Tarihte bugün Atatürk

 

10 KASIM

 

10 Kasım 1908 – Cemiyet-i Hayriye-i Nisvaniye Selanik'te, Zekiye Hanım tarafından kuruldu. Cemiyet, kız çocuklarının eğitimi için çalıştı.

 

10 Kasım 1912 – Atatürk'ün, Derne'den İstanbul'a dönerken Mısır'a gelişi.

 

10 Kasım 1912 – Mustafa Kemal, Nuri Conker ile Kahire'de. Mustafa Kemal Selanik'in işgalini Kahire'deki bir Rum kadından öğrendi. Mustafa Kemal o sıralar Derne'de yaralandığı gözünü tedavi ettirmek için Viyana'ya gitmeyi planlıyordu. (Aynı gün Selanik Yunanlılara teslim edildi.) (Selanik'teki 25.000 Osmanlı askerine rağmen, Belediye meclisi komutan Tahsin Paşa'ya "Direnmeme" emri verince Selanik Yunanlılara savaşmadan teslim edildi.)

 

10 Kasım 1914 – Osmanlı devleti I. Dünya savaşına girmeden 1 gün önce Almanya ile 5 milyon altın Osmanlı lirası borç almak üzere anlaşma imzaladı. (Yıllık % 6 faiz ile) (Savaş boyunca Almanya'dan toplam 150 milyon lira borç alınmıştır.) (Akl-ı Kemal, c.3, Sinan Meydan) 1914 yılında 95 doktordan sadece 7'si Türk'tü. 43 eczacı içinde Türk YOKTU. (Türkiye üzerine notlar, Metin Aydoğan)

 

10 Kasım 1915 – Mareşal Liman von Sanders'in, Anafartalar Grubu Karargâhı'na gelişi, Atatürk ile -gelmiş ve gelecek toplarla- yapılacak taarruz hakkında görüşmesi.

 

10 Kasım 1916 – Atatürk'ün, sabah Duhan'ın kuzeyinden hareketle öğleyin 12.30'da -beraberinde Ali Fuat (Cebesoy) ve İzzettin (Çalışlar) Bey'ler olmak üzere- Bitlis'e gelişi.

 

10 Kasım 1918 – Mustafa Kemal Paşa'ya 'Yıldırım Ordularının kaldırıldığının ve komutanının Harbiye nezareti emrine alındığının' tebliğ edilmesi.

 

10 Kasım 1918 – Atatürk, Yıldırım Orduları Komutanlığının dağıtılmasını takiben harbiye nezareti emrine girmek üzere trenle Adana'dan İstanbul'a hareket etti.

 

10 Kasım 1918 – İstanbul'da "Garbi Trakya Cemiyeti" kuruldu.

 

10 Kasım 1918 – İki İngiliz ve bir Fransız generalin işgal altyapısı için İstanbul'a gelmesi.

 

10 Kasım 1918 – Darülbedayi'ye ilk kız öğrenciler alındı: Öğrencilerin adları: Bedire, Memduha, Beyza, Refika ve Afife (Jale).

 

10/11 Kasım 1918 – Ahmet İzzet Paşa'nın, Atatürk'e Sadaret'ten çekildiğini ve onun da İstanbul'a gelmesinin iyi olacağını bildiren telgrafı: "Zât-ı devletleri bir an evvel İstanbul'a gelmelisiniz. Sizinle görüşmeye ihtiyacım var!"

 

10/11 Kasım 1918 – Yıldırım Orduları Grubu Komutanlığı'nın kaldırılması üzerine Atatürk'ün, akşam Adana'dan trenle İstanbul'a hareketi.

 

10 – 11 Kasım 1918 – Musul ise Mondros'tan hemen sonra, 10-11 Kasım 1918'de İngilizler tarafından işgal edildi. (Padişah Vahdettin'di) İsmet Paşa Lozan'da Musul konusunda da büyük bir mücadele verdi. Sonuçta görüşmeler tıkandı. Lozan Antlaşması'nın 3. maddesine göre Musul sorununun 9 ay içinde Türkiye-İngiltere arasında ikili görüşmelerle çözülmesine, olmazsa Milletler Cemiyeti'ne gidilmesine karar verildi. 1918'de elimizden çıkan Musul, 1925'teki Şeyh Sait İsyanı'ndan sonra kaybedildi. (1926, Ankara Antlaşması).

 

10/11 Kasım 1918 – Mustafa Kemal'in Adana'dan trenle İstanbul'a hareketi.

 

10 Kasım 1919 – Atatürk'ün, 56. Tümen Komutanı Albay Bekir Sami Bey'e dış siyaset hakkında cevabı: "Bugün dostumuz yoktur; ancak dostumuz millî bütünlüğümüz, örgütümüzdür."

