Tarihte bugün Atatürk

 

22 OCAK

 

22 Ocak 1917 – Atatürk'ün, 16. Kolordu Kurmay Başkanı Yarbay İzzettin (Çalışlar) Bey'i, Silvan'dan 2. Ordu Karargâhı'na çağırması.

 

22 Ocak 1917 – Wilson Senatoya sunduğu söylevinde; "Türkiye'nin Avrupa'daki varlığına son verilecek!" (Sinan Meydan, 1923, 3. Baskı, s.237.)

 

22 Ocak 1919 – Hürriyet ve İtilaf Fırkası, yeniden çalışmaya başladı.

 

22 Ocak 1919 – Hürriyetperveran Avam Partisi başkanı Fethi Bey (Okyar) diğer partileri ortak hareket etmek üzere bir toplantıya çağırdı.

 

22 Ocak 1919 – Trakya-Paşaeli Müdafaa-ı Hukuk-ı Osmaniye Cemiyeti Trakya'daki Yunan işgalinin kaldırılmasını istedi.

 

22 Ocak 1919 – Türk Kuvvetleri'nin Batum'u boşaltması.

 

22 Ocak 1919 – Konya İstasyonu'nun İngilizler tarafından işgal edilmesi. Bir İngiliz birliği, Konya'ya girdi.

 

22 Ocak 1920 – Atatürk'ün, kolordu komutanlarına direktifi: "İngilizler İngilizler İstanbul'da nazır veya mebuslardan bazılarını tutuklarsa, karşılık olarak Anadolu'da bulunan İngiliz subaylar İngiliz subayları tutuklanacaktır."[Kocatürk]

 

22 Ocak 1920 – Damat Ferit'in hazırladığı ve Padişahın da onayladığı, ülkeyi 15 yıllığına İngiltere'ye teslim eden 12 Eylül 1919 tarihli gizli anlaşmanın Amerika'da New York Herald Tribune gazetesinde yayınlanması.

 

22 Ocak 1920 – Atatürk'ün (İşgalcilerin bakan yahut vekilleri tutuklamaları durumuna tedbir olmak üzere) Ankara, Konya, Sivas ve Erzurum kolordu Komutanlıklarına telgraf ile Anadolu'da bulunan bazı İngiliz subaylarının tutuklanmasını istemesi. (22 İngiliz subay tutuklanmış, bunlar Malta'ya sürgün edilen Vatanseverler ile takas edilmiştir.) (Sinan Meydan, 1923, 3. Baskı, s.159.)

 

22 Ocak 1920 – Misak-ı Milli, Felah-ı Vatan grubunun gizli oturumunda kabul edildi.

 

22 Ocak 1920 – Meclis-i Mebusan'da Mustafa Kemal'in kutlama telgrafına teşekkür edilmesi karalaştırıldı.

 

22 Ocak 1920 – Trabzon'da ve Denizli'de işgale karşı mitingler yapıldı. Trabzon'daki mitingde Faik Ahmet Bey (Barutçu) konuştu.

 

22 Ocak 1920 – Atatürk'ün, İngilizlerin verdiği nota üzerine nazırlıktan istifa ettiğini bildiren Harbiye Nazırı Cemal Paşa'ya telgrafı: "…Heyet-i Temsiliye'nin bir temsilcisi olan zat-ı devletlerinin, Heyet-i Temsiliye'nin haberi olmaksızın ve hatta onun görüşüne rağmen çekilmeniz kabul edilemez. İngilizlerin, sizi zorla vazifeden ayırmaları ihtimali bile bizim hesabımızdadır ve süratle önlemleri alınmıştır. Metanetle mevkiinizi korumanız kesin isteğimizdir." [Kocatürk]

 

