Tarihte bugün Atatürk

 

13 KASIM

 

13 Kasım 1916 – Atatürk'ün, 14. Alay Karargâhı'ndan hareketle Keltepe'ye gelişi; tümen, alay ve tabur komutanlarıyla görüşmesi, 11. Alay Karargâhı'na gelerek öğle yemeği yemesi, daha sonra Bitlis'e dönüşü.

 

13 Kasım 1918 – Mustafa Kemal Paşa'nın Adana'dan bindiği trenin saat 12.45 itibarıyla Haydarpaşa garına gelmesi, aynı esnada İstanbul'un işgalinin başlaması ve sahillerin azınlık sevinç naraları ile çınlaması. Deniz ulaşımı durdurulan boğazda düzenlenen tören esnasında bir Türk heyetinin işgalci Amiral gemisine giderek 'Osmanlı hükümeti adına hoş geldiniz' demesi. İşgal donanmasından karaya öıkan 3500 kişili bir kuvvetin İstanbul'un kritik noktalarına yerleşmesi. (Atatürk bu faaliyetler nedeniyle Haydarpaşa garında 3-4 saat beklemek zorunda kalmış ve bir ara ağzından "hata ettim, İstanbul'a gelmemeliydim. Bir an önce Anadolu'ya dönmenin çaresine bakmalı" sözleri dökülmüştür. Kısa süre sonra İstanbul'un her yerinde İngiliz bayrakları dalgalanmaya başlayacaktır.) (Atatürk'ün Gizli Kurtuluş Planları, Sinan Meydan, 7. Baskı, s.133)

 

13 Kasım 1918 – Atatürk'ün saat 15.00 sularında eski, küçük kartal istimbotuyla dev düşman zırhlıları arasından Haydarpaşa'dan Sirkeci'ye geçerken yanındaki Cevat Abbas Bey'e "geldikleri gibi giderler" demesi. (İstimbottan inen Mustafa kemal Paşa yaveriyle beraber Pera Palas oteline 101 nolu odaya yerleşmiştir. )

 

13 Kasım 1918 – Mustafa Kemal, Suriye cephesinden ayrılarak İstanbul'a geldi. Doğruca annesinin evine gitti. (Benim Ailem, Yrd. Doç. Dr. Ali Güler)

 

13 Kasım 1918 – Müttefik donanmanın İstanbul'a gelişi. I. Dünya Savaşı sonunda; Atatürk'ün "Geldikleri gibi giderler" dediği İtilaf Devletleri Donanması, İstanbul Boğazı'na demirledi.

 

13 Kasım 1918 – İngiliz, Fransız, İtalyan ve Yunan gemilerinden oluşan İtilaf filosunun İstanbul'a gelmesi ve karaya kuvvet çıkarması. Adana'dan trenle İstanbul'a gelen Mustafa Kemal limanda gemileri görünce yaveri Cevat Abbas'a "Geldikleri gibi, giderler!" dedi.

 

13 Kasım 1918 – (13 Kasım 1918-16 Mayıs 1919 arasında) 6 ay kaldığı işgal İstanbul'unda da kimseyi ürkütmeden ve kuşkulandırmadan direniş planları yapmıştı. Bu sırada tüm kapıları zorlamıştı. Girişimleri sonunda sarayın, hükümetin ve siyasi partilerin vatanın kurtuluşunu sağlayamayacağını görünce güvendiği asker-sivil yurtseverlerle birlikte Anadolu merkezli bir milli direniş hazırlığına başlamıştı. Şişli'deki evinde yaptığı toplantılar sonunda şu kararı vermişti: "Uygun zaman ve fırsatı kollayarak İstanbul'dan ayrılmak, basit bir tertiple Anadolu içlerine geçmek, isimsiz çalışmak, millete felaketi haber vermek…"

 

13 Kasım 1918 – Mustafa Kemal'in Adana'dan İstanbul'a gelmesi. (Mustafa Kemal 10/11 gecesi yola çıkar 13 Kasım'da Haydarpaşa‟ya gelir. Boğaz açılmıştır. Savaş'ı kazanan devletlerin Filosu Haydarpaşa'nın önünden geçmektedir. Düşman filosunun yolunu Çanakkale'de kesmiş olan muzaffer komutan üzüntü içindedir. Dudaklarından "Geldikleri gibi giderler" sözleri dökülür. Nitekim yaklaşık 5 sene sonra onlar, Türk sancağını selâmlayarak "geldikleri gibi gidecekler" dir.)

