Tarihte bugün Atatürk

 

27 OCAK

 

27 Ocak 1915 – Atatürk'ün, İstanbul'dan Madam Hilda Christianus'a mektubu: "…Sanıyorum ki size yazmak fırsatını uzun zaman bulamayacağım. Şimdilik size bir adres vermem mümkün değil! Fakat sonradan size yazacağım." [Kocatürk]

 

27 Ocak 1916 – Mustafa Kemal Edirne'deki 16ncı Kolorduya atandı.

 

27 Ocak 1916 – Atatürk'ün, akşam Edirne'ye gelişi. Edirne'deki bu kolordu, Kafkas Cephesinin önem kazanması üzerine bir süre sonra aynı adla Diyarbakır'a nakledilmiştir. "27 Ocak 1916 Tarihinde tebdil havasının hitamına mebni 16 ncı Kolordu'ya İltihak buyrulmuştur." (Cevat Abbas Gürer hatıralarında, Edirne'deki ikametlerinin 44.günü Baskomutan Vekili Enver Pasa'dan Resülayn'a hareket emrini aldıklarını ifade etmektedir. Söz konusu hareket emrinin tarihi 11 Mart 1916 olduğuna göre, bu tarihten 44 gün evveli –Atatürk'ün Edirne'ye geldiği tarihi göstermek üzere- 27 Mart 1916 gününe rastlamaktadır.)[Kocatürk]

 

27 Ocak 1917 – Atatürk'ün, davet üzerine Diyarbakır'a gelmiş bulunan Elaziz (Elazığ) Valisi Sabit Bey'i, daha sonra Bitlis Valisi Memduh Bey'i bölgelerine uğurlayışı.

 

26/27 Ocak 1920 – Köprülü Hamdi Bey, Kuvay-i Milliyecilerle, Fransızların koruduğu Akbaş cephaneliğini basmak için, Rumeli yakasına geçti. Akbaş mevkisindeki cephane deposuna Kuvay-ı Milliye kahramanlarından Köprülülü Hamdi ve arkadaşlarının baskını.

 

27 Ocak 1920 – Akbaş cephaneliğinin basılarak silahların Kuvayi Milliye tarafından ele geçirilmesi.

 

26 / 27 Ocak 1920 – Akbaş Cephaneliği Baskını: Edremit Kaymakamı Köprülülü Hamdi ile Dramalı Rıza Beylerin komutasındaki bir Kuvvay-ı Millîye Müfrezesinin Gelibolu yakınlarındaki Fransız kuvvetlerine ait Akbaş silâh deposuna yaptığı baskın. Depodaki 8 bin Rus tüfeği, 40 Rus makinalı tüfeği, 20 bin sandık cephane Lapseki'nin Umurbey iskelesine Bolayır motoru ile taşındı. Fakat sarayın emri ile Gönen'in Yenice Köyü'nde depolanan silâhları ele geçirmek isteyen eşkiya Anzavur gelince Dramalı Rıza Bey tarafından depo havaya uçuruldu. Köprülülü Hamdi Bey burada şehit oldu. İstanbul'da yakalanan Rıza Bey ise idam edildi. (Kaynak: Türkiye Cumhuriyeti Tarihi Sözlüğü 1918-2000)

 

27 Ocak 1921 – Türkiye Halk İştirakiyûn Fırkası'nın yayın organı Emek yasaklandı. Bazı komünistler tutuklanmaya başladı.

 

27 Ocak 1921 – Sadrazam Tevfik Paşa'nın, Atatürk'e "Londra'da toplanacak barış konferansı için Osmanlı heyetine katılmak üzere Büyük Millet Meclisi'nden üye isteyen" telgrafı.

 

27 Ocak 1922 – Sovyetler Birliği'nin yeni büyükelçisi Aralof, Ankara'ya geldi. Aralof büyük bir törenle karşılandığı Ankara İstasyonu'nda halkı Türkçe selamladı.

