Tarihte bugün Atatürk

 

16 MAYIS

 

16 Mayıs 1911 – Harbiye mektebinin 317. sınıfı subaylarının yüzbaşılığa terfi etmesi nedeniyle Selanik'te İttihat bahçesinde 180 kişilik ziyafet düzenlenmiş, ziyafete çeşitli kurmaylar, ittihat ve terakki cemiyet delegeleri, Selanik basını ve bu arada Mustafa Kemal de katılmıştır. (Mustafa Kemal birde konuşma yapmış, ordu ile siyasetin birbirinden ayrılması gereğini vurgulamıştır.) (Akl-ı Kemal, c.1, Sinan Meydan)

 

16 Mayıs 1915 – Atatürk'ün, 19. Tümen birliklerine günlük emri: "…Düşman tarafında ortaya çıkan önemli hedeflere ateş açılması için, her defasında benim dikkati çekmem veya topçu alay komutanının emir vermesini beklemek doğru değildir!"

 

16 Mayıs 1915 – Edirne Valisi Hacı Adil Bey, Gelibolu Mutasarrıfı Rıfat, Maydos (Eceabat) Kaymakamı Rahmi, Keşan Kaymakamı, Gelibolu Jandarma Komutanı'nın oluşturduğu heyetin, 3. Kolordu Komutanı Esat Paşa'yla beraber Kemalyeri'nde Atatürk'ü ziyaretleri, cephede gösterdiği fedakârlık ve kahramanlık nedeniyle kendisini tebrik edişleri. [Kocatürk]

 

16 Mayıs 1916 – Atatürk'ün, Kurmay Başkanı İzzettin (Çalışlar) Bey'le beraber cepheyi gezmesi; Rus kuvvetlerinin mevzilerini görmesi.

 

16 Mayıs 1917 – Atatürk'ün, Başkomutanlık Vekâleti'nin, 2. Ordu cephesindeki düşman konuşu hakkında bilgi isteyen şifre emrine, cephedeki düşman birliklerinin ayrıntılı durumunu ve görüşlerini bildiren rapor şeklindeki cevabı: "…2. Ordu, bütün cephesi karşısındaki düşmanın hal ve hareketini büyük bir dikkat ve özel bir önemle izlemektedir."

 

15-16 Mayıs 1919 – Damat Ferid Paşa Hükümeti, yeniden kuruldu.

 

16 Mayıs 1919 – İstanbul Galata Rıhtımı'nda olağanüstü bir kalabalık vardı. Seyyar satıcılardan, ayakkabı boyacılarından, polislerden, jandarmalardan ve hamallardan geçilmiyordu. Bunlar, gizli örgüt MM Grubu'nun tepeden tırnağa silahlı adamlarıydı. Görevleri, Mustafa Kemal Paşa ile 19 kişilik maiyetinin Bandırma Vapuru'na sağ salim binmesini sağlamaktı. Operasyonu rıhtımda yöneten Topkapılı Cambaz Mehmet, iyi yüzme bilen, iyi silah kullanan 50 İnebolulu fedai genci de Bandırma Vapuru'nun içine yerleştirmiş, bunlara gerekli talimatı vermiş ve Samsun'a kadar sürecek yolculuğun tüm güvenlik önlemlerini almıştı.

 

16 Mayıs 1919 – Öğleden sonra Rum çetelerle destekli Yunan birlikleri, Urla'daki askeri birliğe ve Türk mahallelerine saldırdı. Urla'da Yarbay Kazım Bey'in elinde 173. Alay'a mensup sadece 18 er vardı. 120 kadar gönüllü, bu 18 kişilik birliğin yardımına geldi. Urla'da asker-sivil birlikte bir gün boyunca düşmana direndi. 17 Mayıs'ta Urla Yunan işgaline girdi. Halk ve ordu tarafından yapılan ilk kurşun savaşı buydu.

