Tarihte bugün Atatürk

 

26 AĞUSTOS

 

26 Ağustos 1918 – Atatürk'ün, İstanbul'dan Halep'e gelişi. (Mustafa Kemal ile daha önce çatışan Alman Generali Falkenhayn görevden alınmış, yerine General Liman von Sanders atanmış, ordu tam bir savunma havasına girmiştir.)

 

26 Ağustos 1919 – Şarkî Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Erzurum Merkez Heyeti'nin, Atatürk'e Erzurum hemşeriliğini teklif yazısı: "Bu ülkenin tarihinde şehrimizin nasıl nurlu bir yeri varsa, Erzurum tarihinde de yüksek vatansever şahsınız öyle bir özel yer almıştır. Doğum yeriniz istilâ altında bulunduğundan, burada yerleşmekle hemşehriliğimizi kabul buyurmanızı rica ederiz."

 

26 Ağustos 1920 – Enver Paşa'nın, Moskova'dan Atatürk'e mektubu. (Atatürk'ün cevabı: 4 Ekim 1920).

 

26 Ağustos 1921 – Başkomutan Mustafa Kemal'in birliklere emri: "Hatt-ı müdafaa yoktur, sath-ı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır. Vatanın her karış toprağı, vatandaşın kanıyla ıslanmadıkça terk olunamaz!"

 

26 Ağustos 1921 – Atatürk'ün, birliklere emri: "Savunma hattı yoktur, savunma yüzeyi vardır. O yüzey bütün vatandır. Vatanın her karış toprağı, vatandaşın kanıyla ıslanmadıkça terk olunamaz!"

 

26 Ağustos 1921 – Afyon cephesinde Büyük Taarruzun başlaması.

 

26 Ağustos 1921 – Şiddetli çarpışmalar sonucunda Kara İlyas tepeleri Yunanlıların eline geçti. Türk cephesinde bozulmalar başladı. Yunanlılar bazı mevzileri ellerine geçirdi. Süngü çatışmaları başladı.

 

26 Ağustos 1921 – Mustafa Kemal; "Hattı Müdafa yoktur, sathı Müdafa vardır…"

 

25/26 Ağustos 1922 – Atatürk'ün, cepheden İcra Vekilleri Heyeti Başkanı Rauf Bey'e telgrafı: "…Ağustos'un 26. günü düşmana taarruz başlayacaktır."

 

26 Ağustos 1922 – Büyük taarruz öncesi 32 uçağımız uçuşa hazır hale getirildi. (Bu uçaklar bulutlu havaya rağmen başarılı işler yapmıştır.)

 

26 Ağustos 1922 – Başkomutan Mustafa Kemal Paşa sabah saat 04.00 civarlarında uyandı. Emir erini uyandırıp kahve istedi. Yaver Muzaffer (Kılıç) uyanıp giyinmeye başladığı sırada Mustafa Kemal Paşa'nın çadırının önünde "Allah'ım! Sen Türk Milleti'ni ve ordusunu muzaffer eyle!" dediğini duydu. Kahvesini içti. Gün doğmasına bir saat kala, atıyla Kocatepe'nin zirvesine doğru ilerledi. Birkaç er fenerle yolu aydınlatıyordu. Mustafa Kemal konuşmuyor, sadece ufka bakıyordu. Fevzi Paşa, İsmet Paşa ve Nurettin Paşa da Kocatepe'deydi.

 

26 Ağustos 1922 – Büyük Taarruz başladı. (saat : 5:30'da topçu ateşi ile) (Büyük Taarruz, Başkomutan Meydan Muhaberesi ve Büyük Zafer, 26 Ağustos – 9 Eylül 1922). Büyük Taarruz şafak sökerken saat 05.30'da top atışlarıyla başladı. Türk kuvvetlerinin öncü tümenleri süngü hücumuyla önce Tınaztepe'yi, ardından da Belentepe'yi aldı.

