Tarihte bugün Atatürk

 

17 KASIM

 

10 – 17 Kasım 1912 – Mustafa Kemal gözündeki rahatsızlık nedeniyle, Viyana'da zamanın tanınmış göz hekimi Prof. Fuchs tarafından muayene edildi, müdahale geçirdi. (Göz rahatsızlığı nedeniyle hafif şaşılık oluşmuştu ayrıca sinirlendiğinde sol gözünün damarları atmaya başlamıştı.) (Sonsuza Yolculuk, Yrd. Doç. Dr. Ali Güler)

 

17 Kasım 1912 – Bulgarların, İstanbul'a girme amacıyla Çatalca taarruzu, fakat yenilgiye uğramaları.

 

17 Kasım 1914 – Rus donanmasının, Trabzon'u bombardımanı.

 

17 Kasım 1916 – Atatürk'ün, günü Bitlis'te Karargâhı'nda geçirmesi.

 

17 Kasım 1916 - 10. Türk Kolordusu, Makedonya Cephesine geldi.

 

17 Kasım 1918 – Türk Birliklerinin Bakü'yü boşaltması ve İngilizlerin işgali.

 

17 Kasım 1918 – Minber gazetesinde Mustafa Kemal Atatürk'ün uzun söyleşisi yayınlandı. Söyleşi başına Mustafa Kemal'in bir de fotoğrafı yerleştirilmiş, resmin altına 'ordumuzun en büyük kumandanlarından' yazılmıştı. Yazı Mustafa Kemal'in hayat hikâyesi ile başlamaktaydı. Bu yazının iki amacı vardı: 1. Tevfik Paşa hükümetinin güvenoyu almasına mani olmak. 2. İngilizlere karşı değilmiş izlenimi vererek Anadolu'da alacağı muhtemel görevlerde hedef olmamak.

 

17 Kasım 1918 – Atatürk'le yapılan bir görüşmenin, Minber gazetesinde yayımlanması "…Ben en iyi siyasetin, her türlü anlamıyla en çok kuvvetli olmakta bulunduğunu kabul ederim. En çok kuvvetli olmak sözünden amacım, yalnız silâh kuvveti olduğunu zannetmeyiniz. Aksine, asker olmama rağmen bu, bence kuvvet bileşkesini oluşturan etkenlerin sonuncusu dur. Benim belirtmek istediğim moral, bilim, ahlâk ve teknoloji bakımlarından kuvvetli olmaktır. Bu saydığım niteliklerden yoksun olan bir milletin bütün fertlerinin en son silâhlarla donatıldığını farz etsek bile kuvvetli olduğunu kabul etmek doğru olmaz."

 

17 Kasım 1918 – Atatürk'ün, Harbiye Nazırı Abdullah Paşa'yı ziyareti.

 

17 Kasım 1918 – İngiliz gazeteci Ward Price Ayan Meclisi başkanı Ali Rıza Bey'le görüşmüş, Ali Rıza Paşa Price'a; "İngiltere ile samimi bir ittifakı temenni ederiz."

 

17 Kasım 1919 – Atatürk'ün, Heyet-i Temsiliye üyeleri ile bir kısım komutanların müşterek toplantısının ikinci birleşiminde söyledikleri: "Eğer uygun görürseniz, milletvekilleri İstanbul'a gitmeden önce onları aydınlatmak ve bazı temel ilkelerimizi kendilerine anlatmak, bu amaçla toplanacakları yerleri belirtmek üzere şimdiden bir yönetmeliğin esaslarını kararlaştıralım."

 

17 Kasım 1919 – Çürüksulu Mahmut Paşa'nın 31 Ekim tarihinde Tasvir-i Efkar gazetesinde yayınlanan demecini okuyan Mustafa Kemal Paşa'nın Mahmut Paşa'ya telgrafı; "Ermenistan'a bir karış toprak terk edilmeyecektir. Hükümet acze düşerse millet kendi haklarını bizzat savunacaktır." (Nutuk)

 

17 Kasım 1920 – Ermenilerin kendilerine daha önce bildirilen mütareke koşullarını kabul etmeleri. Ermeniler ateşkes için önerilen bütün koşulları kabul etti.

 

17 Kasım 1921 – Rauf Bey'in Nafıa Vekilliğine seçilişi.

 

17 Kasım 1921 – Rauf Bey'in Bayındırlık Bakanlığına seçilmesi. (Nutuk)

 

17 Kasım 1922 – Vahidettin, İngiliz savaş gemisi Malaya ile İstanbul'dan kaçtı.

 

17 Kasım 1922 – Mehmet Vahdettin'in bir İngiliz gemisi ile İstanbul'dan kaçışı. Son padişah VI. Mehmed Vahdettin sabaha karşı, yanındakilerle birlikte bir İngiliz ambulansıyla Tophane'ye getirilerek, buradan bir istimbotla Malaya zırhlısına bindirildi. Zırhlı dört gün sonra Malta'ya varacaktır.

