Tarihte bugün Atatürk

 

26 EKİM

 

26 Ekim 1915 – Atatürk'ün, Başkomutanlık Vekâleti'nce 9.,11. ve 12. Tümenlerin birleşmesinden oluşacak 16. Kolordu komutanlığı'na atanması ve Kolordu Komutanı yetkisiyle "Anafartalar Grubu"nu yönetmekle görevlendirilmesi.

 

26 Ekim 1918 – İngilizlerin Halep'e girmesi. Mustafa Kemal komutasındaki 7'nci Ordu birliklerinin İngiliz taarruzlarını Halep'in kuzeyinde durdurması ve düşmanın bu hattı geçmesine imkan verilmemesi.

 

26 Ekim 1918 – Mustafa Kemal Paşa Halep'in kuzeyinde, Hatay'ı da içine alan bir cephe kurmuştur. İngilizler bu savunma hattına taarruz etmişler ancak bozguna uğramışlardır. Böylece Birinci dünya savaşının son muharebesi kazanılmıştır. Bu Mustafa Kemal'in deyimiyle "Türk süngülerinin çizdiği sınır" olacaktır. (Bu hat ileride Misak-ı Milli'nin güney sınırı olacaktır.) (Atatürk'ün Gizli Kurtuluş Planları, Sinan Meydan, 7. Baskı, s.44)

 

26 Ekim 1918 – KATMA ZAFERİ. Türk Ordusu'nun geri çekildiğini düşünen İngiliz-Arap kuvvetleri, 26 Ekim 1918'de saldırdılar. Ancak hiç beklemedikleri bir direnişle karşılaştılar, yenilip geri çekildiler. Atatürk, çok güçlü bir İngiliz atlı tümenini geri püskürterek I. Dünya Savaşı'nın son muharebesini kazandı. Böylece 19 Eylül 1918'de Yafa'nın kuzeyinde başlayan İngiliz saldırısını, 500 km'yi aşan bir ilerlemeden sonra, 26 Ekim 1918'de Katma bölgesinde; İskenderun, Beylan, Dir Cemal, Telrifat çizgisinde durdurdu. İki gün sonra Antakya'yı da kontrol etti. (ATASE, Birinci Dünya Harbi'nde Türk Harbi, Sina-Filistin Cephesi, C.4, Kısım 2, s. 728 vd). Atatürk, anılarında, Katma Zaferi'yle güneyde "Türk süngüleriyle sınır çizdim" diyor: "İşte orada bu zafer sonucu bir hat belirledim ve kuvvetlerime, 'düşman bu hattın ilerisine geçmeyecektir' diye emir verdim. Gerek Erzurum Kongresi'nde, gerek Sivas Kongre'sinde Türkiye'nin milli sınırlarını belirlemek için ben Türk süngülerinin çizdiği bu hattı ileri sürdüm…" (Atay, s. 70).

 

26 Ekim 1918 – İngilizlerin Halep'e girmesi. Mustafa Kemal komutasındaki 7'nci Ordu birliklerinin İngiliz taarruzlarını Halep'in kuzeyinde durdurması ve düşmanın bu hattı geçmesine imkân verilmemesi.

 

26 Ekim 1918 – Atatürk, Halep'in kuzeyindeki işgalcilerin taarruzunu durdurdu. Mustafa Kemal'in komuta ettiği VII. Ordu Birlikleri tarafından düşman taarruzunun Halep'in kuzeyinde bugünkü sınırlarımız üzerinde durdurulması.

 

26 Ekim 1918 – Atatürk komutasındaki 7. Ordu birliklerinin, 23 Ekim 1918 gününden beri süren İngiliz taarruzlarını Halep'in kuzeyinde durdurması ve düşmanın bu hattı geçmesine imkân verilmemesi (Birliklerimiz İskenderun-Belen-Diricemal-Tellürrifat çizgisinden oluşan ve 28 Ekim 1918'de Antakya'yı da içine alan bu hattı 30 Ekim 1918 Mondros Ateşkes Antlaşması'na kadar korumuşlardır. Bu sebepledir ki Misak-ı Millî'de bu hat, güney sınırımız olarak kabul edilmiştir.

 

26 Ekim 1918 – Atatürk Katma'da (Atatürk, 30 Ekim 1918 akşamına kadar 7. Ordu Karargâhı'nın nakledildiği bu ilçede kalmıştır).