22 Ocak 1920 – Atatürk'ün, Sadrazam Ali Rıza Paşa'ya telgrafı: "İngilizlerin, Harbiye Nazırı'nın ve Genelkurmay Başkanı'nın değiştirilmesini istemeleri, devletin siyasî bağımsızlığına kesin bir tecavüzdür. …Siyasî bağımsızlığımıza yapılan bu açık tecavüzü, devletçe kabul eder ve milletçe sessiz kalırsak, siyasî varlığımız aleyhinde en kötü karar ve uygulamalara kendi tarafımızdan yol vermiş olacağımıza şüphemiz yoktur. Bu nedenle İngilizlerin İstanbul'da muhtemel tecavüzleri ne şekil ve ne dereceye varacak olursa olsun, içeride ve dışarıda Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'ne dayandığı bilinen hükümetin, bu teklifi şiddetle reddetmesi ve Harbiye Nazırı ile Genelkurmay Başkanı'nın yerlerinde bırakılması kesin isteğimizdir." [Kocatürk]

 

22 Ocak 1920 – Atatürk'ün, Harbiye Nazırı Cemal Paşa'ya telgrafı: "İngilizlerin emri sonucu olarak Harbiye Nezareti'ni terk ettiğiniz anlaşılıyor. …Eğer görev başına gelmemekte ısrar ederse¬niz, İngilizlerin, milletin bağımsızlığını bozduğunu ilân ederken, Harbiye Nazırı'nın da vatanî vazifesini yerine getirmemekten sorumlu olduğunu ağır bir şekilde ilâve etmek mecburiyetindeyiz." [Kocatürk]

 

22 Ocak 1920 – Atatürk'ün, İngilizlerin İstanbul'da Harbiye Nazırı ile Genelkurmay Başkanı'nın görevden uzaklaştırılmalarını istemeleri üzerine milletvekillerine bildirisi: "…İngilizlerin tecavüzü geri alınmadığı takdirde Meclisin vazifesi, Anadolu'ya geçmek ve milletin idaresini üzerine almaktır. Bu hareket, bütün milletin kuvvetlerini kendisinde toplamış olan Kuva-yi Milliye tarafından her yönüyle desteklenecektir." [Kocatürk]

 

22 Ocak 1920 – İşgal güçlerinin İstanbul'da saldırılarını artırarak nazır veya vekillerden bazılarını tutuklamaları ihtimaline karşı Mustafa Kemal Paşa tarafından "Anadolu'da bulunan yabancı subayların tutuklanması" emrinin Ankara, Konya, Sivas ve Erzurum'daki kolordu komutanlıklarına kişiye özel ve şifreli olarak bildirilmesi. (Nutuk)

 

22 Ocak 1921 – Çerkez Ethem birlikleri tamamıyla yenildi.

 

22 Ocak 1921 – Ethem kendisine bağlı birlikleri serbest bıraktı. Kendisine bağlı Parti Pehlivan Refet Bey'in kuvvetlerine teslim olmayı reddederek, Yunanlıların hâkim olduğu bölgede gerilla biçimi eylemler yapmaya başladı.

 

22 Ocak 1921 – Çerkez Ethem kuvvetlerinin bir bölümü dağılır, ya da yeniden milli kuvvetlere katılırken, küçük bir bölümünün Yunanlılara sığınması. Çerkez Ethem yenildi. 700 askeriyle Yunanlılara sığındı.

 

22 Ocak 1921 – Kars'tan Erzurum'a gelen Mustafa Suphi ve arkadaşları burada saldırı ve hakaretlere uğradı.

 

22 Ocak 1921 – Mustafa Suphi'nin ölümünden altı gün önce mecliste uzun komünizm ve Mustafa Suphi tartışıldı. (Komünizmle işbirliği bazı üyeleri tedirgin etmişti. Mustafa kemal bu tedirginliği bertaraf etmiş, konuşmasında Bolşevik desteğine neden ihtiyaç duyulduğunu açıklamıştı.)

 

22 Ocak 1921 – Atatürk'ün, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin gizli oturumunda bolşeviklik propagandası yapanlarla ilgili görüşmeler esnasında konuşması: "…Şüphe etmiyorum ve hiç kimsenin şüphe etmeyeceğini zannediyorum ki, Büyük Millet Meclisi ve onun hükümetinin bugüne kadar izlediği siyaset, tamamen millî emellere uygundur. Bu siyasetin ne olduğunu tekrara lüzum görmem." [Kocatürk]

 

22 Ocak 1922 – Ankara'da "Harp Encümeni"nin, Atatürk'ün başkanlığında ilk toplantısını yapması.

 

22 Ocak 1922 – İstanbul Robert kolejinin Amerikalı müdürü Lawrence Moore'ın demeci; "Mustafa Kemal öldürülürse yeri doldurulamaz."