 

16 Mayıs 1919 – Telgraflar çekilmeye, mitingler yapılmaya, direniş için örgütlenilmeye başlandı.

 

16 Mayıs 1919 – İzmir'in işgali bütün Anadolu'da protesto edilmeye başladı.

 

16 Mayıs 1919 – Atatürk'ün, Yıldız'da Hamidiye Camii'ndeki cuma selâmlığından sonra mahfil-i hümayun'da Padişah Vahdettin tarafından kabulü ve veda etmesi. (Mustafa Kemal Paşa, müfettişlik karargahının seferi karargâh sayılmasını ve personelin 3 aylık maaşlarının önceden verilmesini ister. Hazırlıklar tamamlandıktan sonra sadrazam ve Padişaha veda eder. Veda esnasında Padişahın sözleri anlamlıdır: "Paşa, paşa şimdiye kadar devlete çok hizmet ettin. Bunların hepsi artık bu kitaba geçmiştir. Bunları unutun. Asıl şimdi yapacağın hizmet hepsinden önemlidir. Paşa, Paşa devleti kurtarabilirsin." Güven ve ümit ifade eden bu sözlere, Paşa saygı ve teşekkür ifade eden cümlelerle karşılık verir.)

 

16 Mayıs 1919 – Atatürk'ün, cuma selâmlığını takiben Şişli'deki evine dönüşü, annesi ve kız kardeşine veda etmesi.

 

16 Mayıs 1919 – Denizli, Tavas, Kastamonu'da İzmir'in işgalini protesto mitingleri.

 

16 Mayıs 1919 – Seferihisar'ın Yunanlılar tarafından işgali.

 

16 Mayıs 1919 – Güllük'ün İtalyanlar tarafından işgali.

 

16 Mayıs 1919 – Sarayköy Müftüsü Ahmet Şükrü Efendi, 16 Mayıs 1919 tarihinde düzenlediği mitingde halka İzmir'in kafir Yunanlılar tarafından işgal edildiğini, bu kafirlerin bulunduğu yerde Cuma namazı kılınamayacağını ve kılınmasının da caiz olmadığını bildirerek, düşmana karşı konmasını istemiştir.

 

16 Mayıs 1919 – Mustafa Kemal, 9 uncu Ordu Müfettişi olarak Anadolu'ya geçmek ve milli mücadeleyi başlatmak üzere, Bandırma Vapuru ile İstanbul'dan Samsun'a 16.30'da yola çıktı. (Bandırma Vapuru; Küçük bir yolcu vapuruydu. 1878 yılında İskoçya'nın Paisley kentinde yapılmıştı. Kardeş gemisi yoktu. Demir uskurlu ve buharlıydı. Boyu 47,97 metre, eni ve derinliği 8,5 metreydi. 1891'de Marmara denizinde Erdek'te batan bu gemi daha sonra kurtarılarak yüzdürüldü ve İdare-i Mahsusa gemiyi satın aldı. Adı 'Panderama' olarak değiştirildi. 1910 yılında ismi bu kez 'Bandırma' yapıldı. 28 Ekim 1909'dan itibaren gemi posta vapuru olarak kullanılıyordu. (Samsun'a çıkıştan sonra gemi İstanbul'a döndü ve 1923 sonuna kadar posta vapuru olarak kullanıldı. Bu tarihten sonra Tekirdağ – Mürefte posta vapuru görevine başladı. 1925 yılında arızalanınca onarılamadı, gemi hurdacısı İlhami Söker'e satıldı ve dört ayda söküldü, jilet olmaktan kurtulamadı.)

 

16 Mayıs 1919 – Atatürk'ün, 9. Ordu Kıtaatı Müfettişliği karargâh mensuplarıyla beraber akşamüzeri, Bandırma vapuru ile İstanbul'dan ayrılışı. (Atatürk, Galata rıhtımından bir motorla Kızkulesi açığında demirli bulunan Bandırma vapuruna geçmiş, vapur buradan hareket etmiştir).

 

16 Mayıs 1919 – Atatürk'ün, Bandırma vapurunun Kız kulesi açıklarında aranmasını takiben düşman zırhlıları arasından geçerek İstanbul'u terk ederken, güvertede arkadaşlarına söyledikleri: "Bunlar işte böyle yalnız demire, çeliğe, silâh kuvvetine dayanırlar. Bildikleri şey yalnız madde! Bunlar hürriyet uğruna ölmeye karar verenlerin kuvvetini anlayamazlar. Biz, Anadolu'ya ne silah, ne cephane götürüyoruz; biz ideali ve imanı götürüyoruz!"

