebebiyle Millî Eğitim Bakanı Mustafa Necati Bey tarafından kendisine gönderilen saygı ve bağlılık telgrafına cevabı: "Çok önemli ve ağır ödevlerini daima muvaffakiyetle başardıklarına tanık olduğum fedakâr öğretmenlerimize genç ve kıymetli arkadaşlar yetiştirecek olan Ankara Öğretmenler Okulu'nun temel taşının atıldığını öğrenmekle pek memnun oldum. Bu yoldaki teşekküre değer faaliyet ve başarıların devamını temenni ederim." [Kocatürk]

 

8 Ağustos 1928 – Hakkı Şinasi Paşa İstanbul'da Taksim Anıtı'nı açtı. İstanbul'da Taksim Cumhuriyet Anıtı'nın açılması. İstanbul'da İtalyan heykeltraş Canonica'nın yaptığı Taksim Cumhuriyet Anıtı açıldı.

 

8 Ağustos 1928 – Ünlü İtalyan heykelci Pietro Canonica'nın yapıtığı "Taksim Cumhuriyet Anıtı" açıldı. İki buçuk yılda bronz ve mermerden yapılan anıtın yapımına Türk heykelcileri Hadi Bara ve Sabiha Bengütaş yardım etmişti. Parası halkın bağışlarından karşılanmıştı. (Cumhuriyet, Turgut Özakman)

 

8 Ağustos 1930 – Bir ağacın kesilmemesi için raylı sistemle taşınan köşkün inşaatını izledi. (Afet İnan Hanımefendi ve Yunus Nadi Abalıoğlu ile birlikte)

 

8 Ağustos 1930 – Saat 15.00'de Yalova Köşkü teknik personel nezaretinde 3 günde yürütülerek yerinden 5 metre uzağa çekildi. (Akl-ı Kemal, c.1, Sinan Meydan)

 

7/8 Ağustos 1931 – Atatürk'ün, Mudanya'dan İstanbul'a gelişi.

 

8 Ağustos 1931 – Atatürk'ün, akşam İstanbul'dan Ertuğrul yatı ile Yalova'ya gidişi.

 

8 Ağustos 1934 – Atatürk'ün, Almanya Cumhurbaşkanı Mareşal Hindenburg'un ölümü üzerine, oğluna başsağlığı telgrafı.

 

8 Ağustos 1935 – Atatürk'ün, Dolmabahçe Sarayı'nda Başbakan İsmet İnönü ve Dışişleri Bakanı Tevfik Rüştü Arası'ı kabulü.

 

8 Ağustos 1938 – Atatürk'ün, Dolmabahçe Sarayı'nda Paris Büyükelçisi Suat Davaz'ı kabulü.