Tarihte bugün Atatürk

 

17 OCAK

 

17 Ocak 1888 – Tefeci Nuri efendi Ali Rıza Efendi'nin aldığı borcu ödemediği gerekçesiyle açtığı davayı şahitlerin dinlenmesi ve makbuzların ibrazı neticesi kaybetti.

 

16/17 Ocak 1912 – Mustafa Kemal'in ilk göz yaralanması Derne'de , komutasındaki yerli kuvvetlerin İtalyanlara karşı baskın tarzındaki taarruzu esnasında olmuştur. Gözüne bir kireç parçası girmiş ve sol gözünde görme problemi yaratmıştır. (Sonsuza Yolculuk, Yrd. Doç. Dr. Ali Güler)

 

17 Ocak 1912 – Atatürk komutasındaki yerel kuvvetlerin, Derne'de İtalyanlara karşı baskın şeklinde taarruzu.

 

17 Ocak 1914 – Atatürk'ün, Sofya'dan, Bahriye Nazırı Cemal Paşa'ya mektubu: "…Bendeniz şimdilik hakiki bir Osmanlı ataşemiliterine lâyık olabilecek vaziyeti almak için ihtiyaç bulunan hususları değil, burada aç sefil kalmamanın çaresini düşünmek mecburiyetinde olduğum için vaad buyurduğunuz iştigali, kasım ve aralık ödeneklerinin bir an evvel göndertilmesine ve bundan sonra da muntazam olarak verilmesini temine ayırırsanız pek ziyade minnettarınız olurum." [Kocatürk]

 

16-17 Ocak 1916 – 16. Kolordu Komutanlığı'na atanan Atatürk'ün, Sofya'dan İstanbul'a dönüşü. (Cevat Abbas hatıralarında, yeni vazifesini telgrafla bildirmesinden bir gün sonra Atatürk'ün İstanbul'a döndüğünü kaydetmektedir. Söz konusu dönüş tarihi, muhtemelen 16 Ocak 1916 olmalıdır.)[Kocatürk]

 

17 Ocak 1916 – Atatürk'e, "Anafartalar Grubu Komutanlığı" dönemindeki üstün başarıları nedeniyle "Muharebe Altın Liyakat Madalyası" verilişi.

 

17 Ocak 1920 – Urfa'da Fransızlara karşı direniş başladı.

 

17 Ocak 1921 – Çerkez Ethem'e bağlı birliklerden bazıları teslim olmaya başladı. Ethem teslim olmayı reddetti.

 

17 Ocak 1921 - Büyük Millet Meclisi, asi Ethem hakkında bir bildiri yayınladı.

 

17 Ocak 1921 - Türk Heyeti görüşmelerde bulunmak üzere Tiflis'e gitti.

 

17 Ocak 1921 – Atatürk'ün, "United Telegraph" gazetesi muhabirine Türk Bağımsızlık Savaşı'nın amaçlarını açıklayan demeci: "…Siyasî, adlî, iktisadî ve malî bağımsızlığımızı imhaya ve neticede yaşama hakkımızı inkâra ve kaldırmaya yöneltilmiş olan Sevres Antlaşması bizce mevcut değildir. Bağımsızlık ve egemenliğimizin gereklerini temin edecek bir barışın yapılması son emelimizdir." [Kocatürk]

 

16/17 Ocak 1923 – Atatürk, Eskişehir'den İzmit'e geçti. 16/17 Ocak 1923'te İzmit'te İstanbul gazetecileriyle bir basın toplantısı yaptı. Bu, Atatürk'ün ilk basın toplantısıydı. 16 Ocak 1923 Salı günü, İzmit Kasrı'nın alt katındaki büyük salonda uzun bir masa hazırlanmıştı. Masanın etrafında İstanbul'dan gelen başyazarlar, muhabirler ile İstanbul Milletvekili Dr. Adnan (Adıvar) ve eşi Halide Edip (Adıvar) ve işgal yıllarında Ankara Hükümeti'nin İstanbul'daki temsilcisi Hilaliahmer (Kızılay) Başkanı Hamit Bey hazır bulunuyordu. Ayrıca Atatürk'ün konuşmalarını kaydetmek için Meclis'in dört katibi de oradaydı.

 

16-17 Ocak 1923 – Mustafa kemal, İzmit kasrında İstanbullu gazetecilerle buluştu. (Lozan, Kürt meselesi, Musul'u anlattı.) (Mustafa Kemal'in tek basın bilgilendirme toplantısı buydu. Sabah 09.30'da başladı. 2 gün boyunca sürdü.)

 

17 Ocak 1923 – Atatürk Halide Edip Adıvar hanımefendi ile Gebze, İzmit'te.

 

17 Ocak 1923 – Atatürk'ün, İzmit'te çeşitli heyetleri kabulü.

 

17 Ocak 1923 – Atatürk'ün, öğle yemeğini Hereke'de yemesi; Yarımca köyü halkının ricası üzerine Yarımca hemşeriliğini kabulü.

