Tarihte bugün Atatürk

 

18 TEMMUZ

 

18 Temmuz 1919 – Müttefik Yüksek Konseyi, işgal bölgeleri hakkında anlaşamayan İtalya ve Yunanistan arasında bölüştürme yaptı ve Aydın'ın İtalyanlara verilmesi kararlaştırıldı.

 

18 Temmuz 1920 – İlk Meclisin milletvekilleri "Misak-ı Milli" üzerine yemin etti.

 

18 Temmuz 1920 – Atatürk'ü korumak üzere Ankara'da Muhafız Takımı'nın kurulması (27 Aralık 1920'de tabur haline getirilmiştir).

 

18 Temmuz 1920 – Atatürk'ün, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin gizli oturumunda milletvekillerinin yolluk ve ödenekleriyle ilgili görüşmeler esnasında konuşması.

 

18 Temmuz 1920 – Atatürk'ün, Albay Bekir Sami Bey'in 15.7.1920 tarihli telgrafına cevabı: "Kutsal vatanımıza olan hizmetlerinizi takdir ediyorum. Yapılan işlemden üzüntü duymamanızı ve alıngan davranmamanızı özellikle rica ediyorum. 19.7.1920 akşamı cepheye gitmek üzere Ankara'dan trenle hareket ediyorum. Bu hususta sizinle beraberce görüşeceğim." [Kocatürk]

 

18 Temmuz 1920 – Büyük Millet Meclisi'nde, Milli Misak üzerine and içildi.

 

18 Temmuz 1920 – Hürriyet ve İtilaf Fırkası lideri Sadık Bey, Sevr Antlaşması'nın imzalanmasında sakınca olmadığını belirtti.

 

18 Temmuz 1920 – "Muhafızgücü", Atatürk'ün talimatıyla, Teğmen İsmail Hakkı (Tekçe) tarafından kuruldu. Tekçe, 5 Eylül 1940 tarihine kadar 20 yıl bu kulübe başkanlık yaptı. (Akl-ı Kemal, c.1, Sinan Meydan)

 

18 Temmuz 1921 – Mustafa Kemal Paşa tarafından Türk Ordusunun Sakarya'nın doğusuna kadar çekilmesi emrinin verilmesi. Atatürk'ün Batı Cephesi Karargâhı'nda İsmet Paşa'ya direktifi: "Orduyu, Eskişehir'in kuzey ve güneyinde topladıktan sonra, düşman ordusuyla araya büyük bir mesafe koymak lâzımdır ki, ordunun düzenlenmesi ve takviyesi mümkün olabilsin. Bunun için Sakarya doğusuna kadar çekilmek uygundur."

 

18 Temmuz 1921 – Atatürk'ün, Ankara'dan Karacahisar'daki Batı Cephesi Karargâhı'na gelişi.

 

18 Temmuz 1921 – Atatürk, İsmet Paşa'nın Eskişehir'in güneybatısında Karacahisar'daki karargâhına gitti. En zor anda Hızır gibi yetişmişti. Cephede durum çok kötüydü.

 

18 Temmuz 1921 – Mustafa kemal Paşa'nın Eskişehir'in güneybatısında (Karacahisar) İsmet Paşa'ya direktifi; "Orduyu Eskişehir kuzey ve güneyinde topladıktan sonra düşmanla aramızda büyük açıklık bırakmak lazım gelir ki orduyu toparlamak ve güçlendirmek mümkün olsun. Bunun için Sakarya'nın doğusuna çekilmek yerinde bir karardır. Düşman takip ederse menzilinden uzaklaşır ve zayıflar, bizse toplu ve güçlü oluruz. En büyük sakınca kamuoyundaki manevi sarsıntıdır. Fakat kısa sürede alınacak başarılı sonuçlarla sakıncalar kalkacaktır. Kararsızlık yapmadan askerliğin gereğini uygulayalım." (Nutuk)

 

18 Temmuz 1921 – Kütahya'nın ele geçirilişi Yunan parlamentosunda büyük sevinç yarattı.

 

18 Temmuz 1921 – İsmail Habip (Sevük), 18 Temmuz 1921'de Açıksöz'deki bir yazısında "Yunan'ın işgal ettiği yerlerde ne namaz kılacak bir cami, ne namaz kılacak bir cemaat bıraktıklarını" belirterek şöyle diyor: "Eğer silaha sarılıp ayağa kalkmasaydık. (…) otuz kırk sene geçmeden Anadolu'da ne İslam'dan bir numune, ne İslamiyetten bir nişane kalacaktı."

