Tarihte bugün Atatürk

 

27 AĞUSTOS

 

27 Ağustos 1893 – Ali Rıza efendinin vefatı üzerine Zübeyde hanımın maaş için müracatı. (Benim Ailem, Yrd. Doç. Dr. Ali Güler)

 

27 Ağustos 1911 – Atatürk'ün, Harbiye Nezareti tarafından -geçici olarak- Trablusgarp Tümeni Kurmay Başkanlığı'na atanması. [Kocatürk]

 

27 Ağustos 1915 – Kayacıkağılı Muharebesi gerçekleşti.

 

27 Ağustos 1915 – İngilizlerin, Anafartalar cephesinde Kayacıkağılı bölgesindeki siperlerimize topçu ateşiyle başlayan şiddetli taarruzu ve muharebeler esnasında Atatürk'ün 7. Tümen Komutanı Albay Ali Remzi (Alçıtepe) Bey'e emri: "Ben şu haberi bekliyorum: Siperlere giren düşman mahvedilmiş, düşman siperlerine askerimiz girmiştir. Bundan başka hiçbir haber bence önemli değildir!" (7. Tümen cephesine yönelen bugünkü taarruz sonucu, düşmanın bazı siperlerimize girmeye muvaffak oluşu, Tümen'in yedek kuvvetlerinin tam zamanında siperlere yetiştirilememesi ve düşmanın da işgal ettiği siperlere iyice yerleşmesi nedeniyle karşı taarruzdan tam bir sonuç alınamamıştır). [Kocatürk]

 

27 Ağustos 1916 – Türkiye'nin Romanya'ya savaş açması. Romanya'nın, Avusturya-Macaristan'a savaş açması. Almanya'nın Romanya'ya savaş açması.

 

27 Ağustos 1917 – Atatürk'ün, Küfrevî Şeyhi Abdülbâki Efendi'ye mektubu.

 

27 Ağustos 1918 – Atatürk'ün, Halep'ten Dr. Rasim Ferit (Talay) Bey'e mektubu: "Dün akşamüzeri Halep'e geldim ve geceyi burada geçirdim."

 

27 Ağustos 1918 – Atatürk'ün, öğleden evvel, Halep Valisi Atıf Bey'i ziyareti.

 

27 Ağustos 1918 – Atatürk, Nablus'a gelmeden önce Yıldırım Orduları Grubu Karargâhı'nın bulunduğu Nasıra'ya uğramıştır.

 

27 Ağustos 1918 – Atatürk'ün, akşam Halep'ten Nablus'a hareketi. (Atatürk, Nablus'a gelmeden önce Yıldırım Orduları Grubu Karargâhı'nın bulunduğu Nasıra'ya uğramıştır). [Kocatürk]

 

27 Ağustos 1919 – Mustafa Kemal'e "Erzurum hemşehriliği" payesi verildi.

 

27 Ağustos 1919 – Atatürk'ün, teklif edilen Erzurum hemşeriliğini kabul ettiğini bildiren mektubu: "Tarihî olan Erzurum'un, bu erler yatağının hemşehrileri arasında bulunmak âcizleri için en büyük saadettir."

 

27 Ağustos 1919 – Mustafa Kemal, Müdafa-i Hukuk derneğine gönderdiği yazıda Erzurum fahri hemşeriliğini kabul ettiğini bildirdi ve Erzurum nüfusuna kaydının yapılması için gereken işlemlere başvurduğunu bildirdi. (Benim Ailem, Yrd. Doç. Dr. Ali Güler)

 

27 Ağustos 1919 – Atatürk'ün, Erzurum'da gece, arkadaşlarına söyledikleri: "…İstanbul, bir Amerikan mandasıdır tutturmuş gidiyor. Bu olmayacaktır. Türkiye bağımsızlık bütünlüğüne sahip olacaktır. Bunu istemekte devam edeceğiz. …Manda yok! Ya bağımsızlık ya ölüm var! Amerikan mandası diye çırpınanlar, düşman işgali altında bulunan sinirleri ve zaafları ile bu millete ve bize inanmayanlardır. Bizim hayal ve macera peşinde koştuğumuzu sananlardır. Eğer, bunlar Anadolu'nun ve Türk milletinin gerçek hissiyatını bilseler, bizim çalışmamızın hedefini kavrayabilseler, Erzurum Kongresi'nin kararlarının nasıl bir millî vicdan ürünü olduğunu takdir edebilseler, bu yanlış fikirlerinden dolayı utanç duyarlar. Bunlar, ümitsizlik ve bozgunluk içinde, gerçeklerden uzak olarak yaşayan ve ne yapacaklarını, ne yapılmakta olduğunu bilmeyen insanlardır. Kongre, hissiyatını açıkça belirtmiştir. Heyet-i Temsiliye kararını vermiştir. Millî irade, bilinç ve yönünü bulmuştur. Davamız yürümektedir ve yürüyecektir. Muvaffak olmamak için hiçbir sebep yoktur. Hiçbir olumsuz kararı tanımayacağız. Millî egemenlik esasını ve Millî Meclis kararını ifadelendirmeyen hiçbir anlaşmayı, hiçbir sözleşmeyi kabul etmeyecek ve tanımayacağız."

