Tarihte bugün Atatürk

 

25 NİSAN

 

25 Nisan 1888 – Zübeyde hanım kocasından miras kalan paradan harcama yapabilmek için şer'i mahkemeden izin istedi. (35.015 kuruş değerinde bir ev kalmıştı.)

 

25 Nisan 1909 – Hareket Ordusu Komutanı Mahmut Şevket Paşa'nın, bildirisi: "…Hareket Ordusu'nun İttihat ve Terakki ile bir ilgisi yoktur."

 

24/25 Nisan 1915 – Türk keşif uçakları Çanakkale kara savaşları öncesi başarılı keşif harekatıyla, düşmanın hareket ve amacını tespit etti. (Akl-ı Kemal, C.4, Sinan Meydan)

 

25 Nisan 1915 – 308 savaş ve nakliye gemisi Çanakkale'nin Asya kıyılarına ve Gelibolu civarına 8,5 ay kara taarruzu düzenledi. (8/9 Ocak 1916'da kara taarruzları tamamen durdu.) (Cumhuriyet Tarihi Yalanları, Sinan Meydan)

 

25 Nisan 1915 – Çanakkale'de İngilizlerin, Fransız kuvvetleri ve ANZAC Kolordusu ile beraber Arıburnu, Seddülbahir ve Kumkale sahillerinden çıkarma hareketine başlaması; Bu kuvvetlerin, Bigali'den harekete geçen Mustafa Kemal komutasındaki 19'uncu Tümen kuvvetlerinin taarruzu ile geri çekilmeye mecbur edilmesi. Mustafa Kemal, tümeniyle düşman birliklerini Conkbayırı'nda durdurdu. (ANZAK günü)

 

25 Nisan 1915 – İngilizlerin, Çanakkale'de sabaha karşı Fransız kuvvetleri ve ANZAK Kolordusu'yla beraber Arıburnu, Seddülbahir ve Kumkale sahillerinden çıkarma yapmaya başlaması (Seddülbahir'e çıkarma yapan düşman, kıyı topçusunun yoğun ateşi ve kuvvetlerimizin karşı taarruzu ile durdurulmuş, Kumkale kıyılarından yapılan çıkarma gelişememiş, takviyeli kuvvetlerle Arıburnu'na çıkan İngilizler ve ANZAK Kolordusu ise Atatürk komutasındaki birliklerimiz tarafından yapılan taarruzla ağır yenilgiye uğratılmıştır).

 

25 Nisan 1915 – Arıburnu'ndan çıkarma yapan İngiliz birlikleri ve ANZAK Kolordusu'nun, Atatürk komutasındaki 19. Tümen kuvvetleri tarafından Conkbayırı önlerinde durdurulması (Atatürk, çıkarmanın başladığını görür görmez, kuvvetlerinin bir bölümünü süratle Bigalı'dan harekete geçirerek Kocaçimen tepesi üzerinden Conkbayırı'na sevk etmişti. Arıburnu'ndan Conkbayrı'na ilerleyen İngiliz kuvvetleri, bugün, Atatürk'ün komuta ettiği 19. Tümen kuvvetlerinin taarruzu ile geri çekilmeye mecbur edildi. Conkbayırı taarruzunda Türk askeri görülmemiş bir inanç ve cesaretle savaşıyor, tarihin en büyük kahramanlık sahneleri sergileniyordu. Dâhi komutan, kumandanlara verdiği emre şu cümleleri de ilâve etmişti: "Ben size taarruz emretmiyorum; ölmeyi emrediyorum! Biz ölünceye kadar geçecek zaman zarfında yerimize başka kuvvetler ve kumandanlar geçebilir!"(Bugünkü çarpışmalarla başlayan ve 16 Mayıs 1915'e kadar uzanan süre içinde Arıburnu cephesinde savaşan 19. Tümen ile bu tümeni takviye etmek üzere gönderilen diğer tümenlere bağlı bazı piyade ve topçu alayları, bu bölgede Atatürk'ün emrinde bir "Arıburun Kuvvetleri Grubu" oluşmasına uzanmıştı ve bu kuvvetler bütünüyle bu adla anılıyordu. Atatürk, 19. Tümen Komutanı olmakla beraber emrindeki tüm kuvvetlere 25 Nisan 1915'ten 16 Mayıs 1915'e kadar "Arıburun Kuvvetleri Komutanı" olarak komuta etti.