 

17 Ocak 1923 – Atatürk'ün, annesinin ölümü üzerine başsağlığı dileklerini ileten kişi ve kuruluşlara -Anadolu Ajansı aracılığıyla- açık teşekkürü. Mesajı ertesi gün gazetelerde de yayınlandı.

 

17 Ocak 1923 – Atatürk'ün, annesinin ölümü nedeniyle Halife Abdülmecit Efendi'nin başsağlığı telgrafına cevabı.

 

17 Ocak 1925 – Atatürk'ün, Lâtife Hanımla beraber Dörtyol'dan Adana'ya dönüşü ve gece şerefine fener alayı düzenlenmesi.

 

17 Ocak 1925 – Atatürk'ün, akşam Konya Türkocağı salonunda, Adana'nın kurtuluş gününe ait bir müsamereyi izlemesi.

 

17 Ocak 1929 – Atatürk, manevi kızı Nebile (İrdelp) hanımın Ankara Palas'ta düzenlenen düğününe katıldı. (1927 yılının Temmuz ayında üç kız öğrenci, İstanbul Çapa Öğretmen Okulu'ndan Dolmabahçe Sarayı'na getirilmişti. Bunların içinde Nebile de vardı. Atatürk'ün manevi kızı Nebile, öğrenimine devam etmesi için Ankara'ya getirildi. Viyana Büyükelçiliği Başkatibi Tahsin Bey ile evlendi. Düğünü 17 ocak 1929'da Ankara Palas'ta yapıldı.)

 

17 Ocak 1929 – Atatürk'ün manevi kızı Nebile'nin Viyana Büyükelçiliği Başkatibi Tahsin bey (Baç) ile düğünü Ankara palas otelinde yapıldı. Törene Atatürk'te katıldı. Nebile hanım eşiyle Paris'e yerleşti ama evliliği yürümedi. İkinci evliliği Brüksel Büyükelçilik görevlisi Kamil Bey'in oğluylaydı. O evlilikte yürümedi. Menenjit hastalığı nedeniyle kör olmuştu. Makbule'yle anlaşamazdı. (Benim Ailem, Yrd. Doç. Dr. Ali Güler)

 

17 Ocak 1932 – Atatürk'ün, öğleden sonra Dolmabahçe Sarayı'ndan otomobille hareket ederek Pangaltı'da Yolunca Çiftliği Süthanesi'ni, daha sonra Ayazpaşa ve Maslak Köşklerini gezerek saat 17.30'da Dolmabahçe Sarayı'na dönüşü.

 

17 Ocak 1932 – Atatürk'ün, Dolmabahçe Sarayı'nda Fethi (Okyar) ve Ruşen Eşref (Ünaydın) Beyleri ayrı ayrı kabulü.

 

17 Ocak 1932 - Kurtuluş Savaşı komutanlarından Derviş Paşa öldü.

 

17 Ocak 1933 – Atatürk'ün, Derince'den Gülcemal vapuru ile saat 18.00'de Mudanya'ya gelişi, daha sonra saat 18.30'da Bursa'ya varışı.

 

17 Ocak 1937 – Atatürk'ün, akşam çocukluk arkadaşlarından Asaf İlbay'ın evine gelişi ve sohbet esnasında söyledikleri: "…Her zaman samimî olalım, bütün duygularımızı samimîliğe, açıklığa ve dürüstlüğe doğru yönlendirelim. İçi başka, dışı başka insanlar vicdan rahatlığı duyamazlar" (Bu ziyarette İsmet İnönü ve Sabiha Gökçen de bulunmuştur). [Kocatürk]

 

17 Ocak 1938 – Atatürk'ün, dört yeni denizaltı gemisinin isimlendirilmesi hakkında Başbakan Celâl Bayar'a el yazısıyla direktifi: "Yeni dört denizaltı gemilerimiz için bulduğumuz isimler şunlardır: 1) Saldıray 2) Batıray, 3) Atılay, 4) Yıldıray. Bunların manalarını izaha bile hacet olmadığı kanaatindeyim. Mânaları, som Türkçe olan bu kelimelerin kendisindedir; yani saldıran, batıran, atılan, yıldıran."

 

17 Ocak 1939 – Trabzon Milletvekili olan Yüksek Mühendis Mithat Aydın, Etlik, Keçiören, Cebeci, Altındağ'ı gezerek Anıtkabir için en uygun yeri arıyordu. En son, o zamanlar üzerinde birkaç küçük yapı bulunan Rasattepe'ye çıktı. Bu tepe, şehrin ortasındaydı ve çevresi boştu. Burada yapılacak Anıtkabir çok uzaklardan görülebilirdi. Mithat Aydın, komisyonun 17 Ocak 1939 tarihli son toplantısında, Anıtkabir yeri olarak Rasattepe'yi ileri sürdü. Anıtkabir'in Rasattepe'de yapılması oylamaya sunuldu. Sonuçta Anitkabir'in Rasattepe'de yapılması büyük çoğunlukla kararlaştırıldı. Karar hükümete bildirildi ve Rasattepe'de kamulaştırma çalışmalarına 7 Temmuz 1939'da başlandı.