 

16 Mayıs 1919 – Atatürk'ün, gece Bandırma vapuru kaptanına direktifi: "Düşman devletlerinin herhangi bir vasıtasının gadrine uğramamak için sahile yakın bir rota tutunuz! Şayet kesin tehlike görürseniz gemiyi karaya, en yakın sahile oturtunuz!" [Kocatürk]

 

16 Mayıs 1919 - Balıkesirliler, işgali protesto ve silahlı mücadele kararı aldı.

 

16 Mayıs 1919 - Yunanlılar, Urla ve Seferihisar'ı işgal etti.

 

16 Mayıs 1919 – Samsun'a gitmek için İstanbul'dan yola çıktığında İngilizlerin, Kız Kulesi açıklarında Bandırma Vapuru'nu durdurup silah ve cephane aramaları üzerine Atatürk şöyle demişti: "Sersem herifler! Cephane ve silah değil, kafa götürüyoruz." Milli Mücadele işte o kafayla, o kafanın yaptığı akıllı hesaplarla kazanılacaktı.

 

16 Mayıs 1919 – Mustafa Kemal Paşa'nın Samsun'a hareketinden hemen önce Genelkurmay Başkanı Cevat Paşa ile gizli ve özel bir şifre kararlaştırması.

 

16 Mayıs 1921 – Yusuf Kemal, Hariciye vekili oldu.

 

16 Mayıs 1923 – Atatürk'ün, bayram nedeniyle Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti örgütüne, belediye heyetlerine ve millet fertlerine tebrik telgrafı: "…Nihayetsiz güçlükler içinde meydana getirdiği orduların kazandığı zaferlerle ebedî iftihara hak kazanan millet, siyasî ve toplumsal faaliyet alanlarında da aynı liyakati gösterecek ve inşallah millî ilerlemenin tam gelişimi içinde çok mesut bayramlara erişecektir."

 

16 Mayıs 1923 – Atatürk'ün, bayram nedeniyle orduya mesajı: "…Bütün silâh arkadaşlarımın tam bağımsızlık mücadelesinde zafer ve mutluluğa kavuşmalarını, bu feyizli günün kutsallığı hürmetine Cenabıhak'tan dilerim." [Kocatürk]

 

16 Mayıs 1926 – Atatürk'ün Mersin'den Adana'ya gelişi. Vilâyet'i, Belediye'yi, Cumhuriyet Halk Partisi Merkezi'ni, Türkocağı'nı ziyareti ve akşamüzeri Adana'dan Dörtyol'a hareketi.

 

16 Mayıs 1926 – Birinci Ağrı isyanı. (Cumhuriyet tarihi yalanları, Sinan Meydan)

 

16 Mayıs 1926 – Vahdettin'in San Remo'da öldüğü haberi gazetelerde yayınlandı. (Haciz konulan cenazesi borçlar ödenene kadar bir müddet evde beklemek zorundaydı. Borçlar ödenince cenaze Şam'a getirilecek ve orada Sultan Selim camisinde toprağa verilecekti.) (Cumhuriyet, Turgut Özakman)

 

16 Mayıs 1929 – Türkiye'de ilk mason locası (Maşrak-ı Azam'ı), 16 Mayıs 1929 tarihinde Cemiyetler kanununa uygun olarak bir yardım cemiyeti şeklinde örgütlendi ve örgütlenmesi 'Türk Yükseltme Cemiyeti'nin kuruluşuyla tamamlandı. (1924 – 1935 yılları arası toplam 24 loca berat aldı.) (1932 yılında bu cemiyet adını "Türkiye Yüksek Masonluk cemiyeti" olarak değiştirdi. (Panzehir, Sinan Meydan)

 

16 Mayıs 1934 – Atatürk'ün, Cumhuriyet gazetesinin kuruluşunun 10. yıldönümü nedeniyle Yunus Nadi'ye telgrafı: "Gazetenizin onuncu yıl dönümünü idrak etmesinden memnun oldum. Başarı temenni ederim."

 

16 Mayıs 1934 – Atatürk'ün, atla bir saatlik bir gezinti yapması.

 

9 – 16 Mayıs 1935 – Toprak reformu ilk kez, CHP dördüncü kurultayında telaffuz edildi.

 

16 Mayıs 1935 – Atatürk'ün, Çankaya'da Çin Elçisi General Ho-Yao-Tsu'nun güven mektubunu kabulü.

 

16 Mayıs 1936 – Atatürk'ün, Çankaya'da, 8. Edward'ın tahta çıkışı nedeniyle İngiliz Büyükelçisi Percy Loraine'in yeni güven mektubunu kabulü.

 

16 Mayıs 1936 – Atatürk'ün, Çankaya'da Fransız Büyükelçisi Henri Ponsot'un güven mektubunu kabulü.

 

16 Mayıs 1936 – Atatürk'ün, akşam trenle Ankara'dan İstanbul'a hareketi.