 

25 Nisan 1915 – Atatürk'ün, gece saat 10.00'da 3. Kolordu Komutanlığı'na telgrafı: "Sağ kanatta Alay 57, sol kanatta Alay 77, Alay 27 Arıburnu istikametinde taarruz etmektedir. Düşman mavnalara binip kaçmaya başladı. Umum cephede düşmana taarruz ve takip ediyorum. Sağ kanatta taarruz eden Alay 57'yi, Alay 72'den bir taburla takviye ederek hücuma sevk ediyorum."

 

25 Nisan 1915 – Sabah Mustafa Kemal Conkbayırı'na geldiğinde 9ncu Tümen 27nci Alayın askerlerinin Conkbayırı'na doğru kaçtığını gördü. Kaçan askerlere emri şudur; "Cephaneniz yoksa süngünüz var, hücum!" (Kazanılan bu zamanda 57nci Alay savaş alanına yetişir, hücuma geçer ve muharebe kazanılır. Ancak 57nci Alayın tamamı şehit olur.) (Askeri Deha, Kahraman Yusufoğlu)

 

25 Nisan 1915 – İngiliz Kolordusu Komutanı General Birdwood'un, Türk taarruzu karşısında akşam General Hamilton'a önerisi: "Bütün askerlerin geri çekilmesi" (General Birdwood'un bu önerisi, İngiliz Kuvvetleri Komutanlığı'nca, birlikleri çekecek vasıtaların bulunmaması nedeniyle yerine getirilememiş, ancak siper kazılıp içine gömülme tavsiyesinde bulunulmuştur. [Kocatürk]

 

25 Nisan 1915 – Ertugrul koyu Çıkarması. Ertuğrul Koyu Çanakkale deniz muharebeleri sırasında Seddülbahir bölgesinde, 25 Nisan 1915 tarihinde İngilizlerin çıkarma harekâtı düzenledikleri 5 koydan biridir. Yahya çavuş ve askerleri bu koyu korumakla görevlendirilmiştir. İngiliz Generali Nepier, Yahya Çavuş ve askerlerinin yoğun ateşi karşısında, karşılarında bir tümen bulunduğunu sanmıştı. 25 Nisan 1915 günü Gelibolu Yarımadası'nda Ertuğrul Koyu'na çıkarma yapan 3000 askerden oluşan İngiliz kuvvetini, komutasındaki 67 askeriyle on saat mavzer atışlarıyla sahilde durduran 26.P.A.3.Tb.10.Bl.1Tk. Komutanı Ezineli Yahya Çavuş'la kahraman askerleri. Günümüzde bu bölgede Yahya Çavuş Anıtı ve sahilde V Beach İngiliz askeri mezarlığı bulunmaktadır.

 

25 Nisan 1915 – İngiliz-Fransız birleşik donanması Seddülbahir ve Arıburnu sahillerine çıktı. Sabah saat 05.30 civarında Arıburnu sahillerine ayak basan düşman çıkarma birliklerini ilk olarak o bölgeyi savunmakla görevli 27. Alay karşıladı. Onun yardımına, sabah 9.45, 10.00 civarında 19. Tümen Komutanı Yarbay Mustafa Kemal'in komutasındaki 57. Alay yetişti. Mustafa Kemal, komutanlara, "Ben size taarruzu emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum! Biz ölünceye kadar geçecek zaman zarfında yerimize başka kuvvetler ve komutanlar geçebilir" diyerek 57. Alay'ı düşmanın üzerine sürdü. Conkbayırı sırtlarında gün boyun devam eden boğaz boğaza çatışma sonunda düşman çıkarması sonuçsuz kaldı. Mustafa Kemal, bu başarısından dolayı "Arıburnu Kuvvetler Komutanlığı"na getirildi ve 25 Nisan 1915'ten 16 Mayıs 1915'e kadar, bölgedeki tüm kuvvetleri komuta etti.

 

25 Nisan 1915 – Çanakale cephesinde Kara Muharebeleri başladı. Arıburnu Zaferi kazanıldı.

 

25 Nisan 1915 – İtilaf Devletlerinin Arıburnu, Seddülbahir ve Kumkale'ye çıkarma yapmaları; Atatürk'ün Ordu Komutanı Saros'ta olduğu için inisiyatifini kullanarak Arıburnu'na çıkan ve Kocaçimen tepesine yürüyen İngilizlere tümeniyle taarruz etmesi ve İngilizleri durdurup kıyıya kadar sürmesi (Arıburnu Zaferi). Kaynak: Atatürk, Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet Kronolojisi – Turgut Özakman

 

25 Nisan 1915 – İtilaf Devletleri'nin, Arıburnu'na asker çıkarmaları üzerine Mustafa Kemal'in Tümeniyle düşmanı önleyerek durdurması. 57. ALAY, Çanakkale Savaşları'nda ve Türk toprağı'nın savunulmasında büyük bir öneme sahiptir.