 

26 Ekim 1919 – Bayburt'un Hart kasabasında, Şeyh Eşref ayaklanması başladı (26 Ekim – 25 Aralık 1919).

 

26 Ekim 1919 – İskilipli Atıf ve Mustafa Sabri'nin Teali İslam Cemiyeti, İngiliz ajanları Sait Molla ve Papaz Fru'nun "İngiliz Muhipleri Cemiyeti"yle çok sıkı bir işbirliği içindeydi. Öyle ki Teali İslam Cemiyeti'nin üyesi ve ikinci başkanı Mustafa Sabri, aynı zamanda İngiliz Muhipleri Cemiyeti'nin de fahri başkanıydı. İngiliz Muhipleri Cemiyeti Başkanı Sait Molla, Rahip Frew'e gönderdiği 26 Ekim 1919 tarihli 8. mektupta Teali İslam Cemiyeti'nin en etkili isimlerinden Mustafa Sabri ile görüşüp anlaştığını belirtiyordu. (Fethi Tevetoğlu, Milli Mücadele Yıllarındaki Kuruluşlar, s.87, 130).

 

26 Ekim 1919 – Mustafa Sabri'nin başkanlığındaki Müderrisler Cemiyeti, 26 Eylül 1919'da Atatürk'e ve Milli Mücadele'ye yönelik ağır ithamlarla ve hakaretlerle dolu bir bildiri yayımladı. Bildiride Kuvayı Milliyecilere "adi eşkıya" ve "kudurmuş haydutlar" deniliyor ve "devamlı delilik ve cinayetleri" yüzünden milletin varlığı ve yüceliğinin sarsıldığı belirtiliyordu. (Zeki Sarıhan, Kurtuluş Savaşı Günlüğü, C.2, s. 131,132). İkdam gazetesinde de yayımlanan bu bildiri, Anadolu'da Milli Mücadele karşıtı isyanlara neden oldu. (Ali Sarıkoyuncu, "Ulusal Bağımsızlık Savaşı'nda Milli Varlığa Düşman Cemiyetlerden Teali İslam'ın Bir Bildirisi, Tarih ve Toplum, S.102, s.19-22).

 

26/27 Ekim 1919 – Atatürk'ün 13. Kolordu'ya direktifi: "Urfa, Maraş ve Antep'in İngilizler tarafından Fransızlara devredileceği Avrupa basınının yayınlarından anlaşılıyor. …Urfa, Maraş ve Antep'i Fransızlara işgal ettirmemek ve işgal etseler bile, onları, orada barındırmamak için her tedbire hemen başvurmak gerekmektedir."

 

26 Ekim 1922 – Gazi Mustafa Kemal, kendisine "fahri müderrislik" veren İstanbul Darülfünunu Edebiyat Medresesi'ne teşekkür etti.

 

26 Ekim 1922 – İsmet Paşa'nın Hariciye vekilliğine seçilmesi. İsmet İnönü, Lozan Konferansı öncesinde Dışişleri Bakanlığı görevine getirildi. Yusuf Kemal Bey'den (Tengirşenk) boşalan Hariciye Vekilliğine İsmet Paşa (İnönü) seçildi.

 

26 Ekim 1922 – Atatürk'ün, Profesörler Kurulu'nun 19 Eylül 1922 tarihli kararı gereğince, kendisine "fahrî profesörlük" unvanı verilmesi münasebetiyle İstanbul Darülfünunu Edebiyat Fakültesi'ne teşekkür telgrafı: "…Eminim ki, millî bağımsızlığımızı ilim sahasında fakülteniz tamamlayacaktır! Bu şerefli gelişmenin gerçekleşmesini üzerine alan kurulunuz arasında bulunmak bence iftihar sebebidir."

 

26 Ekim 1922 – Lâtife Hanım'ın İzmir'den Başyaver Salih (Bozok) Bey'e mektubu: "…Sizden çok rica ederim, ekli mektubu Paşa Hazretleri'ne takdim edin. …Acaba kendilerinden bugünlerde İzmir'i ziyaret edip etmeyeceklerini sorabilir misiniz? Paşa Hazretleri'ni herkesten evvel karşılamak istiyorum. Herkesten önce, 'Paşam, hoş geldiniz!' demek, acaba o günü görmek nasip olacak mıdır?" [Kocatürk]

 

26 Ekim 1923 – Atatürk Bakanlar kurulunu akşam Çankaya'ya toplantıya çağırdı. (Fethi Okyar ve diğer bakanların istifası kararlaştırıldı.)

 

26 Ekim 1923 – Atatürk kabineyi Çankaya'da topladı. Yapılan durum değerlendirilmesinden sonra kabinenin istifa etmesine karar verildi. Orduların başında bulunan Genelkurmay Başkanı Fevzi Paşa hariç herkes istifa edecekti. İstifa eden vekiller, meclis tarafından yeni kabineye seçilmeleri halinde bu görevi de kabul etmeyeceklerdi. Atatürk, önce Meclis Hükümeti Sistemi'nin zayıflığını herkese gösterecek, sonra da bu sorunu aşmak için rejim değişikliğini gündeme getirecekti. Plan buydu.

 

26 Ekim 1923 – Atatürk'ün başkanlığında, Çankaya'da Vekiller Heyeti'nin toplanması ve Atatürk'ün teklifi üzerine Fethi (Okyar) Bey Kabinesi'nin istifa kararı alması.

