Tarihte bugün Atatürk

 

14 EYLÜL

 

14 Eylül 1908 – Osmanlı Ahrar Fırkası kuruldu. Osmanlı Ahrar Fırkası (partisi), 1900'lerde Paris'te oluşan Prens Sabahattin akımının 1908'de Osmanlı siyasal hayatına girişi olmuştur, Meşrutiyet'in ilk siyasi partilerindendir. Parti 1908 genel seçimine yalnız İstanbul'da katılmış ve İttihat Terakki Partisi karşısında başarı kazanamamış, tek milletvekili bile çıkaramamıştır. Fakat Meclis'te partinin destekleyicileri, hep bulunmuş, özellikle Arap, Arnavut, Rum ve Ermeni milletvekilleri Ahrar'a yakınlık göstermişlerdir. Partinin savunduğu tezlerin başında, Osmanlı ülkesindeki etnik unsurlara eşitlik tanınması, yerinden yönetme, zamanın deyimiyle, adem – i merkeziyete dayanan bir siyasal düzenin kurulması gelir… İttihat Terakki ise, bu tezlere sahip çıkan Ahrar'ı bölücülükle, kozmopolitlikle ve Rum Patrikhanesi'yle ağız birliği etmekle suçlamıştır.

 

14 Eylül 1915 – Atatürk'ün, Bulgar Generali Petroff'un eşi Sultane Petroff'a Çanakkale'den Fransızca mektubu:" ..Düşman kuvvetlerine karşı kendi istediğimiz şekilde karşı koyduk ve daha önce Arıburnu'nda benim karşımda hezimete uğrayan düşman kuvvetleri, aradan aylar geçtikten sonra bu defa da Anafartalar'da tam anlamıyla felç oldular. Generalimin, muhtemelen bunlardan haberi vardır; ama olan biteni doğrudan benden öğrenmesi, sanırım kendisini çok daha fazla memnun edecektir. General Hamilton'a ve Lord Kitchener'e [İngiltere Savunma Bakanı] ardı ardına bu başarıları elde etmeme vesile oldukları için teşekkür etmem gerektiğine inanıyorum."

 

14 Eylül 1915 – Atatürk'ün, 2. ve 15. Kolordu Komutanlarıyla Abdurrahman Bayırı'na gidişi. [Kocatürk]

 

13-14 Eylül 1916 – Gece Hisarönü ve Hisaraltı'nda başlayan, 3 gece 2 gün süren ve ermen, mahallesini kül eden yangın Ankara'yı kül rengine boyadı. 1030 hane, 935 dükkan, 2 cami, 7 kilise, 2 tevkifhane, 1 polis karakolunun olduğu koca bir bölge yok oldu.

 

14 Eylül 1919 – Sivas'ta "İrade-i Milliye" gazetesi yayına başladı.

 

14 Eylül 1919 – Sivas Kongre Heyeti adına Mustafa Kemal Paşa'nın Padişah Vahdettin'e Damat Ferit Paşa'nın ihanetlerini belirten muhtırası. Kongre sonunda Mustafa Kemal Paşa'nın yaptığı baskıyla Damat Ferit Hükümeti istifa etti. Yerine ılımlı Ali Rıza Paşa Hükümeti kuruldu. Böylece Anadolu hareketi, İstanbul'a karşı ilk önemli başarısını elde etti.

 

14 Eylül 1919 – Sivas'ta Atatürk'ün direktifiyle kurulan "İrade-i Milliye" gazetesinin ilk sayısı.

 

14 Eylül 1919 – Sıvas Kongresi'nde alınan karara göre yayınlanan İrade-i Milliye gazetesinin birinci sayısı çıktı. Dört sayfa çıkan gazetenin ilk sayısında Mustafa Kemal'in kongreyi açış konuşması, kongre bildirisi, padişaha çekilen telgraflar yer aldı. İsmail Hami Bey (Danişmend) yazdığı yazıda Damat Ferit Paşa için "hain" deyimini kullandı.