 

18 Temmuz 1923 – Atatürk'ün, Çankaya'da, dil uzmanlarından Mithat Sadullah (Sander) Bey'i kabulü.

 

18 Temmuz 1923 – İsmet Paşa'nın, hükümetten beklediği cevabın gecikmesi üzerine Lozan'dan Atatürk'e telgrafı: "…Eğer hükümet, kabul ettiğimiz şeylerin reddinde kesin ısrarlı ise, bunu bizim yapmaklığımıza imkân yoktur. …Hükümetten teşekkür beklemiyoruz. Yaptıklarımızın hesabı tarihe bırakılmıştır."

 

18 Temmuz 1929 – Atatürk'ün, gece yarısından sonra Ankara'nın Tahtakale bölgesinde çıkan yangın yerine gelişi ve alınan önlemleri denetlemesi.

 

18 Temmuz 1930 – Ankara Etnoğrafya Müzesi halka açıldı.

 

18 Temmuz 1932 – Ezanın Türkçe okunacağı açıklandı. Uygulamaya kısa süre sonra geçildi.

 

18 Temmuz 1932 – Diyanet İşleri Başkanlığı'ndan İstanbul Müftülüğü'ne yazılan özel – 636 sayılı yazı ile ezan ve kametin birkaç ay içinde Türkçe okunacağı bildirildi. (16 Haziran 1950'de, D.P. İktidarı, TCK'nın ilgili maddesinde değişiklik yaparak ezanın Arapça okunmasına olanak verdi)

 

18 Temmuz 1932 – Türkiye Milletler Cemiyeti'ne üye oldu. Türkiye Cumhuriyeti Milletler Cemiyet'ine 56'ncı üye olarak girdi. (Milletler Derneği, Cemiyet-i Akvam).

 

18 Temmuz 1932 – Atatürk'ün, Yalova'da, İtalyan Filosu Komutanı Amiral Morno ve İtalya Büyükelçisi Baron Aloiz'i kabulü.

 

18 Temmuz 1932 – Atatürk'ün, akşamüzeri Yalova'dan Baltacı ve Millet Çiftliklerine gidişi.

 

18 Temmuz 1933 – Atatürk'ün, İstanbul'dan Yalova'ya gidişi.

 

18 Temmuz 1934 – Atatürk'ün, Bolu'dan ayrılırken sabah Halkevi şeref defterine yazdıkları: "Bolu Halkevi'nde bir gece kaldım. Bolu'nun güzelliğinden, halkın coşkun sevinçlerinden çok duygulandım."

 

18 Temmuz 1934 – Atatürk'ün, Bolu'dan hareketle Düzce-Hendek üzerinden akşam saat 20.00'de Adapazarı'na gelişi (Gece yarısına doğru, trenle İstanbul'a hareket etmiştir).

 

18 Temmuz 1936 – Atatürk Floryada.

 

18 Temmuz 1936 – Atatürk'ün, Florya köşkünde sohbet esnasında yazdırdığı notlardan: "…Güzel sanatlarda başarı, bütün inkılâpların başarı kazandığının en kesin delilidir. Bunda başarı kazanamayan milletlere ne yazıktır. Onlar, bütün başarılarına rağmen uygarlık alanında yüksek insanlık sıfatıyla tanınmaktan daima mahrum kalacaklardır!" [Kocatürk]

 

18 Temmuz 1938 – Atatürk'ün, zatürree başlangıcı nedeniyle bir haftadır devam eden ateşinin 36.5 dereceye düşürülerek hastalığın kontrol altına alınışı.