 

26 Ağustos 1922 – Büyük taarruz, Kocatepe'den başladı. Kısa sürede başarıya ulaştı. Türk ordusu 27 Ağustos'ta Afyon'u, 1 Eylül'de Uşak'ı, 2 Eylül'de Eskişehir'i, 3 Eylül'de Nazilli, Simav, Salihli, Alaşehir ve Gördes'i, 6 Eylül'de Balıkesir ve Bilecik'i, 7 Eylül'de Aydın'ı, 8 Eylül'de Manisa'yı düşman istilasından kurtardı.9 Eylül 1922 tarihinde Türk Ordusu İzmir'e girdi. (Ordu 400 kilometrelik taarruz mesafesini 15 günde muharebe ederek kat etmişti.) (Geldikleri gibi giderler, Kahraman Yusufoğlu)

 

26 Ağustos 1922 – Gazi Mustafa Kemal'in Kocatepe'den Büyük Taarruz'u yönetmesi.

 

26 Ağustos 1922 – Gazi Mustafa Kemal'in en meşhur Kocatepe resminin, Afyon Kocatepe'de, Saat 11:00'de, Kuvayi Milliye'nin resmi fotoğrafçısı Etem Tem tarafından çekilmesi.

 

26 Ağustos 1922 – Büyük Taarruz'dan sonra Yunan Ordusunun müstahkem mevzilerinin düşürülmesi ve düşmanın çekilmeye başlaması.

 

26/27 Ağustos 1922 – Düşmanın Karahisar'ın güneyinde elli ve doğusunda yirmi, otuz kilometre uzunluğundaki müstahkem mevkilerinin düşürülmesi. (Nutuk)

 

26 Ağustos 1922 – Ankara'da ordunun zaferi için dua okundu.

 

26 Ağustos 1922 – İznik kurtuldu.

 

26 – 30 Ağustos 1922 – Dumlupınar Meydan Muharebesi. (Başkomutanlık Meydan Muharebesi)

 

26 Ağustos 1923 – Vakit gazetesi haberi; " … milli hükümet nişanları lağvediyor. Eskiden verilmiş olan nişanların hiçbir zaman takılamayacak. Ecnebi nişanlarının takılması müstesnadır. Hükümetçe yalnızca İstiklal madalyasından başka hiçbir madalya ve nişan tanınmamaktadır."

 

26 Ağustos 1924 – Mustafa Kemal'in direktifiyle, Ankara'da Türkiye İş Bankasının kurulması.

 

26 Ağustos 1924 – İş Bankası kuruldu. Kuruluş için gerekli olan sermaye Hint Müslümanlarının Kurtuluş Savaşı için gönderdikleri yardımdan arta kalan ve Mustafa Kemal'in banka hesabında yatan paradan sağlandı. Bankanın ilk genel müdürlüğüne Celal Bey (Bayar) getirildi.

 

26 Ağustos 1924 – İş bankası 1 milyon lira sermaye ile kuruldu. (250 bin lirayı Atatürk ödedi ve ödenmemiş 750 bin lira taahhüt edildi. 47 ortaklı İş bankasının en büyük ortağı Atatürk'tü.) (Panzehir, Sinan Meydan)

 

26 Ağustos 1924 – Atatürk'ün, akşam, sohbet esnasında Türkiye İş Bankası idare Meclisi üyelerine söyledikleri: "Sermayenin azlığına bakarak cesaretiniz kırılmasın! Böyle kurumlar için en kuvvetli sermaye, zekâ, dikkat, iffettir; teknik ve metodik çalışmasını bilmektir. Bu inançla işe sarılınız, mutlaka başarırsınız! ..Bu işte başarı kazanmayı, eğer şahsî bir onur meselesinden daha ileri, millî bir gurur, millî bir onur meselesi yaparsanız çalışmak için, amacınıza ulaşmak ve daha yükselmek için muhtaç olduğunuz ateşi, enerjiyi bol bol yüreklerinizde bulacaksınız!" [Kocatürk]

 