 

14 Eylül 1919 – Atatürk'ün, Sivas Kongresi Heyeti adına Padişah Vahdettin'e Damat Ferit Paşa'nın ihanetlerini belirten uyan yazısı: "…Kötü maksatlarında muvaffak olmak için milletin ruhundan doğan millî örgütü dağıtmak, devletin egemenlik hakkını yabancı ihtiraslarına oyuncak etmek, ordunun kuvvetini azaltmak için muktedir subaylarımızı görevden almak ve düşmana teslim etmek, şifreli askerî haberleşmelerin çaldırılmasına Posta ve Telgraf Umum Müdürlüğü'nü yetkili kılmak, birtakım düşman subaylarının memleket dahilinde dolaşarak ülke bütünlüğümüzü bozacak siyasî tahriklerde bulunmalarına yardım etmek, memleketi ihtilâl içinde gösterip yabancı müdahalesini davet eylemek cüretinde bulunmak gibi her biri belli başlı bir millî cinayet teşkil eden yasa dışı durumlara girişmekten de bir türlü vazgeçemiyorlar."

 

14 Eylül 1919 – Ankara Valisi Muhittin Paşa, Hürriyet ve İtilâf Fırkası yanlısı olması sebebiyle 1915 yılında emekli edilmiş, mütarekeden sonra 15 Mart 1919‟da tekrar valiliğe atanarak göreve başlamıştır. Oğlu Refî Cevat (ULUNAY) da İstanbul "da kalemiyle hükümeti hararetle desteklemekteydi. Paşa çevresine, hükümetin İngiliz mandasını kabul ettiğini söylüyor, memurları İngiliz Muhipleri Cemiyetine girmeye zorluyordu. Ancak Ali Fuat Paşa'nın Kolordu Komutanlığı dolayısıyla şehir içinde yeterince etkin olamıyordu. Ankara halkı tarafından görevden alınması istenen Vali, Sivas Kongresi devam etmekte iken Ankara'ya bağlı sancaklar da teftiş bahanesi ile bir geziye çıkmıştı. Önce Kırşehir‟ e gitmiş Hacıbektaş‟ daki Bektaşi dedesini kazanmak istemiş. Bunu başaramamıştı. Ancak Çorum Mutasarrıfının ve 58. Alay Komutanı‟nın desteğine güvenerek 14 Eylül 1919 da İstanbul'a gönderdiği telgrafta, Ankara merkezi müstesna, vaziyetin kendilerine pek müsait olduğunu, Sivas, Amasya veya Ankara taraflarından Ankara'ya kuvvetler sevkinin faydalı olacağını, bu işin az kuvvetle yapılabileceğini bildirmiştir. İçişleri Bakanı istenilen miktarda jandarma celbedilerek hükümet nüfuzunun gerekirse silâh kullanılarak her yerde tesisini istemekteydi. Ancak vali gözetim altındaydı. Çorum‟ da bulunan valinin Sivas'a getirilmesi için askeri birliklere ve Kuvayı millîye müfrezelerine gerekli emirler verildi. Vali, Kuva-yi Millîye reislerinden Keskinli Rıza Bey müfrezesi tarafından Kılıçlar Belinde yakalanarak Sivas'a gönderildi. Muhittin Paşa, Sivas‟ da Temsil Heyeti tarafından sorgulandı. Paşa hatalı hareket etmiş olduğunu kabul ve pişmanlığını ifade etti. Temsil Heyeti üyesi Mazhar Müfit‟in kefâleti ve millî hareket aleyhine çalışmayacağına yemin etmesi şartıyla, İstanbul'a dönmesine müsaade edildi. Bu suretle millî hareketi bastırmak, Mustafa Kemal ve arkadaşlarını tutuklamak için girişilen bu teşebbüs de başarısızlığa uğruyordu.)

 

14 Eylül 1920 – Cemal Paşa'nın, Afganistan'dan Atatürk'e mektubu: "…Emir Hazretleri sizden Afganistan için bir Osmanlı subay heyeti gönderilmesini rica ediyor. …Fikrime göre bu heyet vasıtasıyla Afganistan'da mükemmel bir ordu vücuda getirirsek ileride buralarda yapmayı tasarladığım harekât için fevkalâde bir vasıta elde etmiş oluruz. …Doğuda yapmak istediğim işlerde muvaffak olabilirsem İngiliz dostlarımızın başına belâ olacağıma ve sizin yükünüzü hafifleteceğime eminim."

