Tarihte bugün Atatürk

 

09 KASIM

 

9 Kasım 1914 – Atatürk'ün, Sofya'dan Bahriye Nazırı Cemal Paşa'ya mektubu: "…Bugün zât-ı âlileriniz ve Talât Bey, birçok üyesi eksik bir hükümette, milletin ruhunu ve devletin çıkarlarını büyük bir hassasiyetle takip ederek başarı ihtimalinin güçlenmesini sağlıyor ve çeşitli nezaretlerin işlerini yürütmeye mecbur kalıyorsunuz. Ancak böyle bir anda Fethi Bey'in Sofya Büyükelçiliğinde tutularak ihmal edilmesi, kabul edilemeyecek bir durumdur." [Kocatürk]

 

9 Kasım 1916 – Atatürk'ün, sabah saat 8.00'de Ziyaret'ten hareketi, saat 17.00'de Duhan'a gelişi, geceyi Duhan'ın kuzeyinde 13. Alay'ın eski ordugâhında çadırda geçirmesi.

 

9 Kasım 1916 – Atatürk, I. Dünya Savaşı sırasında Muş ve Bitlis'te Ruslara karşı çarpışırken, 9 Kasım 1916 tarihli hatıra defterine şu satırları yazdı: "Yollarda birçok muhacir gördük. Bitlis'e dönüyorlar. Cümlesi aç sefil, ölüme mahkûm bir halde 4-5 yaşlarında bir çocuğu ebeveyni yol üzerinde terk etmiş, bu da bir karı kocanın peşine takılmış, onları ağlayarak 100 metreden takip ediyor. Kendilerini, çocuğu almadıkları için azarladım. 'Bizim evladımız değildir' dediler." (Şükrü Tezer, Atatürk'ün Hatıra Defteri, s. 66)

 

9 Kasım 1918 – İngilizler direnişle karşılaşmadan İskenderun'u işgal ettiler, konsolosluğa bayraklarını çektiler.

 

9 Kasım 1918 – İngilizler, İskenderun ve Antakya'ya asker çıkardı.

 

9 Kasım 1918 – Çanakkale Boğazı'nın iki yakası, İngilizlerce işgal edildi. Çanakkale'ye bir İngiliz Müfrezesi çıktı. Daha sonra 20 Kasım'da, Rumeli Yakası Fransızlara devredildi.

 

9 Kasım 1919 – Atatürk'ün, güney bölgelerinin İngilizlerin çekilmesinden sonra Fransızlar tarafından işgali üzerine Antep, Adana, Sis, Mersin, Cebelibereket Müdafaa-i Hukuk Cemiyetlerine telgrafı: "…Türk hükümeti parçalarından olan bu yerlerin Fransızlar tarafından işgalinin bütün hükümet memurlarıyla Müdafaa-i Hukuk Merkez Heyetleri ve Belediye Başkanları tarafından kamuoyu ve Amerika katında protesto edilmesi ve bu haksızlığın düzeltilmesinin istenmesi bildirilir."

 

9 Kasım 1919 – Atatürk'ün, Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Merkez Heyetlerine, Bahriye Nazırı Salih Paşa'nın Amasya görüşmelerinde Millî Meclisin Anadolu'da toplanmasını kabul ettiğini bildiren yazısı.

 

9 Kasım 1919 – Harbiye Nazırı Cemal Paşa'nın, Atatürk'e telgrafı: "…Millî örgüt adına hükümet işlerine müdahale edilmemesi hakkında hükümetin tarafınıza başlangıçtan beri yapılmış olan bildirisi kesindir. …Şimdiki hal bir müddetçik daha devam edecek olursa, Heyet-i Vükelâ'nın çekileceği muhakkaktır(!)"

 

9 Kasım 1920 – Batı Cephesi iki bölüme ayrıldı.(kuzey cephesi, güney cephesi) İsmet Bey'in (İnönü) Batı Cephesi, Refet Bey'in (Bele) Güney Cephesi Komutanlıklarına tayini.