 

13 Kasım 1918 – Atatürk'ün, İstanbul'a gelişi ve deniz ortasında demirlemiş düşman donanmasını gördüğü zaman yaveri Cevat Abbas (Gürer) Bey'e söylediği söz: "Geldikleri gibi giderler!" (Cevat Abbas Gürer, bu sahneyi hatıralarında şöyle anlatmaktadır: "İstanbul'a geldiğimiz günü hiç unutmam. Şehrin çok hazin bir hali vardı. İstanbul, düşman donanmalarının limana girmeleri felâketinin matemini tutuyor, bu büyük matemine Atatürk'ü de ortak ediyordu. Atatürk'le ben, askerî ulaşıma ait bir köhne motor ile deniz ortasında yaslanan bir çelik ormanının içinden geçiyorduk. Atatürk'ün zarif dudaklarından "Geldikleri gibi giderler!" cümlesini işittiğim zaman, mütarekenin doğurduğu derin ve elemli ümitsizliği derhal unutmuştum. Cevabımda acele ettim: "Size nasip olacak, siz bunları kovacaksınız Paşam!" dedim. Gülümsedi, aziz başının içinde şekillenmeye başlayan vatanı kurtarma plânlarını bir an için yeniden geçiriyor gibi daldı, sonra: "Bakalım!" dedi. [Kocatürk]

 

13 Kasım 1918 – Atatürk'ün, Pera Palas'a yerleşmesi. Atatürk, İstanbul'a gelişini takiben 15 gün kadar Pera Palas'ta kalmış, kısa bir süre de eski dostlarından Salih Fansa'nın evinde misafir edilmiştir. Daha sonra, Aralık ayı başlarında Şişli'de tuttuğu eve yerleşmiştir. (Mustafa Kemal İstanbul'da 13 Kasım 1918'dan 16 Mayıs 1919‟a kadar kalır.)

 

13 Kasım 1918 – Mustafa Kemal'in Yıldırım Orduları Grup Komutanlığı'nın kaldırılması üzerine, Adana'dan İstanbul'a gelmesi.

 

13 Kasım 1918 – Mustafa Kemal, Topkapılı Cambaz Mehmet ile Pera Palas'ta ve Şişli'deki evde birer kez görüşmüş, O'na çok önemli görevler vermiş ve tıpkı Çanakkale'de olduğu gibi "Göreyim seni Cambaz Mehmet Bey" demiştir. Atatürk öncelikle 'Mim Mim Grubunun İstanbul'da iyice örgütlenmesini, sonra da depoladığı silah ve cephane ile birlikte Vatan için savaşacak herkesi Anadolu'ya geçirmesini' istemiştir. Aynı görüşmelerde ayrıca o sıralar İstanbul'da ikamet eden Mustafa Kemal'in de korunmasına karar verilmiştir. (Topkapılı bilgiye rahat ulaşabilmek için İngiliz Muhipler Cemiyeti'ne üye olmuştur. Hakkında verilen idam kararından da bu sayede kurtulmuştur.)

 

13 Kasım 1918 – İstanbul itilaf devletlerince fiilen işgal edildi. Aynı tarihte Mustafa Kemal 'de öğlen saatlerinde İstanbul'a geldi.

 

13 Kasım 1918 – İstanbul'un işgalindeki Müttefik donanması; İstanbul açıklarında İngiliz, İtalyan ev Fransız gemilerinin toplamı 55 (bazı kaynaklarda 61) (Sonradan gelen gemilerle bu sayı 167'ye çıkmıştır.), İzmir açıklarında (30 Ekimde) 22 gemi (Bunlar arasında İngiliz bayraklı 1-2 Yunan gemisi de vardı.). (Bu Vatan Böyle Kurtuldu, Erol Mütercimler)

 

12/13 Kasım 1919 – Atatürk'ün, Harbiye Nazırı Cemal Paşa'nın 9 Kasım 1919 tarihli telgrafına cevabı: "…Millî örgüte karşıt düşüncede bulunanlar ancak memleket ve millete düşman olanlardır! …Bildirdiklerinizden anladığımıza göre, İstanbul Hükûmeti, millî örgütün varlığını ihtimal ki, gereksiz görüyor. Gerçekten durum bu merkezde olup millî örgüte ihtiyaç olmaksızın memleketi kurtaracak kuvvete sahip bulunuyorsa, ona göre gerekenlerin yapılmak üzere açıkça bildirilmesini, aradaki her türlü yanlış anlamanın giderilmesi için arz ve rica ederiz."