 

10 Kasım 1919 – Atatürk'ün, İstanbul'daki Milli Kongre bildirgesine ve bu kuruluşun Heyet-i Temsiliye'ye başvurusuna verdiği cevabın İstanbul gazetelerinde yayımlanması.

 

10 Kasım 1919 – Harbiye Nazırı Cemal Paşa'nın Atatürk'e mektubu: "…Kabine esaslı bir teşebbüs için dayandığı kuvvetin ciddiyetine hâlâ inanamadı(!)"

 

10 Kasım 1920 – Doğu Cephesi Komutanlığının Ermenilerin mütareke koşullarını kabul etmemesi nedeniyle, birliklerine harekata devam emri vermesi.

 

10 Kasım 1920 – Atatürk'ün, Ankara Erkek Öğretmen Okulu'nun "Zabit Namzetleri Talimgâhı"nın ilk mezunları şerefine verdiği yemekte bulunması.

 

10 Kasım 1922 Kırklareli'nin işgalden kurtuluşu.

 

10 Kasım 1922 - VI. Mehmet Vahidettin'in son selamlık töreni yapıldı. Vahdettin'in Halife sıfatıyla İstanbul'da son Cuma selamlığı (Namazdan sonra Hamidiye Camisi'nin mahfelinde general Harrington ile bir görüşme yapmıştır).

 

10 Kasım 1922 – Vahdettin 2 Kasım 1922 gecesi saltanatın kaldırılmasına rağmen son cuma selamlığına 10 Kasım'da çıktı ve namaz sonrası işgal kuvvetleri komutanı Harington'ı ziyaret ederek İstanbul'dan kaçırılmasını konuştu. (Charles Harington, Atilla Oral)

 

10 Kasım 1924 – "Halk Fırkası"nin, "Cumhuriyet Halk Fırkası" adını alması. Halk Fırkası'ndan istifa eden milletvekillerinin kuracağı partinin adının "Cumhuriyet Fırkası" olacağı haberi üzerine Halk Fırkası'nın adı Cumhuriyet Halk Fırkası olarak değiştirildi. Cumhuriyet Halk Fırkası (CHF), 9 Eylül 1923`te Atatürk tarafından kurulmuş olan, Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk siyasi partisidir. 1927-1946 yılları arasındaki TBMM seçimlerine tek parti olarak katılmıştır. Başlangıçta "Halk Fırkası" olan parti adı 10 Kasım 1924'te "Cumhuriyet Halk Fırkası" olarak değiştirildi. Mayıs 1935'de 4. Kurultayda Cumhuriyet Halk Partisi adı benimsendi. Cumhuriyet Halk Fırkası'nın kökleri Sivas Kongresi'ne dayanır. 4-11 Eylül 1919'da toplanan Sivas Kongresi'nde, Türkiye'nin çeşitli bölgelerinde işgale direnmek amacıyla kurulan müdafaa-yı hukuk cemiyetleri Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti adı altında birleştirilmiştir.

 

10 Kasım 1926 – Atatürk'ün, Ankara'da ünlü İtalyan Heykeltraşı Canonica'yı kabulü.

 

10 Kasım 1931 – Atatürk'ün, saat 19.00'da Marmara Köşkü'ne gidişi, akşam yemeğinden sonra geceyi burada geçirişi.

 

10 Kasım 1936 – Atatürk'ün, kendisine saygılarını sunan Siyasal Bilgiler Okulu mensuplarına telgrafı: "Siyasal Bilgiler Okulu'nun bundan sonra da memleket için, verimi daima artan bir kültür ve bilim kaynağı olmakta devam edeceğine şüphem yoktur."

 

10 Kasım 1936 – Dışişleri Bakanlığı'nın, Atatürk'ün doğum günüyle ilgili olarak, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği'ne yazısı: "İngiltere Maslahatgüzarı Mösyö Morgan, Bakanlığımıza müracaat ederek Cumhurbaşkanımızın doğum günü münasebetiyle İngiltere Kralı VIII. Edward tarafından hususî ve samimî bir tebrik telgrafı çekileceğini söylemiş ve Atatürk'ün doğum tarihinin bildirilmesini rica etmiştir. Durumu arz eder ve İngiltere Büyükelçiliği'nce istenilen bilgi uygun görüldüğü takdirde bildirilmesine müsaadelerinizi rica ederim." (Yazıya verilen cevap için Bk. 12.11.1936). [Kocatürk]

 

10 Kasım 1937 – Atatürk'ün, Celâl Bayar Kabinesi'nin programı hakkında sözleri: "…Millete yepyeni bir program bildirdiniz. Bu program, benim millete vaat ettiğim hususlardır! Ben milletle beraber Celâl Bayar'ın ve arkadaşlarının programının nokta nokta uygulandığını izleyeceğim. Daha iyi açıklayayım: Ben Türkiye Cumhurbaşkanı Atatürk ve Türk milleti, Başbakan Celâl Bayar'ın ve onun Hükûmeti'nin programını izliyoruz ve fiilî sonucunu görmek istiyoruz."