 

9 Kasım 1920 – 68 numaralı Meclis Kararı ile anılan (İstiklal) mahkemelerin yanında Diyarbekir'de mahkeme kurulması kararlaştırıldı.

 

9 Kasım 1921 – Medine Fatihi Fahrettin paşa, Kurtuluş Savaşı'nın ardından (Fransızlarla Ankara Antlaşması'nın imzalanmasıyla güneyde savaş sona erince) 9 Kasım 1921 tarihinde TBMM tarafından Türkiye Cumhuriyeti'nin Afganistan'daki ilk Kabil Büyükelçisi olarak atandı. Kabil'de 1922 ve 1926 yılları arası görev yaptı. Türk-Afgan dostluğunun gelişmesinde önemli rol oynadı.

 

9 Kasım 1922 – Babaeski'nin kurtuluşu.

 

9 Kasım 1922 – Lozan'a gidecek heyet İstanbul'dan ayrıldı.

 

9 Kasım 1922 – Atatürk'ün, Hindistan Merkez Hilâfet Komitesi Başkanı Seyit Chotani'ye mektubu: "…Bizim bu büyük zaferimizin doğurduğu büyük sonuç yalnız Türkiye'nin mukadderatı üzerine etki yapmakla kalmayacak, aynı zamanda bütün zulüm gören milletleri, kendi hayat ve bağımsızlıklarını tehdit ve baskı altında tutan zalimler aleyhine hareket için gayrete getirecektir." [Kocatürk]

 

9 Kasım 1924 – Aralarında Rauf Bey (Orbay), Refet Paşa (Bele) ve Dr. Adnan Bey'in (Adıvar) bulunduğu bazı mebuslar Halk Fırkası'ndan istifa etti.

 

9 Kasım 1925 – Atatürk'ün, Çankaya'da şair Abdülhak Hâmit (Tarhan) Bey'i kabulü.

 

9 Kasım 1930 – Atatürk'ün, Ankara'ya gelen Amerika İktisat Bakanlığı Müsteşarı Klein'ı kabulü.

 

9 Kasım 1931 – Vecihi Hürkuş'un, Türk Teyyare Cemiyeti adına düzenlediği ikinci uçuş Turu. (09.11.1931) : Ankara, Gölbaşı, Bağla, Şereflikoçhisar, Aksaray, Konya, Beyşehir, Seydişehir, Alanya, Manavgat, Antalya, Fethiye, Köyceğiz, Muğla, Göktepe, Kale, Tavas, Karacasu, Babadağ, Denizli, Çal, Çivril, Karahallı, Ulubey, Uşak, Kütahya, Eskişehir, Çukurhisar, İnönü, Bozüyük, Karaköy, Söğüt, Geyve, Adapazarı, İzmit, İstanbul.

 

9 Kasım 1936 – Montreux (Montrö ) Boğazlar Sözleşmesi resmen yürürlüğe girdi. Montrö Sözleşmesi ile Boğazlar üzerindeki Türk egemenliği kesin olarak kabul edilmiştir. Türk boğazlarından geçiş rejimini ve boğazlar bölgesinin güvenliği işlerini düzenleyen bu sözleşme, 24 Temmuz 1923'de Lozan Antlaşması ile birlikte imzalanan Boğazlar Sözleşmesinin yerine geçmiştir.

 

9 Kasım 1938 – Atatürk'te, ağır koma halinin devam etmesi. İstem dışı kasılmalar yaşadı, aşırı ter vardı.

 

9 Kasım 1938 – Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği'nin, Atatürk'ün sağlığıyla ilgili olarak saat 10.00, saat 20.00 ve saat 24.00'te olmak üzere üç bildiri yayımlaması (saat 24.00'teki bildiride "Umumî durumun tehlikeli bir hal aldığı" bildirilmiştir). [Kocatürk]

 