 

27 Ağustos 1919 – Atatürk'ün, Erzurum'dan, İstanbul'da bulunan annesi Zübeyde Hanım'a mektubu: "Bu mektubumu getirecek olan kişi, size benim hakkımda istediğiniz kadar bilgi verecektir. Kendisi ile bana bazı elbiselerimi gönderiniz. Hemşiremin sağlığı nasıldır? Eve herhangi bir taraftan saldırıda bulunuldu mu? Hâlâ orada mısınız? Çocuklar ne yapıyor, büyüdüler mi? Ben birkaç güne kadar bir kongre için Sivas'a gideceğim. Her işittiğinize önem vermeyiniz. Pekâlâ bilirsiniz ki, ben yaptığımı bilirim. Netice görmeseydim, başlamazdım. Saygıyla ellerinizden, hemşiremin gözlerinden öperim." (Atatürk bu mektubu, bir adamı vasıtasıyla elden göndermiştir). [Kocatürk]

 

27 Ağustos 1919 – Atatürk'ün, Sinop mutasarrıfı Mazhar Tevfik Bey'e teşekkür telgrafı: "Vatanî ve millî durumumuzda sizin gibi kıymetli arkadaşlara sahip olmakla iftihar ediyorum."

 

27 Ağustos 1920 – Atatürk'ün, bayramlaşmak ve Batı cephesini denetlemek üzere Fevzi (Çakmak) Paşa ve Albay İsmet (İnönü) Bey'le beraber Ankara'dan Eskişehir'e gelişi.

 

27 Ağustos 1920 – Atatürk'ün, Eskişehir'den bayram nedeniyle ordu mensuplarına genelgesi: "…Tedbirli ve kararlı çalışmanın teşekküre değer bir sonucu olmak üzere meydana getirilen bu ordunun, şimdiye kadar en olağanüstü fedakârlıklar ve zaferlerle dolu olan tarih ve geleneklerine lâyık fedakârcasına ve gayretle vuruşması çok gereklidir." [Kocatürk]

 

26/27 Ağustos 1921 – Atatürk'ün, bir kısım mevzilerin terke mecbur kalmışı üzerine Ankara'da bulunan Millî Müdafaa Vekili Refet Paşa'ya telgrafı: "Meydan muharebesinin Ankara'ya kadar uzanması ihtimal dahiline girmiştir. …Meclis ve hükümetin ilk aşama olarak Keskin'e, ondan sonra zorunluluk halinde Kayseri'ye nakli lâzımdır. Nakil 29 Ağustos akşamına kadar sonlanmalıdır." [Kocatürk]

 

27 Ağustos 1921 – Sakarya'da çarpışmalar bütün şiddetiyle devam etti. Yunanlılar bazı mevkileri ele geçirdi. Türk süvari birlikleri Yunan başkomutanı Papulas'ın karargâhını bastı, Papulas zor kurtuldu.

 

27 Ağustos 1921 – Mustafa Kemal, karargâhtan yayınladığı emirde "Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır" diyerek herkesi vatan için savaşmaya çağırdı.

 

27 Ağustos 1922 – Büyük Taarruz'dan sonra Yunan Ordusunun müstahkem mevzilerinin düşürülmesi ve düşmanın çekilmeye başlaması.

 

27 Ağustos 1922 – Mustafa Kemal'den aldığı davet telgrafı üzerine Halide Edip Konya'ya ulaştı. (Köpeği yoldaş, atı doru ve emir eri İbrahim ile) (Aynı gün Afyon alındı.)

 

27 Ağustos 1922 – Sabaha karşı saldırıya geçen Türk birlikleri Yunan mevzilerini ele geçirmeye başladı. Telaşlanan Trikopis, Afyon'un boşaltılmasını emretti, Yunanlılar malzemelerini imha ederek Afyon'u terketti. Türk birlikleri Afyon'a girdi.