 

10 Kasım 1937 – Atatürk'ün, saat 19.30'da Başbakan Celâl Bayar'ın köşküne gidişi, gece Çankaya'ya dönüşü.

 

10 Kasım 1938 Atatürk'ün Dolmabahçe Sarayı'nda saat dokuzu beş geçe maddi hayata gözlerini kapaması.

 

10 Kasım 1938 – Hükümet bildirisi; "… Ebedi Türk milleti eserlerini yaşatacaktır. Gençlik Cumhuriyeti daima koruyacak ve O'nun izinden yürüyecektir. Kemal Atatürk, Türk'ün tarihinde ve gönlünde daima yaşayacaktır."

 

10 Kasım 1938 – Mustafa Kemal için ölüm raporu yazıldı. Dokuz tıp profesörü imzaladı. "10 Kasım 1938 Perşembe sabahı, saat dokuzu beş geçe, muazzez ve büyük hasta terk-i hayat eylemiştir." Profesör Mehmet Kamil Berk, bizzat Mustafa Kemal'e ait M.K.A. amblemli ipek mendille çenesini bağladı. (kaynak: yılmaz Özdil, Mustafa Kemal)

 

10 Kasım 1938 – Atatürk, 10 Kasım 1938'de öldüğünde, İş Bankası'nda 2 numaralı hesabında, 1.446.872 lira 3 kuruş (Adalet Bakanı Halil Özyürek'in 1950'de meclisteki açıklamasına göre 1.519.892 lira 1 kuruş) ile 114.891 adet hisse senedi vardı. Atatürk, bu parayı, tek kuruşuna bile dokunmadan CHP'nin denetimine ve yönetimine bıraktı. Atatürk ölürken, İş Bankası'ndaki şahsi hesabında ise sadece 73.019 lira 98 kuruşu vardı. Kişisel tüm mal varlığı buydu. (Soyak, s. 686.) Çünkü neredeyse tüm maaşını, sosyal yardımlara, çalışanlara, yardıma muhtaç olanlara harcamıştı.

 

10 Kasım 1938 – Atatürk'ün vefatını takiben İran'da saray ve hükümet bir ay "resmi matem" ilan etti. İran'daki tüm resmi binalarda ve yurt dışı temsilciliklerinde bayraklar yarıya indirildi. Atatürk toprağa verilinceye dek on bir gün İran bayrakları yarıya inmiş vaziyette dalgalandı. İran meclisi Atatürk'ü anmak için özel olarak toplandı, Şah Rıza Pehlevi Atatürk'ün cenaze törenine olağanüstü bir heyet ve kendi muhafız alayından 52 er ve 3 subaydan oluşan bir manga asker gönderdi. "Atatürk için bunlar az bile" dedi. (Sinan Meydan, 1923, 3. Baskı, s.120.)

 

10 Kasım 1938 – Hıfzısıhha Enstitüsü müdürü Dr. Nuri Hakkı Aktansel tarafından yüzünün ve sağ elinin mulajının alınması.

 

10 Kasım 1938 – Salih Bozok'un vefatın ardından boş bir odaya girip kalbine sıktığı kurşunla yere yığılması.

 

10 Kasım 1938 – Atatürk hayata veda ettiğinde şahsi parası 73.019 lira 98 kuruştu. (Panzehir, Sinan Meydan)

 

10 Kasım 1938 – Selanik Belediye başkan ve meclis üyelerinin Selanik konsolosluğuna gelmesi, Atatürk'ün doğduğu evin bulunduğu Apastolu Pavlu sokağına "Atatürk Caddesi"isminin verilmesini kararlaştırdıklarını bildirmesi. (Benim Ailem, Yrd. Doç. Dr. Ali Güler)

 

10 Kasım 1953 – Salı sabahı 09.05'te saygı duruşu ile başlayan törende top arabasına konan naaşı 1953 mezunu Harbiyeliler çekiyordu. (Önde 90, arkada 46 Harbiyeli vardı.) Kortej; opera, Ulus, gar, Tandoğan yoluyla Anıtkabir'e ulaştı. Kortejin uzunluğu 1,5 kilometre idi. Tabut aslanlı yoldan askerlerin omuzunda geçti, mozole önündeki katafalka konuldu. Saat 12.42 idi. (Sonsuza Yolculuk , Yrd. Doç Dr. Ali Güler)