9 Kasım 1953 – Prof. Dr. Kamile Mutlu tabutu açmış, maktulü kontrol etmiş ve tabut ertesi sabaha kadar yine kapatılmıştır. (Sonsuza Yolculuk , Yrd. Doç Dr. Ali Güler)

 

9 Kasım 1953 – Atatürk'ün tabutunun, sabah, görevli heyet huzurunda açılarak rapor düzenlenmesi. Atatürk'ün tahnit edilmiş nâşının hiç bozulmamış olduğu görüldükten sonra, gerekli rapor düzenlenerek heyet tarafından imzalanmıştır. (Düzenlenen raporda, Atatürk'ün nâşının kurşun tabuttan ceviz tabuta alınma işleminin bugün yapıldığı yazılmış ise de, bu işlem tahnit durumunu tespit ile görevli tıp profesörü Kâmile Şevki Mutlu'nun önerisi ve heyetin uygun görmesi ile 10 Kasım 1938 sabahına bırakılmıştır). [Kocatürk]

 

9 Kasım 1953 – Saat 07.30. Profesör Kamile Şevki Mutlu, Etnografya Müzesi'nde geçici kabirden çıkarılan ve katafalkın üzerine konulan gül ağacı tabutun önündeydi, titriyordu. "Galiba bayılacağım" diye mırıldandı. Saygı duruşu yapıldı. "Başlayalım lütfen" dedi. Yardımcı olmaları için Yüksek Teknik Öğretmen Okulu'ndan 10 öğretmen getirilmişti. Gül ağacı tabutun vidalarını söktüler, kapağı kaldırdılar, kurşun tabutun lehimlerini söktüler, onun da kapağını kaldırdılar. Ortalığı tahnitte kullanılan solüsyonun kokusu sardı. (kaynak: Yılmaz Özdil, Mustafa Kemal)

 

9 Kasım 1953 – Cenaze, kahverengi muşambaya sarılıydı. Taşınma sırasında zarar görmesin diye, naaş ile tabut arasındaki boşluklar talaşla doldurulmuştu. Talaş ıslaktı, iyiye işaretti, koruyucu solüsyonun uçup gitmediğini gösteriyordu. Profesör Mutlu, muşambayı göğüs hizasına kadar açtı. Vücut parafinli sargılarla örtülüydü. Yüzü ise, ıslak pamukla kaplıydı. Adeta zaman durmuştu. Çıt çıkmıyordu. Nefesler tutulmuştu. Profesör Mutlu pamuk tabakasını yavaşça kaldırdı. Mustafa Kemal Atatürk'ün yüzü ortaya çıktı. Hiç bozulmamıştı. Teni bronzdu. Altın saçları rengini kaybetmemişti. Kalın kaşlarından birkaç tel kopmuştu… Sol göz kapağının üstüne düşmüşlerdi. Sakalı hafif uzamıştı. İnce dudakları yapışıktı. 15 sene önce Dolmabahçe'de yatağında uyur gibiydi. Ne bozulma ne kokuşma vardı… İki yıl önce rahmetli olan Profesör Lütfi Aksu'nun tahniti son derece başarılıydı. Profesör Kamile Şevki Mutlu, Mustafa Kemal'le yüz yüzeydi. Yanağına dokundu. Okşadı. Kadınları özgürleştiren adam, ölümünden 15 yıl sonra bir kadın tarafından yanağı okşanarak uğurlanıyordu. Pek çok özelliği gibi bu konuda da dünya tarihinde ilk ve tek'ti. Profesör Kamile Şevki Mutlu o an neler hissetti derseniz? "Bir an için sanki konuşacakmışız gibi hissettim" diyecekti. Salonda derin sessizlik hâkimdi. Duygular darmadağındı. Mustafa Kemal'in naaşı çıkarıldı. Bir tek kare fotoğraf çekildi. Dualarla kefenlendi. Ceviz ağacından yeni tabuta konuldu. Türk Bayrağı örtüldü. (Kaynak: Yılmaz Özdil, Mustafa Kemal)