26 Ağustos 1924 – Cumhuriyet kurulduğunda yerli-milli güçlü bir bankaya ihtiyaç vardı. Bu amaçla Atatürk, 26 Ağustos 1924'te İş Bankası'nı kurdu. Banka 1 milyon sermaye ile kuruldu. Bu paranın dörtte birini, yani 250.000 lirasını Atatürk verdi. Ödenmemiş sermayenin 750.000 lirası ise taahhüt edildi. Atatürk, bankanın Genel Müdürlüğü'ne Celal Bayar'ı getirdi. Atatürk, İş Bankası'nın kuruluşu için verdiği 250.000 lirayı nereden mi buldu? Hindistan Müslümanları, Milli Mücadele'ye destek olmak için aralarında para toplayıp bizzat Atatürk'ün şahsına, Ankara'ya göndermişlerdi. Hindistan'dan 14 seferde Atatürk'e gönderilen toplam para 675.000 Türk lirasıydı. (Cumhurbaşkanlığı Arşivi, A.III-10-a, Dos.44, F.47, F.10-23, Türk İstiklal Harbi, İdari Faaliyetler, C.VII, s. 175.) Atatürk, Büyük Taarruz öncesinde ordunun ihtiyaçlarını karşılamak için bu paranın 500.000 lirasını Milli Savunma Bakanlığı'na verdi. Yunan ordusunun kaçarken yakıp yıktığı şehirlerimizde aç kalan insanlarımıza da 110.000 lira yardım etti. (Sabahattin Selek, Anadolu İhtilali, C.1, s.143.) Böylece Atatürk'ün elinde 65.000 lira kaldı. Ancak Büyük Zafer'den sonra Bakanlar Kurulu, Atatürk'ün ordunun ihtiyaçları için verdiği 500.000 liranın 380.000 lirasını Atatürk'e geri verdi. Milli Mücadele sonrasında Atatürk'ün elinde 380.000+65.000=445.000 lira vardı. Ayrıca zengin Mısır Hidivi Abbas Hilmi Paşa, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığına girerken CHP'ye 900.000 lira bağışlamıştı. (Hasan Rıza Soyak, Atatürk'ten Hatıralar, C.2,s.686.) Atatürk, Hindistan Müslümanlarının gönderdiği paradan kalan bu 445.000 lirayı, ülke için en verimli biçimde şöyle değerlendirdi: 1. 250.000 liraya -Türk ekonomisini geliştirmek için- İş Bankası'nı kurdu. 2. 120.000 liraya -tarım ve hayvancılığı geliştirmek için- örnek çiftlikler kurdu. 3. 65.000 liraya da İş Bankası'ndan Maden T.A.Ş. hisseleri satın aldı. (Bu hisse gelirlerini örnek çiftliklerde kullandı.) Abbas Hilmi Paşa'nın verdiği 900.000 liranın bir kısmını İş Bankası 2 numaralı hesaba yatırdı. Bir kısmıyla da İş Bankası'ndan hisse senetleri aldı.

 

26 Ağustos 1924 - Cumhuriyet döneminin ilk ulusal bankası olan İş Bankası, Atatürk'ün direktifleriyle İzmir Birinci İktisat Kongresi'nde alınan kararlar doğrultusunda 26 Ağustos 1924 tarihinde kuruldu. İş Bankası ilk Genel Müdürü Celal Bayar'ın liderliğinde iki şube ve 37 personel ile hizmete başladı. Nominal sermayesi 1 milyon TL'ydi. Bu sermayenin fiilen ödenen 250 bin TL'lik bölümü ise bizzat Atatürk tarafından karşılanmıştı.

 

26 Ağustos 1925 – Atatürk'ün, İnebolu'da Mareşal üniformasıyla, yaya olarak, kaldıkları evden Belediye binasına gelişi, burada muhtelif heyetleri kabulü, daha sonra Hükümet binasında memurlarla görüşmesi.