 

14 Eylül 1920 – Kâzım Karabekir'in, Atatürk'e, Celâlettin Arifin Vilâyat-ı Şarkiye ya da Erzurum Valiliği'ne atanmasını teklif eden telgrafı. [Kocatürk]

 

14 Eylül 1920 – TBMM 'nde "Men-i Müskirat Kanunu" kabul edildi. (28 Şubat 1921'de yayınlandı) (Sarhoş eden şeylerin yasaklanması) İçki yasağı kanunu kabul edildi.

 

14 Eylül 1921 – Seferberlik ilan edildi. Grup teşkilatı kaldırıldı ve kolordu halinde örgütlenme başladı.

 

14 Eylül 1921 – Yunanlıları kovalayan Türk kuvvetlerinin Sakarya'nın batısına geçmesi.

 

14 Eylül 1921 – Başkomutan Mustafa Kemal Paşa'nın "Genel seferberlik" ilanını bildiren emri.

 

14 Eylül 1921 – Atatürk'ün, Sakarya Zaferi'ni takiben cepheden millete bildirgesi: "…Avrupa'nın en mükemmel araçlarıyla donatılmış olan Konstantin ordusundan, ordumuzun donatım itibariyle de geri kalmaması ve hatta ona üste çıkabilmesi gibi inanılmaz mucizeyi, Anadolu halkının fedakârlığına borçluyuz."

 

14 Eylül 1921 – Atatürk'ün, "genel seferberlik ilânı"nı bildiren emri: "14/15 Eylül 1921 gece yarısından itibaren bütün vatanda umumî seferberlik ilân edilmiştir. Mağlup düşmanı Anadolu içerisinde en son neferine kadar imha için ilân edilen bu seferberlikte amaçlanan gayeye varıncaya kadar, gerek duyuldukça silâh altında bulunan sınıflardan başka askerlik yaşındakiler de silâh altına çağrılacaktır."

 

14 Eylül 1921 – İsmet ve Fevzi Paşaların, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı'na, Başkomutan Atatürk'e Mareşal rütbesi ve Gazilik unvanı verilmesini teklif eden telgrafı.

 

14 Eylül 1922 – Atatürk'ün karargâhı, Latife Hanım'ın daveti üzerine Göztepe'de Uşaklıgiller Köşkü'ne taşındı.

 

14 Eylül 1922 – Atatürk'e, İzmir Belediyesi tarafından "izmir hemşehriliği" unvanı verilişi.

 

14 Eylül 1922 – Dikili, Foça, Menemen, Bergama ve Karacabey kurtuldu. Bergama, Dikili ve Foça, Menemen'in kurtuluşu.

 

14 Eylül 1922 – Atatürk'ün, Göztepe'de Uşakîzade Muammer Bey'in köşküne misafir oluşu. (Atatürk, İzmir'e gelişini takiben 10 ve 11 Eylül gecelerini Karşıyaka'da İplikçizade Köşkü'nde, 12 Eylül gecesini ise kendisi için I. Kordon'da hazırlanan bir evde geçirmiş, 13 Eylül gecesi ise -İzmir yangını sebebiyle- tekrar Karşıyaka'da İplikçizade Köşkü'nde kalmış, 14 Eylül'den itibaren -davet üzerine- Lâtife Hanım ailesinin Göztepe'deki köşkünde misafir edilmiştir). [Kocatürk]

 

14 Eylül 1922 – 9 Eylül 1922'de, Türk ordusunun İzmir'e girişinin ardından, güvenli bir karargâh arayışındaki kurmayları, Başkumandan Mustafa Kemal'e Uşakizade ailesinin köşkünü de önerdiler. Ailesi yurtdışında olan ve köşkte babaannesiyle birlikte kalan Latife Hanım'dan bir davet mektubu istendi. Bu öneriyi sevinerek kabul eden Latife Hanım, davet mektubunu yazdı ve ebeveynleri o sırada bir yurt dışı seyâhatinde olduğu için köşkte babaannesiyle birlikte kalan Latîfe Uşakî, 14 Eylül'den itibaren Gazi Mustafa Kemal Paşa'yı köşkte ağırladı. 16 gün süren ve 30 Eylül 1922 tarihinde sona eren bu misafirlikte köşk, "Mudanya Ateşkes Antlaşması" çalışmalarına sahne oldu. Latife Hanım, 17 Haziran 1898 yılında İzmir'de doğdu. İzmir'in tanınmış ailelerinden olan Uşak kökenli Uşakizade (sonra Uşşaklı) Muammer Bey ile Adeviye Hanım'ın kızı olan Latife Hanım'ın Vecihe (ö.1992), İsmail, Münci, Ömer ve Rukiye adlarında 5 kardeşi vardı.