 

25 Nisan 1915 – Çanakkale Savaşları'nın 27. Alay Komutanı olan Mehmet Şefik Bey düşmanı önleyerek durdurması.

 

25 Nisan 1915 – İngiliz ve Fransızların Seddülbahir, Arıburnu ve Kumkale'ye asker çıkarmaları, 9 ay sürecek Çanakkale kara savaşlarının başlaması.

 

25 Nisan 1915 – Çanakkale'de İngilizlerin Seddülbahir ve Arıbumu bölgesinde çıkarma hareketine başlaması; Bigalı'dan gelen Atatürk komutasındaki 19. Tümen kuvvetlerinin taarruzu ile geri çekilmeye mecbur edilişi. (Düşman çıkarması 26 ve 27 Nisan günleri de devam etmiş; ancak Atatürk komutasındaki askerlerimizin kahramanca savunması karşısında başarısız kalmıştır.)

 

25 Nisan 1915 – Arıburnu'na çıkan düşman kuvvetlerini, Mustafa Kemal'in komuta ettiği 19. Tümen Conkbayırı'nda durdurdu. Mustafa Kemal, bu başarı üzerine albaylığa yükseldi (1 Haziran 1915 – Atatürk'ün albaylığa terfi edişi).

 

25 Nisan 1915 – Pazar sabahı saat 04.30'da Arıburnu'ndan ve 06.30'dan itibaren Seddülbahir'de başlayan top atışları ile düşmanın deniz çıkarması başladı. (Çıkarmadan önce 02.30 – 04.30 arası iki saat hazırlık ateşi yapmışlardır.) (Gelibolu, Erol Mütercimler)

 

25 Nisan – 1 Temmuz 1915 – Çanakkale cephesinden, İstanbul ve çevresindeki hastanelere gönderilen yaralı sayısı: 56.394 ve hasta: 2.358) (Gelibolu, Erol Mütercimler)

 

25 Nisan 1915 – 9 Ocak 1916 – Çanakkale kara savaşları bu tarihler arası 259 gün devam etti.

 

25/26 Nisan 1915 – 19. Tümen'e ait bazı alayların, Arıburnu cephesinde düşmana gece taarruzu (57. Alayın taarruzu ile 180 rakımlı tepe zaptedilmiş, 27. Alay tarafından bazı tepeler ele geçirilmiş ise de 77. Alay'ın, taarruz edişine rağmen düşmanın ateş baskısı altında çözülme göstermesi nedeniyle sonuç elde edilememiştir.

 

25 Nisan 1916 – Rusların, doğu cephesinde şafakla beraber 14. Alay'ın tüm cephesine taarruza başlaması, ancak askerlerimizin kahramanca karşı koyması sonucu geri çekilişi (Atatürk, düşmanın bu sabahki taarruzu üzerine Kemer dağına çıkarak gün boyunca muharebeyi izlemiş, akşam Güzeldere'nin batı yamacındaki ordugâha dönmüştür).

 

25-27 Nisan 1916 – Atatürk Silvan'da Rus saldırılarını geri püskürtmüştür. (Atatürk'ün Gizli Kurtuluş Planları, Sinan Meydan, 7. Baskı, s.22)

 

25 Nisan 1918 – Kars ve Ardahan düşman işgalinden kurtuldu. (Brest Litowsk Antlaşması'ndan sonra, Osmanlı İmparatorluğu 1878'de Ruslar'a kaybettikleri Batum, Kars, Ardahan'ı, plebisit yapılarak elde etme hakkını kazandı. Türk ordusu Nisan-Temmuz 1918 arasında Batum'dan Bakü'ya kadar olan yerlere girdi. Osmanlı Devleti buraları ele geçirir geçirmez Elviye-i Selase'de (Batum, Kars, Ardahan) plebisit yaptırdı. 14 Temmuz'da yapılan plebisitte 87.084 kişiden 84.124'ü Osmanlı Devleti lehinde oy kullandı. Fakat bu topraklar uzun süre elde tutulamadı. Mondros Ateşkesi hükümleri gereğince Türk kuvvetleri 1914 sınırlarına çekilerek buraları terk ettiler.)