 

17 Kasım 1922 – Sultan Vahdettin'in sabah saatlerinde on yaşındaki oğlu Ertuğrul ve sekiz hizmetlisi ile birlikte (Beş karısını İngiliz General Harington'a emanet ederek) arabayla deniz töreniyle. karşılanarak Tophane rıhtımına, oradan HMS Malaya gemisine götürülmesi. Gemi 09:30'da hareket etmiştir. Vahdettin yanında 500.000 dolar, mücevher ve antikalar götürmüştür. (San Remo'da kendisine Villa Nobel tahsis edilmiştir ve Harington'a daha sonra teşekkür mektubu yazmıştır. ) (Charles Harington, Atilla Oral)

 

17 Kasım 1922 – Atatürk'ün, Vahdettin'in kaçışı üzerine İstanbul'da bulunan Refet Paşa'ya telgrafı: "Emanetleri korumak önemlidir, İngilizler emanetleri ancak silâh kullanarak ve kan dökerek almalıdırlar. Bu hususta gerekenlere, bu açıdan kesin emirler verilmelidir."

 

17 Kasım 1922 – Mürefte'nin kurtuluşu.

 

17 Kasım 1922 – Halife Vahdettin İngilizlere sığınıp kaçınca, TBMM, Osmanlı soyundan Abdülmecit Efendi'yi halife seçti.

 

17 Kasım 1923 – Atatürk'ü muayene edişini takiben Ankara'dan İstanbul'a dönen Prof. Dr. Neşet Ömer (İrdelp) Bey'in gazetecilere demeci: "Gazi Paşa, çok çalışmadan dolayı biraz yorgunluk belirtileri göstermişlerdir; fakat 6 günlük bir istirahatten sonra tamamiyle sağlığına kavuşmuştur. Bu sebeple kendisinin rahatsızlığı "anjin de puatrin" ve benzeri bir hastalık değildir. Gazi Paşa'nın rahatsızlığına tıp terminolojisinde 'yorgunluk' denir." [Kocatürk]

 

17 Kasım 1924 – Terakkiperver Cumhuriyet Fırkasının kurulması. (1925 yılının Haziran ayının başında, Bakanlar Kurulu kararı ile feshedilmiştir.)

 

17 Kasım 1924 – Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası, eski ittihatçılar, saltanat ve halife yanlıları tarafından, Kazım Karabekir başkanlığında kuruldu. Muhalifler bu partiyi muhalefetten ziyade bölücülük maksatlı kullandı. Şeyh Sait ayaklanmasına sebep oldu. Bu nedenle ülke bütünlüğünü temine tehdit oluşturduğu kanaatiyle tehlikeli bulunup 3 Haziran 1925 tarihinde kapatıldı. (Atatürk ve siyaset, Cevat Şenol)

 

17 Kasım 1924 – Başkanlığını Kazım Karabekir Paşa'nın, genel sekreterliğini Ali Fuat Paşa'nın (Cebesoy) yaptığı, yönetim kurulunda Mersin mebusu Besim Bey, Trabzon mebusu Muhtar Bey, Erzurum mebusu Rüştü Paşa, Bursa mebusu Necati Bey, Ordu mebusu Faik Bey ile Dr. Adnan Bey gibi isimlerin bulunduğu Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası kuruldu.

 

17 Kasım 1924 – Yeni parti, Meclisin ikinci döneminde Cumhuriyet Halk Fırkası'ndan ayrılan milletvekillerinin katılması ile Meclis içinde kuruldu. Fırka'nın başkanı General Kazım Karabekir, İkinci Başkanı H.Rauf Orbay (eski başbakan) ve genel sekreteri de Ali Fuat Cebesoy'du.

 

17 Kasım 1924 – Terakkiperver Cumhuriyet Partisi'nin kuruluşu. Başlıca kurucuları: Kâzım Karabekir, Ali Fuat (Cebesoy), Rauf (Orbay), Adnan (Adıvar), Refet (Bele) vb. Partinin Genel Başkanlığını Kâzım Karabekir, Genel Sekreterliği'ni Ali Fuat (Cebesoy) üslenmiştir. (Terakkiperver Cumhuriyet Partisi, 3 Haziran 1925'te Bakanlar Kurulu kararıyla kapatılmıştır). [Kocatürk]

 

17 Kasım 1924 – Atatürk'ün, Çankaya'da İran Elçisi Mirza Sadek Tababai'nin güven mektubunu kabulü ve Elçi'nin söylevine cevap konuşması.

 

17 Kasım 1925 – Atatürk'ün, Türk Antropoloji Dergisi'nin ilk sayısının gönderilişi nedeniyle Dr. Nurettin Ali (Berkol) Bey'e teşekkür mektubu: "Türk'ü ve Türk toplumunu tetkik amacını güden kuruma kıymetli çalışmalarında başarılar temenni ederim."