 

14 Eylül 1922 – (13 Eylül 1922 tarihinde başlayan yangın nedeniyle) Mustafa Kemal, İsmet ve Fevzi Paşalarla Göztepe'deki Uşakizade'lerin köşküne geldi. (Yaver Salih ve Muzaffer Kılıç da vardı.)

 

14 Eylül 1922 – İngiliz Yüksek Komiseri Rumbold'un, İngiltere Dışişleri Bakanı Lord Curzon'a telgrafı: "Savaşan tarafların artık birbirleriyle temasları kalmadı. Konferans çağrısı için şimdi en uygun zamandır. Ordularına "İlk hedefiniz Akdeniz'dir!" diyen Mustafa Kemal'in ikinci hedefi Trakya'dır. Konferans olmazsa Trakya'ya geçmeye çalışacaktır. Gecikirsek güç durumda kalırız." [Kocatürk]

 

14 Eylül 1924 – Atatürk'ün, Trabzon'a gitmek üzere Hamidiye kruvazörü ile Karadeniz seyahatine devam etmesi.

 

14 Eylül 1924 – Atatürk'ün, gazetelerde yayınlanmak üzere açıklaması: "Ali Haydar Mithat ve Doktor Hüseyin Suat namındaki zatların kendilerini selâmlamadığımdan dolayı, Belediye Başkanı'nın, halk adına olan telgrafına iştirak etmediklerini, İçişleri Bakanlığı'na telgraf ile bildirdiklerinden haberdar oldum, İstanbul'dan geçerken, binmiş olduğum gemi, usulü gereğince İstanbul'u ve muhterem halkını selâmlamıştır. Eğer, ayrıca Ali Haydar Mithat ve Hüseyin Suat adındaki zatları selâmlamamış ise, adı geçenlerin esasen selâmlanmaya lâyık bulunmamalarından ileri gelmiştir." (Mithat Paşa'nın oğlu olan Ali Haydar Mithat ile Hüseyin Cahit Yalçın'ın kardeşi olan Dr. Hüseyin Suat Beyler, içişleri Bakanı Recep (Peker) Bey'e birer telgraf çekerek "İstanbul halkı adına 12 Eylül 1924'de Belediye Başkanı tarafından kendisine çekilen telgrafa -Cumhurbaşkanı Hazretlerinin şehrin önünden geçerken halkı selâmlamadıkları gerekçesiyle- iştirak etmediklerini bildirmişlerdi. Oysa ki, Hamidiye kruvazörü, Boğaz'dan Karadeniz'e çıkarken top atışlarıyla İstanbul halkını selâmlamış bulunuyordu). [Kocatürk]

 

14 Eylül 1927 – Atatürk'ün, Dolmabahçe Sarayı'nda Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Kâzım (Özalp) Paşa ve İçişleri Bakanı Cemil (Uybadın) Beyi kabulü.

 

14 Eylül 1928 – Atatürk'ün, İzmir vapuru ile İstanbul'dan Karadeniz'e hareketi.

 

14 Eylül 1928 – Atatürk'ün, Karadeniz yolculuğuna başlarken kendisini uğurlayan donanma mensuplarına -Donanma Komutanı Fahri (Engin) Bey aracılığıyla- telsiz mesajı: "Karadeniz'in dalgaları içinde en çok haz ve sevincimi gerektiren kalbî hissim, samimî hatıram siz olmaktasınız. Bunu size ve adreslerini bilmediğim bütün arkadaşlara ve evlâtlara iletiyorum." [Kocatürk]

 

14 Eylül 1930 – Atatürk'ün, Sakarya motoru ile Boğaziçi'nde bir gezinti yapmasını takiben gece Dolmabahçe Sarayı'na dönüşü.