 

26 Ağustos 1925 – Atatürk'ün, saat 18.00'de İnebolu çarşısında sivil elbise ve elinde panama şapkasıyla dolaşması.

 

26 Ağustos 1925 – Atatürk'ün, gece İnebolu'da denizcilerin ve kayıkçıların, kaldığı evin önünde millî gösteriler yapması üzerine, onlara hitabı: "…Ben şimdiye kadar millet ve memleket hayrına ne gibi hamleler, inkılâplar yapmış isem hep böyle halkımızla temas ederek, onların ilgi ve sevgilerinden, gösterdikleri samimiyetten kuvvet ve ilham alarak yaptım!" [Kocatürk]

 

26 Ağustos 1926 – Ankara İstiklal Mahkemesi suikast davasında dört idam kararı verdi. Cavit Bey'le birlikte yine eski İttihatçılardan Dr. Nazım, Yenibahçeli Nail ve Filibeli Hilmi idama mahkum edildi. İdam kararları aynı günün gecesi yerine getirildi. 26 sanık ise beraat etti.

 

26 Ağustos 1927 – Atatürk'ün, saat 17.00'de Dolmabahçe Sarayı'nda içişleri Bakanı Cemil (Uybadin), Milli Eğitim Bakanı Mustafa Necati, Bayındırlık Bakanı Behiç (Erkin), Dışişleri Bakanı Tevfik Rüştü (Araş), Ticaret Bakanı Rahmi (Köken) ve Ziraat Bakanı Sabri (Toprak) Beyleri kabulü.

 

26 Ağustos 1931 – Atatürk'ün, İstanbul'dan Ertuğrul yatı ile Zonguldak'a gelişi, maden ocaklarında incelemeleri. (Aynı gün akşamüzeri tekrar İstanbul'a hareket etmiştir).

 

26 Ağustos 1933 – Atatürk'ün, Türkiye İş Bankası'nın 9. kuruluş yıldönümü nedeniyle Yalova'da, İş Bankası Heyeti'ni kabulü ve demeci: "İş Bankası mütevazı bir sermaye ile işe başlamıştır, mütevazı olan maddî sermayesi idi, fakat manevî sermayesi çok büyüktü, çünkü işin başında gayet kıymetli, iyi ahlâklı, sebatlı Celâl (Bayar) Bey ve onun yanında birkaç kişiyi geçmeyen güzide arkadaşlar bulunuyordu. Bu maddî sermayenin yüzlerce misli ile işe başlamış ve hiçbir başarı göstermeden batmış nice kurumlar tanırız. Demek ki bir kurumun yaşaması, gelişmesi, başarı kazanması o kurumun başına geçenlerin ahlâklı, dürüst, imanlı kişiler olmasına bağlıdır, İş Bankası, memleketimizin iktisadiyatına çok yararlı hizmetler yapmıştır. Bence bütün bu hizmetlerin üstünde daha mühim olan bir hizmeti de bankacılıkta gençlerimizi yetiştirmiş olmasıdır. En çok bununla iftihar ederim"

 

26 Ağustos 1934 – Atatürk'ün, akşam Türkiye İş Bankası'nın 10. kuruluş yıldönümü nedeniyle düzenlenen vapur gezintisini şereflendirmesi.

 

26 Ağustos 1936 – Atatürk'ün, Türkiye İş Bankası'nın 12. kuruluş yıldönümü nedeniyle demeci: "İş Bankası, Cumhuriyet tarihinde ekonomi bakımından başlıbaşına yer alacaktır. Bu kurum, çok küçük bir servetin bile ekonomik hayatta fert çıkarlarına ayrılmayıp ulus çıkarlarına ayrılmasından çıkabilecek olan büyük sonuçları, az bir zamanda ve özellikle yepyeni bir devlet kuruluşunun türlü inkılâp güçlükleri içinde dünya çapında göstermiştir."

 

26 Ağustos 1936 – Atatürk'ün, gece Taksim Bahçesi'nde Türkiye İş Bankası'nın 12. kuruluş yıldönümü nedeniyle düzenlenen ziyafeti şereflendirmesi.

 

26 Ağustos 1936 – Atatürk'ün, öğleden sonra Dolmabahçe Sarayı'nda 3. Türk Dil Kurultayı'nın çalışmalarını izlemesi.

 

26 Ağustos 1937 – Atatürk'ün, akşamüzeri Florya'dan hareketle Kılıç Ali ve Salih Bozok'un evlerine uğrayışı, gece Florya Köşkü'ne dönüşü.