Tarihte bugün Atatürk

 

23 HAZİRAN

 

22/23 Haziran 1920 – Atatürk'ün, Ali Fuat Paşa ve Albay Selâhattin Adil Bey'le beraber trenle Eskişehir'den Ankara'ya hareketi.

 

23 Haziran 1919 – (84 Sayılı Genelge) Dahiliye nazırı Ali Kemal Bey'in, Mustafa Kemal'in görevden alındığını ve kendisiyle hiçbir şekilde resmi muamele yapılmamasını bildiren genelgesi. (Nutuk)

 

23 Haziran 1919 – Mustafa Kemal, İstanbul Hükümeti tarafından görevinden alındı. (23 Haziran'daki toplantısında Bakanlar Kurulu, Harbiye Nezaretinin emrine rağmen İstanbul'a dönmediği ve halkı hükümete karşı kışkırttığı gerekçesiyle Mustafa Kemal'in hemen görevden alınmasına; yerine Hurşit Paşa'nın atanması için gerekli işlemin yapılmasına karar verdi. Artık resmî sıfatı kalmayan Mustafa Kemal'in bildiri ve emirlerinin geçerliliği bulunmadığının icap eden illere Dahiliye Bakanlığınca bildirilmesi uygun görüldü.)

 

23 Haziran 1919 – Vükelâ Meclisi'nin, Atatürk hakkında kararı: "…Mustafa Kemal Paşa'nın, azledilerek hiçbir resmî sıfatı kalmamış olduğundan bildiri ve emirlerinin resmî nitelik taşımadığının icap eden vilâyetlere duyurulmasının Dahiliye Nezareti'ne bildirilmesi." (Mustafa kemal paşa hakkında hükümet kararı: "Mustafa Kemal Paşa'nın azledilerek hiçbir resmi sıfatı kalmamış olduğundan tebligat ve işarların resmi mahiyeti haiz olmadığının icap eden vilayetlere tebliğinin Dahiliye nezaretine bildirilmesi.")

 

23 Haziran 1919 – Dahiliye Nazırı Ali Kemal'in, Atatürk'ün azledilmesi sebebiyle emirlerinin dinlenmemesi hakkında vilâyetlere gizli genelgesi: "Dahiliye Nezareti'nin size kesin emri, artık o zatın azledilmiş olduğunu bilmek, kendisiyle hiçbir resmî muameleye girişmemek, hükümet işlerine ait hiçbir isteğini yerine getirmemektir(!)" (Mustafa Kemal'in müfettişlik görevinden azledilmesi kararı üzerine İçişleri Bakanı hemen harekete geçti. 23 Haziran'da illere Mustafa Kemal'in görevden alındığını, kimsenin onun emirlerini yerine getirmemesini istedi. 26 Haziran'da da millî ordu teşkil etmenin ve millî savunma girişimlerinin bir felâket olduğunu belirterek askerlerin verecekleri emirlere uyulmamasını, uyanların sorumlu tutulacaklarını, bildirdi. İçişleri Bakanının, bazı çevrelerce desteklenen bu davranışı, hükümette ciddi tartışmalara yol açtı. Sert bir şekilde tartışan içişleri ve Millî Savunma Bakanları istifa etmek zorunda kalıyorlardı. Ancak Mustafa Kemal'i görevden almak kararı, Millî Savunma Bakanlığınca usulüne uygun bir şekilde sadarete (başbakanlık) bildirilmediği için, yürürlüğe konulamadı.)

 

23 Haziran 1919 – İstanbul'da İngiliz Yüksek Komiseri Amiral Calthorpe'un, Lord Curzon'a: "…Mustafa Kemal Paşa'nın Samsun'a varışından beri kendisini milliyetçi akımın merkezi haline getirdiği. Bu diğer tehlikeli kişinin de Rauf Bey olduğu." [Kocatürk]

 

23 Haziran 1919 – Atatürk'ün, Amasya'dan Kâzım Karabekir Paşa'ya telgrafı: "…İstanbul'da millî bağımsızlığın zevkinden mahrum bazılarının İngiliz esaretine girmekte sakınca görmedikleri anlaşılıyor. Bu sebeple Anadolu'dan çıkacak sesin etrafında olan bizler için bu millî vazifenin pek mukaddes olduğu kanaati bir kere daha doğrulanıyor. Merkezî hükümet millî girişimlerimize karşı her ne şekilde tecavüz elini uzatırsa uygun surette hemen karşı harekete girişilerek millî gayenin gerçekleştirilmesi zorunludur."

 

23 Haziran 1919 – İstanbul hükümeti Mustafa Kemal'i, emirlere uymadığı için görevden alarak yerine Hurşit Paşa'yı atadı. Ali Kemal vilayetlere gönderdiği yazıda Mustafa Kemal'in emirlerine uyulmamasını istedi.