 

14 Eylül 1930 – Son Posta gazetesi sorumlu müdürü Selim Ragıp Bey (Emeç) tutuklandı.

 

14 Eylül 1931 – Atatürk'ün, Dolmabahçe Sarayı balkonunda bilim adamlarıyla sohbet esnasında söyledikleri: "…Şair Mehmet Emin (Yurdakul)'in, ilk defa Manastır Askerî İdadisi'nde öğrenci iken okuduğum "Ben bir Türküm, dinim, cinsim uludur" mısraıyla başlayan şiirinde, bana ulusal benliğimin gururunu tattıran ilk anlatımı bulmuştum. Fakat ben asıl bunu, orduya katıldığım ilk günlerde, bir Anadolu çocuğunun gözyaşlarında gördüm ve kuvvetle duydum. Ondan sonra Türklük, benim en derin güven kaynağım, en engin övünç dayanağım oldu. Kendimi hiçbir zaman Osmanlılığın telkin ettiği başka ulusları öven ve Türklüğü aşağı gören eksiklik duygusuna kaptırmadım." [Kocatürk]

 

14 Eylül 1931 – Mustafa Kemal; "… Şair Mehmet Emin Yurdakul'un ilk kez Manastır Askeri İdadisinde öğrenciyken okuduğum 'Ben bir Türk'üm, dinim, cinsim uludur' dizeleriyle başlayan manzumesinde bana ulusal benliğimin gururunu tattıran ilk anlatımı bulmuştum." (Dehanın kodları, Yrd. Doç.Dr. Ali Güler)

 

14 Eylül 1931 – Atatürk Dolmabahçe sarayında; "… Türklük hakkında yanlış görüş; doğrudan Türk aydınlarının kendisini bilmemesinden ve başka uluslarda şu veya bu sebeple üstünlük varsayarak kendisini onlardan aşağı görüp nefsine güvenini yitirmesindendir." (Akl-ı Kemal, C.4, Sinan Meydan)

 

14 Eylül 1933 – Türkiye ile Yunanistan Dostluk Antlaşması imzaladı. Türkiye ile Yunanistan arasında "İçtenlikli anlaşma paktı" imzalandı.

 

14 Eylül 1933 – Atatürk'ün, gece İzzettin (Çalışlar) Paşa'nın kızının Dolmabahçe Sarayı'nda yapılan nikâh töreni ve düğününü şereflendirmesi.

 

14 Eylül 1933 – Türkiye ve Yunanistan arasında "Samimi Anlaşma Paktı" imzalandı. On yıl süreli bu anlaşma sınırların değişmezliğini garanti ediyordu.

 

14 Eylül 1936 – Milli Eğitim Bakanlığı, ilkokullarda okutulacak "alfabe" kitabını kabul etti. Alfabe'nin yazarları: Murat Özgün ve İlhan Gökçe.

 

14 Eylül 1937 – Akdenizde korsanlık harketlerine karşı alınacak ortak önlemler hakkında Türkiye – İngiltere – Fransa – Rusya – Romanya – Bulgaristan – Yunanistan – Yugoslavya – Mısır ve Arnavutluk arasında "Nyon Sözleşmesi"nin imzalanması.

 

14 Eylül 1937 – Nyon Sözleşmesi'nin imzalanmasını takiben Atatürk'ün İstanbul'dan Ankara'da bulunan Başbakan İsmet İnönü'ye telgraf notu: "Nyon Konferansı'nda imza ettiğimiz sözleşmenin, Türkiye Devleti'nin çok beklediği yüksek faydaları temin eder nitelikte olduğunu size temin ederim; bütün sonuçlarıyla."

 

14 Eylül 1937 – Atatürk'ün, gece, Nyon Sözleşmesi'ni tetkik ve tasdik etmek üzere Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni 18 Eylül 1937 günü olağanüstü toplantıya davet edişi. (Olağanüstü toplanan T.B.M.M., Nyon Antlaşması'm onaylamıştır). [Kocatürk]