Tarihte bugün Atatürk

 

20 EYLÜL

 

20 Eylül 1907 – Mustafa Kemal, Selanik'teki 3. Orduya atandı.

 

20 Eylül 1908 – Atatürk'ün, Trablusgarp'a gitmek üzere Selanik'ten İstanbul'a hareketi (İstanbul'dan da deniz yoluyla Trablusgarp'a geçmiştir). (Atatürk'ün Selanik'ten ayrılış tarihi kesin değildir; olayların seyrine göre bu tarihin 18-20 Eylül 1908 tarihleri arasına düşmesi gerekmektedir). [Kocatürk]

 

20 Eylül 1915 – Atatürk'ün rahatsızlanması, Mareşal Liman von Sanders'in Anafartalar Grubu Karargâhı'na gelerek, kendisine geçmiş olsun dileğinde bulunması, sonra özel doktorunu gönderişi.

 

20 Eylül 1915 – Mustafa Kemal rahatsızlanır. (Anafartalar Grup Komutanıdır.) Liman Von Sanders özel doktorunu gönderir. Rahatsızlığı sıtmadır. (Sonsuza Yolculuk , Yrd. Doç Dr. Ali Güler)

 

20 Eylül 1917 – Mustafa Kemal'in, Halep'ten -İstanbul'da bulunan- Bahriye Nazırı ve 4'üncü Ordu Komutanı Cemal Paşa'ya, Sina Cephesi hakkındaki düşünce ve önerilerini bildiren geniş raporu. (7. Ordu Komutanı sıfatıyla, memleketin ve ordunun durumunu açıklayan tarihi raporunu İstanbul'a gönderdi.) (Yıldırım Grubu Irak'ı hedef alarak kurulmuştur. Ancak bunun olumlu sonuç vermesi için önce Sina Cephesinin güven altına alınması gerekçesiyle VIII. Ordu da Mareşal'a bağlanmıştır. Böylece Falkenhayn, bölgenin tek hâkimi durumuna girmiştir. Millî çıkarlar konularında son derecede hassas olan Mustafa Kemal, ülkeyi bir Alman sömürgesi haline getirmeye yönelik bu hareketlere kayıtsız kalamazdı. Falkenhayn‟ın almayı düşündüğü siyasî ve askerî tedbirleri ile mutabık değildir. Her zamanki medeni cesareti ve berrak zekâsı ile durumu bütün çıplaklığı ile 20 Eylül 1917'de Başkumandan Vekili Enver Paşa'ya ve Bahriye Nazırı Cemal Paşa‟ya bildirir. Raporun bir sureti Sadrazam Talat Paşa'ya, İttihat ve Terakki'nin ileri gelen simalarına bilgi için sunulur.)

 

20 Eylül 1917 – Mustafa Kemal'in Halep'teki VII. Ordu Komutanı sıfatıyla, memleketin, Ordunun durumunu açıklayan tarihi raporunu göndermesi. Atatürk'ün, Halep'ten genel durum değerlendirmesi ve General Falkenhein ile anlaşmazlığına dair Sadrazam ve Dahiliye Nazırı Talât Paşa ile Başkomutan Vekili ve Harbiye Nazırı Enver Paşa'ya raporu.

 

20 Eylül 1917 – Atatürk'ün, Halep'ten -İstanbul'da bulunan- Bahriye Nazırı ve 4. Ordu Komutanı Cemal Paşa'ya, Sina cephesi hakkındaki düşünce ve önerilerini bildiren geniş raporu:".. .Elimizde bulunan kuvvetleri iyi kullanmak gereği! …Sina cephesinin Mareşal Falkenhayn'dan alınarak bir Türk'e ve özellikle 7. Ordu Komutanı olması sebebiyle kendisine verilmesinin uygun olacağı!" (Tüm kaynaklarda, Cemal Paşa'ya -isteği üzerine- yazılan bu raporun, doğrudan Enver Paşa'ya yazıldığı, bir suretinin de Sadrazam Talât Paşa ve 4. Ordu Komutanı Cemal Paşa'ya gönderildiği kaydedilmektedir. Oysa ki Salih Bozok'un notları içinde yayımlanan belgede, raporun esas muhatabının Cemal Paşa olduğu, bir suretinin de -İstanbul'a gönderilen- Cevat Abbas (Gürer)'le Sadrazam Talât Paşa ve Başkomutan Vekili Enver Paşa'ya iletildiği kesinlik kazanmaktadır). [Kocatürk]

 