 

25 Nisan 1918 – Ermeni komitacılar, Kars'ın doğusundaki Subatan köyünde 750 Müslüman'ı katletti.

 

25 Nisan 1920 – İsmet Bey (İnönü), Genelkurmay Başkanlığına getirildi.

 

25 Nisan 1920 – İsmet Bey'in genelkurmay başkanlığı görevinin onaylanarak, bu göreve Muvakkat İcra Encümeni içinde çalışması hakkında TBMM kararı.

 

25 Nisan 1920 – Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde 6 kişilik "Geçici icra Encümeni seçilmesi. (Atatürk, Meclis Başkanı olması nedeniyle -3 Mayıs 1920'e kadar görev yapan- bu encümenin de başkanlığını yapmıştır). [Kocatürk] T.B.M.M.'de "Muvakkat İcra Encümeni" kuruldu.

 

25 Nisan 1920 – Atatürk'ün, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde, Albay İsmet (İnönü) Bey'in Genelkurmay Başkanlığı görevini yürütmesini ve bu sıfatla "Geçici İcra Encümeni" içinde çalışmasını Meclis'in onayına sunan konuşması. [Kocatürk]

 

25 Nisan 1920 – Peyam-ı Sabah gazetesi, Ali Kemal, Mustafa Kemal'in idam kararı üzerine; "İdam, idam, idam! Mustafa Kemal cezasını bulacak."

 

25 Nisan 1920 – Atatürk'ün, Türkiye Büyük Millet Meclisi adına milleti birlik ve beraberliğe çağıran ve düşman yalanlarına inanılmamasını isteyen bildirgesi: "Anadolu'nun her köşesinden gelen vekillerimizin oluşturduğu Büyük Millet Meclisi, olanı biteni dinleyip anladıktan sonra millete gerçeği söylemeyi gerekli gördü. Kutsal vatanımızı kurtarmak için, İngiliz casuslarının sizi aldatmak üzere uydurdukları yalanlara inanmayın!" [Kocatürk]

 

25 Nisan 1920 – Meclis ilk işlerden biri olarak Meclis Başkanı Mustafa Kemal imzası ile metni daha önce özetlenen bir beyanname yayınladı (25 Nisan 1920). Bu beyanname ile Büyük Millet Meclisinin Padişah ve Halifeye isyan için değil, aksine onu düşman baskısından kurtarmak, başkenti ana vatana tekrar bağlamak için çalıştığı belirtilerek düşman yalanlarına inanılmaması isteniyor ve millet kurtuluş için birlik ve beraberliğe çağrılıyordu.

 

25 Nisan 1921 – Atatürk'ün, Londra Konferansımdan dönen Bekir Sami (Kunduh) Bey başkanlığındaki heyeti Ankara istasyonunda karşılayışı.

 

25 Nisan 1921 – Atatürk'ün, Çankaya'da Afgan Elçisi Ahmet Han'ın güven mektubunu kabulü.

 

25 Nisan 1922 - İstanbul'da, Garbi Trakya Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti kuruldu.

 

25 Nisan 1923 – Atatürk'ün, Yahya Kemal (Beyatlı) Bey'e "Yahya Kemal Bey Biraderimize" ithafını taşıyan, Mareşal üniformalı resmini armağan edişi.

 

25 Nisan 1923 – Atatürk'ün, İstanbul Evkaf-ı İslâmiye Mütevelliler Cemiyeti'nin telgrafına cevabı: "Evkaf işlerini vatan için faydalı olacak bir tarzda düzenleme ve düzeltmenin, barış devrinin en önemli işlerinden birini oluşturacağından eminim."

 

25 Nisan 1933 – Atatürk'ün, öğleden sonra Ankara Halkevi'ne gelerek, burada çalışmalarını sürdüren Türk Tarihi Tetkik Cemiyeti toplantısına başkanlık yapması.

 

25 Nisan 1934 – Atatürk'ün, akşamüzeri İsmet Paşa'nın köşküne gelişi, bir süre kaldıktan sonra otomobille şehirde bir gezinti yaparak Çankaya'ya dönüşü.

 

25 Nisan 1937 – Atatürk'ün, akşamüzeri İsmet İnönü'nün köşküne gidişi, bir süre kaldıktan sonra Çankaya'ya dönüşü.