 

13 Kasım 1920 – Albay Kazım Bey başkanlığındaki diplomatik heyetin Tiflis'e varışı.

 

13 Kasım 1921 – Atatürk'ün, Meclisle oluşan ikinci Grup'un faaliyetleri hakkında Kâzım Karabekir'e telgrafı: "…Bir kısım üye vardır ki, her vesile ile millî davaya önder olanların nüfuzunu ortadan kaldırmak, yetenekli ve namuslu askerî liderleri görevlerinden uzaklaştırmak ve sonuç olarak maddî ve manevî kuvvetleri kendilerine hizmet edecek bir yöne yöneltmek istiyorlar. Bugünkü güçlü liderlerinden ilgisini kesecek ordunun, herhangi bir vatanî görevi yapmaya elverişli nitelik ve niceliği kaybedeceğinin farkına varmaksızın ve yalnız hayale dayanan bir kötü niyetle çalışan bu ikinci grubun faaliyeti, kendilerince istenilen neticeyi verirse doğacak vaziyet, ordunun tamamen dağılması ve sonucunda vatanın mahvı demek olacağından bütün kuvvet ve kudretimizle bu fikir ile mücadele edilmektedir. Bu mücadeleye şiddetle devam edilecek, memleketin harap ve perişan olmasına uzanacak bu cereyanı durdurmak için gereken her şey yapılacaktır. Bununla beraber söz konusu azınlığın Meclis'te tehlikeyi gerektirecek bir kuvvet oluşturması şimdilik muhtemel değildir." [Kocatürk]

 

13 Kasım 1922 – İstanbul'da Vahdettin'in maiyetinden ve işbirlikçilerinden 140 kişinin İngiliz Yüksek Komiserliğine sığınması.

 

13 Kasım 1922 – Tekirdağ'ın kurtuluşu.

 

13 Kasım 1922 – Saray'ın kurtuluşu.

 

13 Kasım 1923 – Atatürk'ün, Çankaya'da, öğle yemeğinden sonra bahçede gezinirken yeniden -göğsünde ve sol kolunda ağrı ile seyreden- bir koroner spazmı geçirmesi. (Bu durum üzerine İstanbul'dan Prof. Dr. Neşet Ömer (İrdelp) Bey Ankara'ya çağrılmıştır). [Kocatürk] İstanbul üniversitesinden Prof. dr. Neşet Ömer (İrdelp) Ankara'ya çağrılır.

 

13 Kasım 1924 – Atatürk'ün, Milli Eğitim Bakanı Vasıf (Çınar) Bey'i Keçiören'deki evinde ziyareti.

 

13 Kasım 1926 – Atatürk'ün, saat 16.00'da Çankaya'da, Vali başkanlığındaki Antalya Heyeti'ni kabulü.

 

13 Kasım 1926 – Atatürk'ün, Ankara'nın başkent oluşunun 3. yıldönümü nedeniyle Çankaya'da Belediye Başkanı Haydar (Yuluğ) Bey başkanlığında Ankara Heyeti'ni kabulü ve söyledikleri: "…Ankaramızın hükümet merkezi olmasındaki karar, geçen olaylarla da doğrulanmıştır."

 

13 Kasım 1931 – Atatürk'ün, günü Marmara Köşkü'nde geçirmesi.

 

13 Kasım 1932 - Dr. Müfide Kazım ilk kadın Hükümet Tabibi oldu.

 

13 Kasım 1937 – Atatürk Sivas'ta. (Sabiha Gökçen ile)

 

13 Kasım 1937 – Atatürk Sivas Lisesi'nde

 

13 Kasım 1937 – Atatürk'ün, saat 9.40'da Sivas'a gelişi, bazı ziyaretleri, Sivas Kongresi'nin toplandığı salonu gezişi ve Çetinkaya'ya hareketi.

 

13 Kasım 1937 –Atatürk'ün Sivas'ta konuşması; "Burada bir milletin kurtuluşunu hazırlayan kararlar verildi."

 

13 Kasım 1937 – Atatürk Sivas lisesinde geometri dersine girdi. Öğrencilerin arapça terimleri karıştırması üzerine derhal eline tebeşir alıp tahtaya geçti ve matematiksel kelimeleri Türkçeleştirmeye başladı.

 

13 Kasım 1938 – General Harrington'ın İsmet Paşa'yı Cumhurbaşkanı seçildiği için kutlayan ve iyi dilekler bildiren mektubu.