 

23 Haziran 1919 – Mustafa kemal paşa hakkında hükümet kararı: "Mustafa Kemal Paşa'nın azledilerek hiçbir resmi sıfatı kalmamış olduğundan tebligat ve işarların resmi mahiyeti haiz olmadığının icap eden vilayetlere tebliğinin Dahiliye nezaretine bildirilmesi."

 

23 Haziran 1919 - Sarayın Elazığ valisi yaptığı Kurmay Albay Ali Galip Bey ve on adamının Sivas'ta dört yana Mustafa Kemal'in vatan haini olduğunu bildiren 84 sayılı genelgeyi afişler halinde astırması, halka duyurması, Sivas valisi Reşit Paşa'ya Mustafa Kemal Sivas'a geldiğinde yakalaması için telkinde bulunması. (Nutuk)

 

23 Haziran 1920 – Yunan kuvvetleri Karaağaç ve Salihli kasabalarını işgal etti.

 

23 Haziran 1920 – Yozgat ayaklanmasını bastırmakla görevli Çerkez Ethem kuvvetlerinin askerlerle çarpışarak Yozgat'a girişi. Çerkez Ethem komutasında Yozgat üzerine yürüyen Kuva-yı Seyyare, şehri kuşattı. Çapanoğlu kardeşler kaçtı, 50'den fazla isyancı öldürüldü, 12 isyancı idam edildi.

 

23 Haziran 1920 – Atatürk'ün, Ali Fuat Paşa ve Albay Selâhattin Adil Bey'le beraber Eskişehir'den Ankara'ya gelişi.

 

23 Haziran 1923 – İstanbul Darülfünunu Edebiyat Fakültesi "fahrî profesörlük" diplomasının. Necip Asım (Yazıksız), İsmail Hakkı (İzmirli) ve Şemsettin (Günaltay) Beylerden oluşan heyet tarafından Ankara'da Atatürk'e takdimi.

 

23 Haziran 1923 – Atatürk'ün, Çankaya'da Sovyet Elçisi Suriç'in güven mektubunu kabulü ve Elçi'nin söylevine cevap konuşması.

 

23 Haziran 1926 – İsmet Paşa'nın gazetecilere Atatürk'e suikast ile ilgili bilgilendirme yapması.

 

23 Haziran 1928 – Türk vatandaşlık kanununun kabulü.

 

23 Haziran 1928 – Atatürk'ün, Fethi (Okyar) Bey'le beraber Söğütlü yatı ile Dolmabahçe'den Haydarpaşa'ya gelişi, Fethi Bey'i Ankara'ya uğurlayışı, tekrar Dolmabahçe Sarayı'na dönüşü.

 

23 Haziran 1934 – Atatürk'ün, İran Şahı Rıza Pehlevi ile Seydiköy yöresinde askerî manevrayı izlemesi.

 

23 Haziran 1934 – Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal, İzmir (Gaziemir)'de bir askerî birlikte İran Şahı ve Başbakan İsmet İnönü ile bir Mehmetçiği sınav yaptı.

 

23 Haziran 1935 – Atatürk'ün -Çubuk yöresinde- Melekşah köyüne gidişi, öğle yemeğini burada yemesi.

 

23 Haziran 1937 – Atatürk'ün, İbn-i Sina'nın 900. doğum yıldönümü nedeniyle Türk Tarih Kurumu tarafından düzenlenen törende kendisine gönderilen saygı telgrafına cevabı: "…Törende bana karşı gösterilmiş olan temiz ve yüksek hislerden duygulandım. Teşekkür eder ve Türk ilim adamlarına daimî başarılar dilerim."

 

23 Haziran 1939 – Hatay'ın Türkiye'ye katılmasına ilişkin antlaşma, Ankara'da imzalandı. Fransa ve Türkiye arasında imzalanan antlaşmayla Hatay Fransız egemenliğinden çıktı. Fransa Hatay üzerindeki bütün hak iddialarından vazgeçerek kentin Türkiye'nin bir ili olarak ilhak edilmesini kabul etti. (Hatay adı: eski Türklerin Çin topraklarına verdiği addır.)

 

23 Haziran 1939 – Fransa ve Türkiye arasında imzalanan anlaşma ile Fransa, Hatay'ın Türkiye'ye katılması kabul etti. Buna karşılık Türkiye'de Suriye'nin toprak bütünlüğüne ve bağımsızlığına saygı gösterecekti. 1939 Temmuz ayında ise hayat Türkiye topraklarına vilayet olarak katıldı. (20. YY. Siyasi Tarihi, Prof. Dr. Fahir Armaoğlu)