 

27 Ağustos 1922 – Pazar sabahı saat 04.00'te Kurtkaya tepesi, saat 08.00 civarında Erkmen tepe düştü, gözler Çiğiltepe'ye çevrildi. 57. Tümen Komutanı Albay Reşat Bey, zamanında Çiğiltepe'yi alamayınca Mustafa Kemal Paşa telefonla "Niçin hedefinize varamadınız?" diye sordu. Albay Reşet Bey, yarım saat sonra hedefe ulaşacağını belirtti. Mustafa Kemal Paşa yarım saat sonra Albay Reşat Bey'i aradığında, kendisine şu notu okudular: "Yarım saatte size o mevzileri almak için söz verdiğim halde sözümü tutamamış olduğumdan dolayı yaşayamam." Albay Reşat (Çiğiltepe) Bey intihar etmişti. Çiğiltepe o gün saat 17.30 civarlarında alınacaktı. 20.30'da Afyon ele geçirildi.

 

27 Ağustos 1922 – Atatürk'ün, cepheden Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı'na harekât hakkında telgrafı: "…Türkiye Büyük Millet Meclisi ordularının müstesna kıymet ve kabiliyeti sebebiyle yüksek Meclis'i tebrik ederim. Komutanlarımızın sevk ve idarede düşman komuta heyetine üstünlüğü belirgin bir surette görünmektedir." [Kocatürk]

 

27 Ağustos 1922 – Afyon kurtuldu.

 

27 Ağustos 1924 – Fransa Lozan'ı onayladı.

 

26, 27 Ağustos 1925 – Atatürk İnegöl, Kastamonu'da şapkayı halka tanıttı.

 

27 Ağustos 1925 – Mustafa Kemal Paşa şapka ile İnebolu Türkocağına geldi. (Kastamonu seyahati boyunca, kıyafet inkılabı ile ilgili konuşmaları.)

 

27 Ağustos 1925 – Atatürk Kastamonu ve İnebolu'da giyim devrimini tanıtılışlının yıldönümü.

 

27 Ağustos 1925 – Mustafa Kemal, sivil giysisi ve Panama şapkasıyla İnebolu Türkocağı'nda ünlü söylevini verdi: "Açık söylemek isterim, bu serpuşun adına 'şapka' derler."

 

27 Ağustos 1925 – Mustafa Kemal'in İnebolu Türk Ocağı'nda halka hitabı; " …Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran Türk halkı uygardır. Tarihte uygardır, gerçekte uygardır. Uygarım diyen halk bunu ispat etmek zorundadır…" (Alkışlarla devam eden konuşmasında daha sonra şapkayı tanıttı.) (Cumhuriyet, Turgut Özakman)

 

27 Ağustos 1925 – Atatürk'ün, sivil elbise ve elinde panama şapkası ile İnebolu Türkocağı'na gelişi ve ünlü şapka nutkunu söylemesi: "…Bunu açık söylemek isterim! Bu serpuşun ismine şapka denir! Redingot gibi, bonjur gibi, smokin gibi, frak gibi, işte şapkamız!"

 

27 Ağustos 1927 – Atatürk'ün, Dolmabahçe Sarayı'nda Başbakan İsmet Paşa'yı kabulü.

 

27 Ağustos 1927 – Gazi Mustafa Kemal'e suikast hazırlamak üzere Sisam Adası'ndan Anadolu'ya geçen Hacı Sami ölü, arkadaşları yaralı olarak yakalandı.

 

27 Ağustos 1927 – Atatürk'ün, gece Dolmabahçe Sarayı'nda -Türk Tayyare Cemiyeti tarafından hazırlanan- İstiklâl Savaşı ile ilgili bir filmi izlemesi.

 

27 Ağustos 1928 – Atatürk'ün, Söğütlü yatıyla İstanbul'dan Mudanya'ya, Mudanya'dan da otomobille Bursa'ya gelişi, il Genel Meclisi salonunda memurları yeni harflerden imtihan edişi, akşam tekrar Mudanya üzerinden İstanbul'a hareketi.

 

27 Ağustos 1928 – Atatürk'ün, Ertuğrul yatıyla Mudanya'dan İstanbul'a dönerken harf inkılâbı hakkında söyledikleri: "…Türk milleti yaptığını şuurla ve bunca bin yılların hayatında açtığı devasız yaraları acele tedavi etmek acısıyla, gerçek denilen cevheri bulmuş olduğuna inanarak uzun adımlarla kurtuluş aramaya karar vermiştir. Bunun önüne set çekmek isteyeceklerin sonu, Türkün kuvvetli ayakları altında ezilmektir."

 

27/28 Ağustos 1928 – Atatürk'ün, Mudanya'dan Ertuğrul yatıyla İstanbul'a dönüşü.

 

27 Ağustos 1934 – Atatürk ve Afet Hanım İzmir Vapuru'nda dans ettiler.

 

27 Ağustos 1935 – Atatürk'ün, Florya'da denize girişi.

 

27 Ağustos 1936 – Atatürk'ün, öğleden sonra Dolmabahçe Sarayı'nda 3. Türk Dil Kurultayı'nın çalışmalarını izlemesi.