20 Eylül 1917 – Mustafa Kemal'in Halep'ten Dahiliye nazırı Talat ve Başkomutan vekili Enver Paşalara gönderdiği 2010 kelimelik ünlü ve ilk şifreli raporu. (Bu rapora ayrıca birde şifreli rapor eklenmiştir. Bu ek, Enver ve Cemal Paşalara da gönderilmiştir. Yazı, Zeyl ve Sina cephesinin durumu hakkındadır.) (Bu rapor, Mustafa Kemal'in aklının, cesaret ve kararlılığının, ileri görüşlülüğünün ve büyük liderliğinin en açık kanıtlarından biridir.) (Enver paşa bu görüşleri dikkate almayınca Mustafa Kemal istifa etmiş ve yerini Fevzi Çakmak Paşa'ya bırakıp İstanbul'a gelmiştir. Ancak çok kısa süre sonra Mustafa Kemal'in haklılığı anlaşılmış ve maalesef Kudüs ve Filistin kaybedilmiştir.) (Atatürk'ün Gizli Kurtuluş Planları, Sinan Meydan, 7. Baskı, s.33)

 

20 Eylül 1917 – Mustafa Kemal 7 nci Ordu Komutanlığı sırasında Sadrazam Talat Paşa ve Başkomutan vekili Enver Paşa'ya bir rapor göndererek Osmanlı ordusunun bir yabancı subaya teslim edilmemesini istemişti. İstekleri kabul edilmeyince de istifa etmiş ve İstanbul'a gelmişti.

 

20 Eylül 1918 – Mustafa Kemal'in gelişen İngiliz taarruzu karşısında 7'nci Orduyu Şeria Nehri'nin doğusuna alma kararı. (19 Eylül tarihli İngiliz taarruzu karşısında 8'inci Ordu cephesinin yarılması üzerine 4'üncü ve 7'nci Ordular da düşman tarafından çevrilme tehlikesinde kalmışlardı. Mustafa Kemal bu durumda, uygun koşullar altında muharebeye devam etmek için 20 Eylül'de birliklerine Şeria Nehri'nin doğusuna çekilme emrini vermiştir. Bu karar üzerine, 7'nci Ordu birlikleri düzenini ve savaş gücünü bozmadan Rayak'a, oradan da Halep'e çekilmiştir.) (Mustafa Kemal cepheye geldiğinde, Yıldırım Orduları Grubu Kudüs-Yafa hattının kuzeyinde, deniz ile Şeri'a arasında cephe tutmuştur. VIII. Ordu sağda VII. Ordu soldadır. IV. Ordu Şeri'a doğusundadır. Ordular çok zayıf, cephane yetersiz, erler aç ve yarı çıplak bir vaziyettedir. 19 Eylül'de düşman 8. Ordu cephesine sekiz misli üstün bir güçle saldırır. Ve cepheyi iki saatte yarar. VII. Ordu önce saldırıları püskürtür, fakat İngiliz Süvari Birlikleri'nin 20 Eylül'de grup karargâhını basmaları ve ordunun gerilerine düşmeleri üzerine, Mustafa Kemal kuvvetlerini Şeri'a Nehri doğusuna geçirir.)

 

20 Eylül 1918 – Atatürk'ün, gelişen İngiliz taarruzu karşısında 7. Ordu'yu Şeria nehrinin doğusuna alma kararı. İngilizlerin, Nasıra'da bulunan Yıldırım Orduları Grubu Karargâhını esir almak üzere, sabah şehre baskını. (Mareşal Liman von Sanders'in emri ile yapılan üst üste 3 karşı taarruz sonucu İngilizler işgal ettikleri tepeleri bırakıp çekilmek zorunda kalmışlardır. Ancak bu baskından sonra Liman von Sanders, öğleden sonra Nasıra'dan ayrılarak Taberiye'ye, oradan da Şam'a çekilmiştir). [Kocatürk]

 

20 Eylül 1918 – İngiliz ordularının ilerleyişi Nasıra'daki Yıldırım Orduları karargahına ulaşmıştır. Liman von Sanders kaçarak kendisini kurtarmış, Mustafa kemal ile olan irtibatını kaybetmiştir. Mustafa Kemal'in 7nci Ordusu 22/23 Eylül'de üzerinde köprü olmayan Şeria nehrini geçerek, Acun dağları üzerinden Der'a demiryolu kavşağına ulaştırabilmiştir. Bu arada düşman hava kuvvetleri de ordunun üzerinde kurşun yağdırmaktadır. (Atatürk'ün Gizli Kurtuluş Planları, Sinan Meydan, 7. Baskı, s.39)

 

20 Eylül 1919 – Padişah Vahdettin'in İstanbul Hükümetine yardımcı olunmasını "İtidal ve sükunetin muhafazasını…" isteyen beyannamesi. Vahidettin, İstanbul Hükümeti'ne yardımcı olunmasına ilişkin bir beyanname yayınladı.