 

10 Kasım 1953 – Top arabasına yerleştirildi. Opera, Ulus, TBMM, Gar, Tandoğan güzergahıyla Anıtkabir'e ulaştı. Şeref holünün önünde katafalka yerleştirildi. Cumhurbaşkanı Celal Bayar konuşma yaptı. "Atatürk… Seni halife yapmak, padişah yapmak isteyenler oldu. İltifat etmedin. Milli irade yolunu seçtin. Hayat ve şahsiyetini milletinin hizmetine vakfettin. Türk'ün gıpta ettiği, taziz ettiği, övdüğü ve övündüğü vasıflara maliktin, bütün bu meziyetlerinle Türk'ün ta kendisiydin. Şimdi seni, kurtardığın vatanın her köşesinden gönderilen mukaddes topraklara veriyoruz. Bil ki, hakiki yerin, daima inandığın ve bağlandığın Türk Milleti'nin minnet dolu sinesidir. Nur içinde yat." 42 tonluk yekpare mozolenin tam altında yer alan sekizgen odaya indirildi. (Kaynak: Yılmaz Özdil, Mustafa Kemal)

 

10 Kasım 1953 – Saat 13.30… Mustafa Kemal vatan toprağına defnedildi. Sırasıyla, Cumhurbaşkanı Celal Bayar, TBMM başkanı Refik Koraltan, ikinci Cumhurbaşkanı İsmet İnönü, Başbakan Adnan Menderes, dışişleri bakanı Fuat Köprülü, TBMM eski başkanı Abdülhalik Renda ve kız kardeşi Makbule birer kürek toprak attı. Anıtkabir komutanı yüzbaşı Halit Yener, üsteğmen Cemal Tezgörücü, üsteğmen Mustafa Eser'den sonra, Muhafız Alayı'ndan 12 Mehmetçik, toprak kapatma işlemini tamamladı. (Kaynak: Yılmaz Özdil, Mustafa Kemal)

 

10 Kasım 1953 – 12.55'te Cumhurbaşkanı Celal Bayar konuştu. Sadece protokol zevatı alt kata indi. Mezar odasına girildi. Muhafız alayından 12 Mehmetçik tabutla mozoleye geldiler. Merdivenden tabut özel kızakla indirildi. Tekrar omuzlara alınan tabut mezar odasına getirildi. 13.30'da gömme işlemi başladı. Mezara toprak atanlar odadan çıkıp dışarıda defin zaptına imza attı. Sure yazılı bir kâğıt toprağa karıştırıldı. Ata'nın ölüm raporu gümüş muhafaza içinde mezara kondu. Anıtkabir Bölük komutanlığı personeli mezarın kapanma işini yaptı. Defin bitince mezar odasının anahtarları Cumhurbaşkanlığına gönderildi. (Sonsuza Yolculuk , Yrd. Doç Dr. Ali Güler)

 

10 Kasım 1953 – Cenaze töreni Ankara Radyosu'ndan naklen yayınlandı. Güzergâh boyunca 28 noktadan 28 spiker tarafından aktarıldı. Mezar odasındaki canlı yayını spiker Suat Taşer yaptı. Devlet tiyatrosu sanatçıları ve şairler, Mustafa Kemal Atatürk'ü anlatan özlü sözlerle naklen yayına katıldılar. (Kaynak: Yılmaz Özdil, Mustafa Kemal)

 

10 Kasım 1953 – Behçet Kemal Çağlar mesela şöyle diyordu; "Fikir ölür mü? Eser ölür mü? Millet adam ölür mü? Bayrak adam ölür mü hiç? Biz bu toprağın üstünde duranlar, biz o emaneti alanlar, doğum tarihimiz kaç olursa olsun, hep birden 19 Mayıs 1919 tevellütlüyüz. Nüfus tezkerelerimizde doğum yerimiz neresi gösterilirse gösterilsin, hepimiz Dumlupınarlıyız, hepimiz Sakaryalıyız" diyordu. (Kaynak: Yılmaz Özdil, Mustafa Kemal)

 

10 Kasım 1953 – Selanik Atatürk evi Atatürk'ün Etnoğrafya müzesinde bulunan na'şının Anıtkabir'e nakledildiği gün törenle ziyarete açıldı. (Ev 1981 yılında yeniden onarım geçirdi. (Bu evin aslına uygun bir benzeri Atatürk Orman Çiftliğindedir ve 10 Kasım 1981 tarihinde ziyarete açılmıştır.) (Benim Ailem, Yrd. Doç. Dr. Ali Güler)