 

26 Ekim 1923 – Türk Milli Futbol takımının ilk resmi maçı Romanya ile İstanbul'da oynandı. İstanbul Taksim stadındaki maç 2 – 2 berabere bitti.

 

26 Ekim 1924 – Bazı komutanların siyaseti seçmeleri nedeniyle bunalım doğdu.

 

26 Ekim 1924 – Kazım Karabekir Paşa meclise dönmek istediğini belirterek 1nci Ordu Komutanlığı görevinden istifa etti. (Daha öncede Doğu cephesi Komutanı iken istifa etmiş ve meclise gelmiş ama bir süre sonra tekrar askerliğe dönmek isteyince 1nci Ordu Komutanlığına atanmıştı.) (Cumhuriyet, Turgut Özakman)

 

26 Ekim 1924 – Atatürk'ün, Ziya Gökalp'ın ölümü üzerine eşi Vecihe Hanım'a başsağlığı telgrafı: "Muhterem eşiniz Ziya Gökalp Bey'in bütün Türk âlemi için pek elim bir kayıp teşkil eden ölümü sebebiyle başsağlığı dileklerimi ve Türk milletinin samimî kalbî teessürlerini sunar ve Türk milleti ve hükümetinin büyük düşünürün ailesi hakkında müşfik hislerini temin ederim efendim."

 

26 Ekim 1924 – Lâtife Hanım'ın, Ziya Gökalp'm ölümü üzerine -Lâtife Gazi M. Kemal imzasıyla- eşi Vecihe Hanım'a başsağlığı telgrafı: "Türkiye'nin ilim âlemi için çok kıymetli bir uzuv olan muhterem eşiniz Ziya Gökalp Bey'in kaybı nedeniyle üzüntü ve başsağlığı dileklerimi arz ederim, efendim."

 

26 Ekim 1924 – Ziya Gökalp'in eşi Vecihe Hanım'ın, Atatürk'ün gönderdiği başsağlığı telgrafına cevabı: "…Hayatını millete adayan ve bu sebeple onun kurtarıcısı olan zât-ı devletlerine dünyada en ziyade hürmet ve sevgi beslediğini bildiğim merhum eşimin elim kaybı karşısında büyük Türk milletinin ve onun kurtarıcısı Gazimizin gösterdiği üzüntü, bu matemli günlerimizde üzgün kalplerimize teselli veren en büyük kuvvet olmuştur."

 

26 Ekim 1924 – Ziya Gökalp'in eşi Vecihe Hanım'ın, Lâtife Hanım'ın gönderdiği başsağlığı telgrafına cevabı: "Eşimin kaybı nedeniyle nihayetsiz acımıza iştirak ettiğinizi bildiren başsağlığı telgrafınız, bizi çok derinden duygulandırmış ve minnettar etmiştir. Teşekkürlerimi arz ederim, efendim." [Kocatürk]

 

26 Ekim 1924 – Kazım Karabekir Paşa, Birinci Ordu Müfettişliğinden ayrıldı; artık milletvekili olarak çalışacağını bildirdi.

 

26 Ekim 1930 – Yunanistan başbakanı Elefterios Venizelos resmi bir ziyaret için Türkiye'ye geldi.

 

26 Ekim 1931 – Gazi Mustafa Kemal, İkinci Balkan Konferansı'nın son toplantı gününde üyelerle konuşmasında şunları söyledi : "İnsanları mesut edeceğim diye onları birbirine boğazlatmak gayr-ı insani ve son derece teesüfe şayan bir sistemdir."

 

26 Ekim 1933 – TBMM'de Cumhuriyet'in 10. Yılı münasebetiyle hazırlanan Genel Af Kanunu kabul edildi. Bu afla TCK'nun değişik maddelerinde hüküm giymiş gazeteci ve siyasetçinin yanısıra İstiklal Mahkemeleri'nde yargılanarak, hüküm giymiş sanıklar da affedildi.

 

26 Ekim 1933 – TBMM genel af kanununu Cumhuriyetin onuncu yılı şerefine kabul etti, tüm suçları affetti. Mahkûmlar haberi alınca Atatürk ve Cumhuriyete dair tezahüratlar yaptılar. (Cumhuriyet, Turgut Özakman)

 

26 Ekim 1933 – Türk kadınlarına Köy İhtiyar Heyetlerine seçme ve seçilme hakkı tanındı.

 

26 Ekim 1936 – Atatürk'ün, akşamüzeri İsmet İnönü'nün köşküne gidişi, daha sonra otomobille Gazi Orman Çiftliği'ne kadar bir gezinti yaparak Çankaya'ya dönüşü.

 

26 Ekim 1936 – Kurtuluş Savaşı komutanlarından General Şükrü Naili Gökberk öldü.

 

26 Ekim 1938 – Atatürk'ün kız kardeşi Makbule Hanım, Afet İnan ve Sabiha Gökçen'i birlikte kabulü, 15 dakika görüşmesi.