 

27 Ocak 1923 - Mustafa Kemal'in İzmir'e gidişi, annesinin mezarını (Karşıyaka) ziyaret etmesi.

 

27 Ocak 1923 – Atatürk'ün, sabah Karşıyaka istasyonunda trenden inerek annesinin mezarını ziyareti ve konuşması: "…Burada yatan annem, zulmün, zorun bütün milleti felâket uçurumuna götüren bir keyfî idarenin kurbanı olmuştur. …Bu kadar kan dökerek milletin elde ettiği egemenliğin korunması ve savunulması için gerekirse valdemin yanına gitmekte asla tereddüt etmeyeceğim. Millî egemenlik uğrunda canımı vermek, benim için vicdan ve namus borcu olsun!" (Atatürk, annesinin mezarını ziyaretten sonra Karşıyaka istasyonundan tekrar trene binerek saat 13.00'de Basmane'ye gelmiş ve coşkun bir şekilde karşılanmıştır). [Kocatürk]

 

27 Ocak 1923 – Atatürk'ün, Karşıyaka istasyonunda Lâtife Hanım'ın babası Muammer Bey'le -ilk defa- tanışması. Salih (Bozok) hatıralarında, bu olayı şu şekilde anlatmaktadır: "…İzmir'e gelirlerken Karşıyaka'da Atatürk'ü karşıladık. Beni kompartımanlarına yalnız olarak kabul buyurdular ve şu emri verdiler: 'Ben Lâtife Hanımla evlenmeye karar verdim. Şimdi babası burada ise kendisini bu kararımdan haberdar edersin ve hiç kimseye bir şey söylememesini de ilâve edersin! Paşa, o güne kadar Muammer Bey'i görmediğinden tanımıyordu. Paşa'nın emirleri gereğince hareket ettim. Muammer Bey'e, Gazi Mustafa Kemal Paşa'nın kayınpederi olacaklarını söylediğim zaman boynuma sarıldılar ve içini çekerek beni kokladılar. Biraz sonra Paşa Hazretleri de vagonlarından inerek Muammer Bey'le tanıştılar. [Kocatürk]

 

27 Ocak 1923 – Atatürk'ün saat 13.00'de Basmane istasyonuna gelişi, da¬ha sonra İzmir Valiliğini ziyareti, öğleden sonra Göztepe'de Uşakîzade Muammer Bey'in köşküne gidişi.

 

27 Ocak 1923 – Mustafa Kemal İzmir hükümet konağında yaptığı konuşmada; " Efendiler, NAMUS CEPHESİ hiçbir zaman yıkılmaz, yenilemez. Bundan dolayı o cephe yıkılmamış, mağlup edilememiştir."

 

27 Ocak 1923 – Atatürk'ün, akşam, Şehir Belediyesi tarafından izmir Hükü¬met Konağı'nda şerefine tertiplenen ziyafette konuşması: "…Bütün bu başarı, yalnız benim eserim değildir ve ola¬maz. Bütün başarı, bütün milletin karar ve imanı ile çalış¬masını birleştirmesi neticesidir; kahraman milletimizin ve güzide ordumuzun kazandığı başarı ve zaferdir."

 

27 Ocak 1923 – Atatürk'ün, İzmir'de, Bulgaristan'ın Edime Başkonsolusu T. Markov'u kabulü ve Türk-Bulgar ilişkileri hakkında görüşmesi (Ertesi günü bir görüşme daha yapılmıştır). [Kocatürk]

 

27 Ocak 1924 – Atatürk'ün, Lâtife Hanımla beraber İzmir'den Mersinli'ye kadar bir otomobil gezintisi yapması.

 

27 Ocak 1925 – Atatürk'ün, Mersin'den Silifke'ye gelişi.

 

27 Ocak 1927 – Atatürk'ün T.B.M.M.'nde, yeni seçilen milletvekillerini kabulü.

 

27 Ocak 1931 – Balkan Birliği Cemiyeti Ankara'da kuruldu.

 

27 Ocak 1931 – Atatürk'ün, trenle İzmir'e gelişi.

 

27 Ocak 1932 – Atatürk'ün, akşamüzeri Dolmabahçe Sarayı'ndan otomobille hareket ederek İstinye, Maslak, Şişli ve Karaköy yoluyla bir gezinti yapıp Dolmabahçe Sarayı'na dönüşü.

 

27 Ocak 1932 – Atatürk'ün, gece Beyoğlu'nda Turkuvaz Lokantası'na gelişi, geç saatlerde Dolmabahçe Sarayı'na dönüşü.

 

27 Ocak 1933 – Atatürk'ün, Gaziantep'te Valiliği ve Belediye'yi ziyareti, İl Genel Meclisi'nin kendisine hemşehrilik belgesi sunuşu.