 

17 Kasım 1927 – İstanbul radyosundan dokuz gün sonra Ankara Radyosu yayın hayatına başladı. (Cumhuriyet, Turgut Özakman)

 

17 Kasım 1930 – Serbest Cumhuriyet Fırkası kendini feshetti. (Kuruluş: 12 Ağustos 1930).

 

17 Kasım 1930 – Fethi Bey, 12 Ağustos 1930'da kendisinin, Atatürk'ün isteği ve desteğiyle kurduğu Serbest Cumhuriyet Fırkasını olumsuz gelişmeler üzerine kapattı.

 

17 Kasım 1930 – Atatürk'ün, yurt gezisine çıkmak üzere trenle Ankara'dan Kayseri'ye hareketi.

 

17 Kasım 1931 – Atatürk'ün, akşam Maraş Milletvekili Mithat (Şayiam) Bey'in evine gelişi, akşam yemeğini burada yemesi.

 

17 Kasım 1934 – Matbuat Umum Müdürlüğü'nün, Atatürk'ün basına bir dileğini ileten bildirisi: "Gazetelerde öz Türkçe yazıların, başmakale yerinde bölünmeden ve öteki yüzlere atılmadan yazılmasını Cumhurbaşkanı, gazete sahibi arkadaşlarından dilemektedir. Gazetenin en başındaki öz Türkçe yazı, siyasî başmakale olabileceği gibi, gazetelerin dil inkılâbına yardım olarak yazdıkları örnek yazılar da olabilir. Bu düzenin, gazetelerde en uzak yedi gün içinde başlayabileceğini Cumhurbaşkanı, arkadaşlarının özeninden beklemektedir."

 

17 Kasım 1937 – Atatürk Elazığ'da. (Sabiha Gökçen ile)

 

17 Kasım 1937 – Atatürk'ün, sabah Elazığ'da 4. Genel Müfettişliği ziyareti, daha sonra Tunceli'nin Pertek kazasına hareket ederek Murat nehri üzerinde Singeç Köprüsü'nü hizmete açışı, buradan Pertek'e gelişi, saat 19.00'da Elazığ'a dönüşü.

 

17 Kasım 1937 – Atatürk Tunceli'de. (Singeç köprüsünün (Pertek) açılışını yaptılar.) (Pertek Tunceli Halk evini ziyaret ettiler.) (Sabiha Gökçen ile)

 

17 Kasım 1937 – Atatürk Tunceli'ye gitti. 33 askerimizi şehit eden aşiretlerin yıktıkları köprüyü kendi elleriyle hizmete açarak Türkiye Cumhuriyeti'nin gücünü gösterdi. (Cumhuriyet tarihi yalanları, Sinan Meydan)

 

17 Kasım 1938 – Atatürk'ün halkın taziyesi için ziyarete açılan cenazesini görmek için gelen kalabalıkta Saat 20.00 sularında yaşanan izdihamda 7'si kadın 11 vatandaş hayatını kaybetti. (Sonsuza Yolculuk , Yrd. Doç Dr. Ali Güler)

 

17 Kasım 1938 – Hava çoktan kararmıştı, gece yarısı olmuştu. Ortaköy yönüne uzanan kuyruğun ucu bucağı görülmüyordu. Maalesef, izdihamdan dalgalanma oldu… Durun ittirmeyin demeye kalmadı, girişin kapısının önünde, Saat Kulesi'nin çevresinde çığlıklar yükseldi. Atlı polisler arkadan yüklenen kalabalığı dağıtana kadar iş işten geçti, insanlar sıkıştı, ezildi, 11 kişi hayatını kaybetti. Ertesi günkü gazeteler, hükümetin resmi tebliğini yazıyordu: Denizyolları işletmesi müdürü Raufi Manyasizade'nin 16 yaşındaki kızı Bilun, İstiklal Caddesi'nde oturan bayan Anna, İstiklal Caddesi'nde oturan Rona Kişnir ve kızı Bella, Bakırköy'den Hatice hanım, Kurtuluş semtinden sütçü Diyamandi, Topkapı'da oturan Abdülhamid bey, Aksaray Laleli'de oturan bayan Kevser Mehmed, Tarlabaşı'nda oturan Satenik Ohannes, Saint Benoit öğrencisi 15 yaşındaki Paul Kuto ve Beyoğlu Lüksemburg otelinde kalan bay Leon'du. Kadın erkek, genç yaşlı, Müslüman Hırıstiyan Musevi, Rum Ermeni… "Ne Mutlu Türküm Diyene" şemsiyesi altındaki tüm yurttaşlar, memleketin ortak paydası Mustafa Kemal'e gözyaşı döküyordu. (kaynak: yılmaz Özdil, Mustafa Kemal)

 

17 Kasım 1953 – 17 Kasım 1953… Anıtkabir ziyarete açıldı. İlk gün sadece bir saat izin verildi. 70 bin kişi girebildi. (Kaynak: Yılmaz Özdil, Mustafa Kemal)

 

17 Kasım 1954 – Makbule hanımın dört çocuğu evlat edinmesi. (Hatice Mualla, Mustafa Demir bey, Fikret Avcı, Zeynelabidin Bey.) (Benim Ailem, Yrd. Doç. Dr. Ali Güler)