 

20 Eylül 1919 – Atatürk'ün, Amerikan Heyeti Başkanı General Harbord ile Sivas'ta görüşmesi. Harbord'un "Millet düşünülmesi mümkün her türlü girişim ve fedakârlıkta bulunduktan sonra dahi muvaffak olunamazsa ne yapacaksınız?" sorusuna Atatürk'ün verdiği cevap: "Bir millet varlığını ve bağımsızlığını temin için düşünülen girişim ve fedakârlığı yaptıktan sonra muvaffak olur. Ya muvaffak olamazsa demek, o milletin ölmüş olduğuna hükmetmek demektir. Bu sebeple millet yaşadıkça, fedakârane girişimlerine devam ettikçe başarısızlık söz konusu olamaz!"

 

20 Eylül 1919 – İngiliz askerlerinin 20 Eylül'de Merzifon ve daha sonra Samsun'dan çekilmesi.

 

20 Eylül 1919 – Atatürk'ün, vilâyetlere, Mutasarrıf Samih Fethi Bey başta olmak üzere Çorumluların millî mücadele saflarında yer aldığını bildiren telgrafı. [Kocatürk]

 

20 Eylül 1920 – Ermeni harekâtının başlaması.

 

20 Eylül 1920 – Sarıkamış'ın kurtarılışı.

 

20 Eylül 1920 – Atatürk'ün, Kâzım Karabekir'in 14 Eylül 1920 tarihli teklifine cevabı: "…Celâlettin Arif Bey'in Erzurum Valiliği'ne atanması mümkün değildir. Milletvekilliğinden istifa ettiği takdirde adı geçen vilâyete atanması Vekiller Heyeti'ne teklif olunabilir." [Kocatürk]

 

20 Eylül 1921 – Atatürk'ün, "Gazi" unvanı ve "Mareşal" rütbesinin verilişi nedeniyle orduya bildirgesi: "…Zaferden dolayı sizin kahramanlıklarınızla, sizin gösterdiğiniz nihayetsiz fedakârlıklar pahasına kazanılan bu büyük muzafferiyetlerin millet tarafından takdirini gösteren bu rütbe ve unvanı, ancak size mal ederek bütün askerlik hayatımın en büyük iftihar sermayesi olarak taşıyacağım."

 

20 Eylül 1921 – Atatürk, Sakarya Zaferi nedeniyle orduya yayınladığı beyannamede bu zaferin 'Mazlum milletimizi tarihin en tehlikeli bir zamanında yeniden ışığa ve kurtuluşa kavuşturduğunu' belirtiyordu. (Sinan Meydan, 1923, 3. Baskı, s.86.)

 

20 Eylül 1921 – Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin, Sakarya Zaferi sebebiyle Başkomutan Atatürk'e telgrafı: "Meclis, yüce ve saygıdeğer Başkanlarının, düşman ordusunu bozguna uğratan dahiyane karar ve önlemleri sayesinde kazanılan bu büyük zaferle kıvanç duymaktadır." [Kocatürk]

 

20 Eylül 1922 – Fransız ve İtalyan kuvvetleri Çanakkale'den çekildi.

 

20 Eylül 1922 – General Harington'un, İngiltere Savunma Bakanlığı'na gizli telgrafı: "…General Charpy, Mustafa Kemal'in Çanakkale'ye saldıracağını söylüyor. Çanakkale, İngiliz politikası için mihenk taşı olacak!"

 

20 Eylül 1922 – Paris'te, İngiltere Dışişleri Bakanı Lord Curzon ile Fransa Başbakanı Poincaré arasında görüşme ve Lord Curzon'un söyledikleri: "Mart ayından beri Mustafa Kemal'i konferansa getirmek için harcanan çabalar bop gitti."

 

20 Eylül 1922 – Boğazlara karşı girişilen Türk harekatını durdurmak ve barış konferansına zemin hazırlamak üzere Fransa – İngiltere ve İtalya temsilcilerinin Paris'te toplanmaları (Bu toplantılar 23 Eylül 1922'ye kadar sürmüştür). 20 Eylül 1922 – Bayramiç'in kurtuluşu.

 

20 Eylül 1922 – Fransız ve İtalyan kuvvetleri Çanakkale'den çekildi.

 

20/21 Eylül 1922 – Ayvacık'ın kurtuluşu.

 

20 Eylül 1923 – İstanbul'da , kapütilasyonların öngördüğü yabancı devletlere ait postaneler kapatıldı.

 

20 Eylül 1924 – Atatürk'ün, Hamidiye kruvazörünün hatıra defterine yazdıkları: "…Sınırlarının önemli ve büyük parçaları deniz olan Türk Devleti'nin donanması da önemli ve büyük olmak gerekir. O zaman Türk Cumhuriyeti daha kaygısız ve emin olacaktır. Mükemmel ve güçlü bir Türk donanmasına sahip olmak amaçtır."

