Tarihte bugün Atatürk

 

18 MART

 

18 Mart 1915 – 13.34'de Bouvet ve Suffran savaş gemileri mayına çarptı, Bouvet dönüşte bir mayına daha çarptı ve 13.45'de battı. İngilizlerin Ocean ve İrresistable zırhlıları da sabaha karşı battı. (Ocean gemisi Seyit Onbaşının attığı ve bacasından içeri giren bir mermi ile battı.)

 

18 Mart 1915 – Üç sıralı 16 adet düşman savaş gemisinden üçü Nusret Mayın gemisinin mayınlarıyla, üçü de topçu atışlarıyla batırıldı. (Cumhuriyet Tarihi Yalanları, Sinan Meydan)

 

18 Mart 1915 – Deniz zaferinden sonra düşman bu sefer karadan Çanakkale'yi zorlamaya karar verdi.

 

18 Mart 1915 – Çanakkale Boğazı'nı geçmeye teşebbüs eden İngiliz ve Fransız donanmalarının, ağır zayiat vererek bu teşebbüslerinde başarısız oluşu, 18 Mart Boğaz Muharebesi Zaferi.(Düşman donanması 7 saat süreyle tüm boğaz tahkimatını atesi sayesinde sonuçsuz kalmıştır. Bugünkü mayınlar düşman donanmasına ağır kayıplar verdirmiştir)

 

18 Mart 1915 – Atatürk'ün, Maydos (Eceabat)'a gelen Müstahkem Mevki Komutanı Cevat (Çobanlı) Paşa ile –Seddülbahir kıyı bölgesinin korunmasında aldığı önlemleri göstermek üzere –Kirte'ye gidişi, daha sonra tekrar Maydos'a dönüşleri. (Kirte'de iken düşman donanmasının boğaz girişini ateş altına aldığını görmüşlerdir.)

 

18 Mart 1915 – 13 arkadaşı şehit düşen Seyit Onbaşı 215 okka (275 Kilo) çeken gülleyi tek başına namluya sürmüş ve ateşleyerek Ocean zırhlısını batırmıştır.

 

18 Mart 1915 – Birleşik düşman donanması saat 10.00'da taarruz düzenini aldı, 11.15'de ilk ateşi Triumph zırhlısı açtı ve taarruz başladı. İlk bombardıman 45 dakika sürdü. Saat 12.00 gibi gemiler Çanakkale'nin 8 mil kadar yakınına geldi ve hız kestiler.  Bu kez Türk topçusu yaman ateşine başladı ve donanma Fransız gemilerini ileri sürdü. Fransız gemileri yanda (kıyıya yakın) , İngiliz gemileri ortada muharebeler devam etti. 12.20'de Türk tabyalarının ateşi yoğunlaştı. (Gelibolu, Erol Mütercimler)

 

18 Mart 1915 – Deniz zaferi bilançosu; Tabyalarda toplar hasar gördü, 2250 top mermisi atıldı, 22 şehit ve 52 yaralı (Ayrıca Almanlardan 3 ölü ve 14 yaralı) vardı. İngiliz ve Fransızlarda ise; Bouvet, Ocean ve Irresistable zırhlıları batmış, Agamennon, Inflexible, Caulois ve Suffren savaş dışı kalmıştı. 1273 ölü ve 647 yaralı zayiatları vardı. (Gelibolu, Erol Mütercimler)

 

18 Mart 1915 – İngiliz – Fransız ortak donanmasında 18 gemiden 7 adedi savaş dışı kalmış, 44 topları sulara gömülmüştür. (Gelibolu, Erol Mütercimler)

 

18 Mart 1915 – Türk keşif uçakları Çanakkale deniz savaşları öncesi başarılı keşif harekâtıyla, düşmanın hareket ve amacını tespit etti. (Akl-ı Kemal, C.4, Sinan Meydan)

 

18 Mart 1916 – Diyarbakır'a gitmekte olan Atatürk'ün, trenle sabah Pozantı'ya gelişi, trenin saat 11.00'de Pozantı'dan hareketi, saat 17.00'de Gülek istasyonuna gelişi, burada diğer bir trene aktarma yaparak saat 18.20'de Mamure'ye hareketi ve 18/19 Mart gecesi saat 01.00'de Mamure'ye gelişi.

 

17/18 Mart 1919 – İngilizlerin Samsun'a asker çıkarmaları bölge halkının tepkisini çekmiş; 17-18 Mart 1919 gecesi Teğmen Hamdi Bey askerleriyle birlikte dağa çıkmıştı.

 

18 Mart 1920 – Balıkesir'de, Kastamonu'da, İstanbul'un işgalini protesto mitingleri yapıldı.

 

18 Mart 1920 – Meclis-i Mebusan, bir kapanış toplantısı yaparak ebediyen faaliyetlerine son verdi.

 

18 Mart 1920 – Meclis-i Mebusan reisi Celalettin Arif, Halide Edip (Adıvar), Dr. Adnan (Adıvar) ve Çerkez Reşit gibi kişiler ise kılık değiştirerek, Anadolu'ya kaçmaya başladı.