 

22 Ocak 1923 – Atatürk'ün, Bursa'da "Şark Sineması" salonunda halkla konuşması: "…İnsanlar olgunlaşmak için bazı şeylere muhtaçtır. Bir millet ki resim yapmaz, bir millet ki heykel yapmaz, bir millet ki fennin gerektirdiği şeyleri yapmaz; itiraf etmeli ki o milletin ilerleme yolunda yeri yoktur." Mustafa kemal, Bursa Şark sinemasında halka hitaben 6 saat konuştu.

 

22 Ocak 1923 – Askerlikten firar edenlerin tüm tedbirlere rağmen Elcezire Bölgesinde önlenememesi üzerine, 22 Ocak 1923'te 335 numaralı Meclis Kararı ile merkezi Diyarbekir'de bulunmak, sahası Elcezire cephesi mıntıkası olmak ve sırf askerlikten firar edenler ile ilgili davalara bakmak üzere yeni bir İstiklal Mahkemesi kuruldu. Söz konusu mahkeme 9 Mart 1923'ten 11 Mayıs 1923'e kadar iki ay süreyle çalıştı.

 

22 Ocak 1923 – Atatürk'ün, annesinin ölümü nedeniyle Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin başsağlığı dileklerini ileten Meclis II. Başkanı Ali Fuat (Cebesoy) Paşa'ya cevabı: "…Cenab-ı Hak, büyük validemiz vatanı gerçek kurtuluş ve refaha ulaştırmaya ve milletin bağımsızlık ve egemenliğini sağlamlaştırmaya çalışan Meclisimizi tarihî çalışmalarında başarılı kılsın!" [Kocatürk]

 

22 Ocak 1924 – Başbakan İsmet Paşa'nın, Halife Abdülmecit Efendi'nin başkâtibi aracılığıyla bazı isteklerde bulunması üzerine, İzmir'de bulunan Atatürk'e telgrafı ve Cumhurbaşkanı Atatürk'ün cevabı: "…Halife ve bütün cihan, kesin olarak bilmek lâzımdır ki, mevcut ve korunmuş olan halife ve halife makamının, hakikatte, ne dinen ve ne de siyaseten hiçbir mâna ve varlık nedeni yoktur. Türkiye Cumhuriyeti safsatalarla mevcudiyetini, bağımsızlığını tehlikeye maruz bırakamaz. Hilâfet makamı, bizce en nihayet tarihî bir hatıra olmaktan fazla bir ehemmiyete sahip olamaz. Türkiye Cumhuriyeti devlet adamlarının veya resmî heyetlerin, kendisiyle temasını istemesi dahi Cumhuriyetin bağımsızlığına açık tecavüzdür. …Halifenin hayatının temini ve geçinmesi için Türkiye Cumhurbaşkanının tahsisatından mutlaka aşağı bir tahsisat kâfi gelir. Maksat debdebe ve gösteriş değil, insanca hayat ve geçim temininden ibarettir. Hilâfet hazinesinden maksat ne olduğunu anlayamadım. Hilâfetin hazinesi yoktur ve olamaz. Böyle bir hazineyi ecdadından miras yoluyla elde etmişse resmen ve açık olarak bilgi verilmesini rica ederim." [Kocatürk]

 

22 Ocak 1924 – İsmet Paşa'nın Mustafa Kemal'e telgrafı; "Halife bütçesinde artış istiyor." (Mustafa Kemal Paşa gayet sinirlendi.

 

22 Ocak 1930 – Gazi ve Türklük aleyhine propaganda yapmaktan dolayı Resimli Ay gazetesi aleyhine dava açıldı. (27 Şubat – Resimli Ay gazetesinin davası mahkûmiyetle bitti).