 

20 Eylül 1924 – Atatürk'ün, Lâtife Hanımla beraber sabah Hamidiye kruvazörü ile Ordu'dan Samsun'a gelişi, Belediye binasında görüşmeleri, akşam Şehir Belediyesi'nin şerefine verdiği ziyafette konuşması: "Düşmanların İzmir'e çıktıkları günlerde idi ki, İstanbul'dan çıkarak Samsun'a gelmiştim. Ben Samsun'u ve Samsun halkını gördüğüm zaman memleket ve millete ait bütün düşüncelerimin, kararlarımın her halde yerine getirilebilir olduğuna bir defa daha kuvvetle inandım. Samsunluların hal ve vaziyetlerinde gördüğüm, gözlerinde okuduğum vatanseverlik, ümit ve tasavvurlarımı olumlu kanaata ulaştırmaya kâfi gelmişti." [Kocatürk]

 

20 Eylül 1924 – Atatürk, Samsun'da, Hamidiye kruvazörü mürettebatı ile birlikte.

 

20 Eylül 1925 – Atatürk'ün, Ankara Hukuk Mektebi Öğretim Kurulu Başkanı Mahmut Esat (Bozkurt) Bey'e -15 Eylül 1925 tarihinde kendisine verilen- Öğretim Kurulu Fahrî Başkanlığı'nı memnuniyetle kabul ettiğini bildiren yazısı.

 

20 Eylül 1925 – Atatürk'ün, Ankara'dan trenle İzmit'e hareketi.

 

4-20 Eylül 1928 – İkinci fuar sergisi İzmir'de açıldı. 1927 yılındaki sergiyle aynı yerde açılan bu sergi uluslararası mahiyetteydi.

 

20 Eylül 1928 – Atatürk'ün, sabah Sivas'ta incelemeleri, Sivas Kongresi'nin toplandığı lise salonunu ziyareti ve lisenin hatıra defterine yazdıkları: "İlk Kongremizin toplandığı salonu görmekten çok duygulandım!"

 

20 Eylül 1928 – Atatürk Sivas Lisesi'nde

 

20 Eylül 1928 – Atatürk'ün, Sivas'tan hareketle Kayseri'ye gelişi.

 

20 Eylül 1928 – Atatürk Kayseri'de yeni Türk harflerini halka tanıttı.

 

20 Eylül 1928 – Atatürk'ün, öğleden sonra Kayseri'den Ankara'ya hareketi.

 

20 Eylül 1930 – Atatürk'ün, İstanbul'dan Ankara'ya gelişi.

 

20 Eylül 1932 – Atatürk'ün, Dolmabahçe Sarayı'nda "Dil Encümeni" toplantısında bulunması.

 

20 Eylül 1933 – Başbakan İsmet İnönü ve Dışişleri Bakanı Tevfik Rüştü Aras'ın, Sofya'yı ziyaretinde, 1929 Tarafsızlık Antlaşması'nın süresi uzatıldı.

 

20 Eylül 1934 – Atatürk'ün, akşam İstanbul'dan trenle Ankara'ya hareketi.

 

20 Eylül 1936 – Atatürk'ün, akşamüzeri Sakarya motoruyla Heybeliada'ya geçerek İsmet Paşa'nın köşküne gelişi, geç saatlerde Dolmabahçe Sarayı'na dönüşü.

 

20 Eylül 1937 – Başvekil İsmet İnönü, başbakanlıktan ayrılmak için Atatürk'ten izin istedi. İnönü'nün yerine İktisat Vekili Celal Bayar vekalet etmeye başladı.

 

20 Eylül 1937 – İkinci Türk Tarih Kurultayı, Dolmabahçe Sarayı'nda toplandı. Kongreye katılan ünlü antropolog Eugene Pittard Atatürk'le Florya'da uzun bir görüşme yaptı.

 

20 Eylül 1937 – Dolmabahçe Sarayı Veliaht Dairesi'nde, Atatürk'ün de isteğiyle, Türkiye'nin ilk resim ve heykel müzesi açıldı. Atatürk, Türkiye'nin ilk resim galerisini Dolmabahçe'de açtı.

 

20 Eylül 1937 – Atatürk'ün, saat 10.00'da ikinci Türk Tarih Kurultayı nedeniyle Dolmabahçe Sarayı'nda düzenlenen "Tarih Sergisi"ni açışı.

 

20 Eylül 1937 – Atatürk'ün, öğleden sonra İsmet İnönü ile beraber Dolmabahçe Sarayı'nda ikinci Türk Tarih Kurultayı'nın açılışını ve çalışmalarını izlemesi.

 

20 Eylül 1937 – İsmet İnönü'nün, dinlenmek üzere bir buçuk ay izin alarak Başbakanlıktan ayrılması ve Ekonomi Bakanı Celâl Bayar'ın Başbakan Vekilliği'ne atanması. (İsmet İnönü'nün Başbakanlıktan istifası: 25 Ekim 1937).