 

18 Mart 1920 – Atatürk'ün, komutanlara Ankara'da bir meclis toplanması hakkında acele görüş isteyen telgrafı: "…Görüşünüzü makine başında bekliyoruz. Bu konuda acele karar vermek ve hemen gereğine başlamak zorunluğunu hissediyoruz." [Kocatürk]

 

18 Mart 1920 – İngilizler tarafından tutuklanan 30 kadar Türkün İstanbul'dan Malta'ya gönderilmesi.

 

18 Mart 1920 – İngilizler aralarında Rauf Bey, eski Harbiye nazırı Mersinli Cemal Paşa, Çürüksulu Mahmut Paşa, Esat Paşa, Galatalı Şevket, Vasıf Bey ve Numan Usta gibi kişilerin olduğu mebusları bir gemi ile Malta'ya götürdü.

 

17 / 18 Mart 1921 – Gürcü Hükümeti'nin Batum'u terk etmesi ve Albay Kazım Bey'in Batum Mutasarrıfı olarak göreve başlaması.

 

18 Mart 1921 – Diyarbakır'a gelen Şeyh Sunusî'nin, Atatürk'e teşekkür telgrafı: "Salimen Diyarbakır'a vardım."

 

18 Mart 1921 – Ermeni Misak Torlakyan, Azerbaycan İçişleri Bakanı Cevanşir Han'ı, Tepebaşı'ndaki Pera Palas Oteli önünde öldürdü.

 

18 Mart 1922 – İsmet Paşa Atatürk'ü evinde ziyaret etti. İstanbul ve ANkara gazetelerini inceledi. 01:30 sularında İsmet Paşa evden ayrıldı.

 

18 Mart 1923 – Atatürk'ün, Tarsus Çiftçiler Yurdumda konuşması: "…Memleketimiz şu iki şeyin memleketidir; biri çiftçi, diğeri asker. Biz çok iyi çiftçi ve çok iyi asker yetiştiren bir milletiz, iyi çiftçi yetiştirdik; çünkü topraklarımız çoktur. İyi asker yetiştirdik; çünkü o topraklara kasteden düşmanlar fazladır."

 

18 Mart 1923 – Atatürk, Tarsus'ta Çağlayan Bahçesi'nde.

 

18 Mart 1923 – Atatürk'ün, Tarsus Gençlik Yurdu'nda konuşması: "…Muhterem gençler, hayat mücadeleden ibarettir. Hayatta yalnız iki şey vardır: Galip olmak, mağlup olmak. Size, Türk gençliğine bıraktığımız vicdanî emanet, yalnız ve daima galip olmaktır ve eminim daima galip olacaksınız!"

 

18 Mart 1924 - T.B.M.M.'nde "Köy Kanunu" kabul edildi.

 

18 Mart 1924 – Köylerin kalkınması için 18.03.1924 tarihinde Köy Kanunu çıkarılmış, okul, yol su yatırımları başlatılmış, sıtma ile savaş, Halk Evlerinin açılması (1932), Tarım Kooperatiflerinin kurulması(1924), 1930'lu yıllarda tartışılmaya başlanan Toprak Reformu çalışmaları, Köy Enstitüleri(1936) gibi çeşitli uygulamalar başlatılmıştır.

 

18 Mart 1934 – İçişleri Bakanı Şükrü Kaya'nın, Çanakkale şehitleri için yapılan törende, hayatlarını kaybeden diğer millet askerlerine de hitap edilmek üzere Atatürk'ün yazdırdığı söylevi okuması: "…Bu memleketin topraklan üstünde kanlarını döken kahramanlar! Burada bir dost vatanın toprağındasınız. Huzur ve sükûn içinde uyuyunuz. Sizler, mehmetçiklerle yan yana, koyun koyunasınız. Uzak diyarlardan evlâtlarını harbe gönderen analar! Gözyaşlarınızı dindiriniz, evlâtlarınız bizim bağrımızdadır. Huzur içindedirler ve huzur içinde rahat rahat uyuyacaklardır. Onlar, bu toprakta canlarını verdikten sonra, artık bizin evlâtlarımız olmuşlardır." (Kaynaklarda bu olayın yılı belirtilmesine rağmen ayı ve günü gösterilmemiştir. 1934 yılına ait gazetelerde de -Şükrü Kaya'nın başka bir görevle Gelibolu'ya gidişi dışında- açıklayıcı bir bilgi bulunmamaktadır. Biz gerçek tarih tespit edilinceye kadar bu konuşma tarihini ihtiyatla- 18 Mart 1934 olarak kabul ediyoruz). [Kocatürk]

 

18 Mart 1936 – Atatürk'ün, akşamüzeri ismet İnönü'yle beraber Gazi Orman Çiftliği'ne gidişi, akşam Çankaya'ya dönüşü.