 

22 Ocak 1932 – Yerebatan Camisindeki Türkçe Kuran'ın ilk kez okunması. İstanbul Yerebatan Camii'nde ilk defa Hafız Yaşar (Okur) tarafından Türkçe Kuran okundu. (İstanbul'da ilk Türkçe hutbe : 3 Şubat 1928)

 

22 Ocak 1932 – Atatürk'ün, akşam İstanbul'da Opera Sineması'nda "Çanakkale" filmini seyretmesi, daha sonra Pera Palas'a uğrayarak Dolmabahçe Sarayı'na dönüşü.

 

22 Ocak 1933 – Atatürk'ün, Balıkesir'de Lise'yi ve Öğretmen Okulu'nu ziyareti, bazı derslere girişi, gece 24.00'te trenle Kütahya'ya hareketi.

 

22 Ocak 1933 – Atatürk'ün Balıkesir Kız ve Erkek Orta Mekteplerini (Ortaokullarını) ziyareti ve Mektep (Okul) Müsameresine katılışı.

 

22 Ocak 1935 – Atatürk'ün, Ankara'dan İstanbul'a gelişi.

 

22 Ocak 1936 – Atatürk'ün, Kurun (Vakit) gazetesinde, Hatay davasıyla ilgili olarak, Asım Us imzasıyla yayımlanan başyazısı: "…Acaba Fransız devlet adamlarının bu işi böyle çıkmaza sokmaktan maksatları ne olabilir? …Biz artık Fransız devlet adamlarına hitap etmeye gerek görmüyoruz. Bundan sonra Fransızların kendi menfaatleri namına dostları ve müttefikleri olan devletlerin, gerçeği yakından görerek durumun gereğine göre hareket etmelerini istiyoruz!" (Atatürk tarafından yazdırılıp Asım Us imzasıyla Kurun (Vakit) gazetesinde dizi halinde yayımlanan bu başyazıların sayısı beş olup 22-26 Ocak 1937 günlerinde yayımlanmıştır). [Kocatürk]

 

22 Ocak 1938 – Atatürk İzmit üzerinden Derince'ye geçti.

 

22 Ocak 1938 – Atatürk'ün son kez Yalova'ya gelmesi. (Derince'den vapurla Yalova'ya, oradan yeni yapılan termale geçmesi.) (Atatürk'ün yanı başında, M. Kemal Ulusu)

 

22 Ocak 1938 – Atatürk'ün, bazı şikâyetleri üzerine Yalova'da Dr. Nihat Reşat Belger tarafından muayenesi ve ilk defa olarak "siroz başlangıcı" teşhisinin konulması (bu teşhis, daha sonra diğer hekimlerle beraber Fransa'dan davet edilen Prof. Dr. Fiessinger tarafından da doğrulanmıştır). Dr. Nihat Reşat Belger, Atatürk'ü muayene ettiği dönemde Yalova Kaplıcası işletme Müdürü ve Başhekimi olarak görev yapıyordu. Hem İstanbul'da hem Paris'te tıp eğitimi görmüş, değerli bir iç hastalıkları uzmanı idi; ancak profesör unvanını taşımıyordu. 1938 yılı ortalarına doğru İstanbul Tıp Fakültesi Hidroklimatoloji profesörlüğüne atandı ve 1943 yılına kadar üniversitede hizmet verdi. Atatürk'ün sağlığı ile ilgili olarak düzenlenen raporların hiçbirinde profesör unvanını kullanmadı. [Kocatürk]

 

22 Ocak 1938 – Bursa'daki Merinos fabrikasının açılış töreni için Yalova'ya geldi. Yalova kaplıcalarının müdürü doktor Nihat Reşat Belger tarafından muayene edildi. İlk ve doğru teşhisi işte bu doktor koydu. "Kanaatim o kadar kesindir ki, teşhisimin isabetinde şüphenin gölgesi yoktur, karaciğeriniz büyümüş ve sertleşmiş, kaşıntının sebebi budur, karaciğer rahatsızlığıdır" dedi! (Kaynak: Yılmaz Özdil, Mustafa Kemal)

 

22 Ocak 1938 – Yalova'da 'Termal Oteli' açıldı.