 

27 Ocak 1933 – Atatürk'ün, öğleden sonra Gaziantep'ten Narlı'ya gelişi, buradan da trenle Adana'ya hareketi.

 

27 Ocak 1933 – Prof. Dr. Fuat Köprülü'nün, Atatürk'e bayram tebriki: "Türk milletine öz benliğinin tükenmez kudretini veren büyük kurtarıcı ve yol göstericimizin sonsuz saygılarımla bayramını kutlarken, varlığımızı karanlıklardan kurtaran bu mukaddes ışığın başımızdan eksik olmamasını ona candan bağlı her Türk gibi Tanrı'dan dilerim."

 

27 Ocak 1935 – Atatürk'ün, günü Dolmabahçe Sarayı'nda çalışmakla geçirmesi.

 

22 – 27 Ocak 1937 – Mustafa Kemal'in Asım Us imzasıyla vakit gazetesinde beş adet yazısının yayınlanması (Hatay meselesi ve Fransa'ya yöneltilen eleştirilerle ilgilidir.) (Dehanın kodları, Yrd. Doç.Dr. Ali Güler)

 

27 Ocak 1937 – Cenevre'de Milletler Cemiyeti toplantısında, Hatay'ın bağımsızlığı kabul edildi.

 

27 Ocak 1937 – Atatürk'ün, Kurun gazetesinde Hatay davası ile ilgili olarak Asım Us imzasıyla yayımlanan beşinci başyazısı: "..Türkiye Cumhuriyeti çok haklı olduğu Hatay davasını ortaya atarken bunun bütün sonuçlarını düşünmemiş olduğunu kim iddia edebilir? Dava uluslararası olmuştur. Davasında haklı olan Türkiye'dir. Artık, dinlenilecek sözün kimin ağzından çıktığına çok dikkat etmelidir. Türk'ün sözü, Türk'ün haklı ve yerinde sözü Türk'ün kendisidir. Ona uymamak, onu tanımamak, onu hiçe saymak, buna cesaret gösterenlerin düşünmedikleri akıbetle karşılaşacaklarına asla şüphe etmemelidir."

 

27 Ocak 1937 – Cenevre'de Milletler Cemiyeti toplantısında Hatay'ın bağımsızlığının kabul edilmesi. (Bu karar, 29 Mayıs 1937'de Cenevre'de toplanan Milletler Cemiyeti Konseyi'nde de Hatay Anayasasıyla beraber onaylanmış, bağımsızlık rejimi 29 Kasım 1937 günü yürürlüğe girmiştir. 2 Eylül 1938'de Hatay Millet Meclisi açılarak Devlet Bakanlığı'na Tayfur Sökmen seçilmiştir. Devletin adı "Hatay Devleti" olarak kabul edilmiş, 23 Haziran 1939'da Türkiye ile Fransa arasında yapılan antlaşma ile de Hatay Türkiye'ye bırakılmış, 7 Temmuz 1939 tarih ve 3711 sayılı Kanunla yeni Hatay ili kurulmuştur). [Kocatürk]

 

27 Ocak 1937 – Atatürk'ün, Milletler Cemiyeti toplantısında Hatay'ın bağımsızlığının kabul edilmesi üzerine Başbakan İsmet İnönü'ye telgrafı: "Başarılmış olan millî davada izlenen uygar ve insanî yola, uluslararası lâyık olduğu kıymetin verileceğine şüphe yoktur. Türkiye Cumhuriyeti haklı olduğuna inandığı davasını, büyük ve âdil hakem heyeti olmasını daima arzu ettiği ve bu sıfat ve yetkisinin daha çok çetin meselelerin çözümünde en yüksek kudret ve kuvvete sahip olmasını temenni ettiği Milletler Cemiyeti'ne bırakmakla insanlık adına isabetli bir harekette bulunmuştur. Bu suretle uygarlık adına da yüksek bir vazife yapmış olmakla sadece takdir ve tebrike lâyıktır!"

 

27 Ocak 1937 – Atatürk'ün 27 Ocak 1937 tarihli telgrafına Başbakan İsmet İnönü'nün cevabı: "Hatay davasında hükümetin izlediği yol ve hareket, yüksek şefimizin ilham ve telkini eseridir."