Tarihte bugün Atatürk

 

29 EKİM

 

29 Ekim 1907 – Atatürk'ün, Selanik'te gizli olarak kurulan İttihat ve Terakki Cemiyeti'ne üye oluşu. [Kocatürk]

 

29 Ekim 1908 – Atatürk'ün, Bingazi'den, Hanya'da yayımlanan istikbal gazetesine mektubu: "Millet fertleri arasında bölücülüğü değil, birlik ve beraberliği temine; birbirlerine intikam duyguları yaratmaya değil, karanlık istibdat devrinin kiri olan fena hislerin kalplerden atılmasına yarayacak yararlı makaleler yayımlanmasına gayret edilse gazetenizin şerefi yükselir, hizmeti faydalı olur. ..Gazetelerimizde ahlâkımıza yükseklik, hislerimize temizlik ve maneviyatımıza kuvvet verecek makalelere yer verilmesini görmek isteriz." [Kocatürk]

 

29 Ekim 1912 – Trakya'da Bulgar taarruzu üzerine Osmanlı kuvvetlerinin Çatalca önlerine çekilmesi.

 

29 Ekim 1912 – Gazi Ahmet Muhtar Paşa'nın istifası üzerine Sadrazamlığa Kâmil Paşa'nın getirilişi.

 

29 Ekim 1913 – Tarihteki ilk Türk Cumhuriyeti olan Batı Trakya Türk Cumhuriyeti sona erer. Batı Trakya Türk Cumhuriyeti'nin toprakları, General Lazarof komutasındaki Bulgar kuvvetlerince 30 Ekim 1913 tarihine kadar tamamen işgal edilir ve bu devlet sona erer.

 

29 Ekim 1914 – Osmanlı Devleti'nin Birinci Dünya Savaşı'na girmesi.

 

29 Ekim 1914 – Amiral Souchon komutasındaki Osmanlı donanmasının Rus limanlarına ve Rus donanmasına ateş açması. Alman subaylar yönetimindeki Türk savaş gemilerinin Karadeniz'de Rus gemi ve limanlarını bombalaması: Amiral Souchon'un Goeben, Breslau ve birkaç Osmanlı savaş gemisinden oluşan bir donanmayla Odessa, Sevastopol ve Tedosya limanlarını bombalaması.

 

29 Ekim 1914 – (Goeben [Yavuz] ve Breslau [Midilli] adlı Alman kruvazörleri 11 Ağustos günü -hükümetin izni ile- Çanakkale Boğazı'ndan geçerek Marmara denizine girmişlerdi. Ancak 12 Ağustos 1914 günü Osmanlı hükümeti, bu iki kruvazörün satın alınarak donanmaya katıldığını ilân etti. 27 Ekim 1914 günü Alman Amirali Souchon komutasında Karadeniz'e açılan Türk-Alman filosu, 29 Ekim 1914 günü -Hükümetin kararıyla- Sivastopol, Odesa, Kefe ve Novorossisk limanlarını bombaladı ve Rus donanmasına ateş açtı. Bu olay sonucu Osmanlı Devleti de Alman ve Avusturyalıların safında fiilen I. Dünya Savaşı'na girmiş oluyordu. 31 Ekim 1914'te Kafkas sınırını aşarak Türk ordusuna taarruza geçen Rusya da 3 Kasım 1914 tarihinde Osmanlı Devleti'ne harp ilân etti. 11 Kasım 1914'te ise Osmanlı Devleti, I. Dünya Savaşı'na katıldığını ilân etti). [Kocatürk]

 

29-30 Ekim 1914 – Gece Enver Paşa'nın emri ile Amiral Souchon'un Osmanlı donanmasını alarak Karadeniz'e çıkması, Odesa ve Sivastapol gibi Rus limanlarını topa tutması. (Bu olay üzerine İngiltere, Fransa ve Rusya Osmanlı'ya savaş ilan etti.) (20. YY. Siyasi Tarihi, Prof. Dr. Fahir Armaoğlu)

 

29 Ekim 1915 – Çanakkale savaşı sonrası Enver Paşa, Mustafa Kemal'in adının ve resminin gazetelerde yayınlanmasını yasaklamıştır. Ancak Tasvir-i Efkâr gazetesi başyazarı Yunus Nadi ve yazı işleri müdürü Abidin Daver Bey ne pahasına olursa olsun Çanakkale kahramanı Mustafa Kemal Paşa'nın resmini yayınlamak kararındaydılar. Bu ikili sansür zabitlerini atlatarak 29 Ekim 1915 tarihli Tasvir-i Efkar gazetesinde Mustafa kemal Paşa'nın bir resmini yayınlamışlardı. Bu resim (Ressam Cemal çizmişti) Mustafa Kemal'in İstanbul basınında yayınlanan ilk resmiydi. (Atatürk'ün Gizli Kurtuluş Planları, Sinan Meydan, 7. Baskı, s.288)

 

29 Ekim 1915 – Tasvir-i Efkar gazetesi Mustafa Kemal'in fotoğraflarını sansüre ve Enver Paşa'nın engellemelerine rağmen "Çanakkale kahramanı manşetiyle" paylaştı.

 

29 Ekim 1915 – Çanakkale kahramanı Mustafa Kemal'in İstanbul basınındaki ilk fotoğrafı Tasvir-i Efkar'da yayınlandı. (Resmi ressam Cemal yapmıştı.) (Cumhuriyet tarihi yalanları, Sinan Meydan)

 

29 Ekim 1919 Fransızlar, Güneydoğuda İngiliz işgal kuvvetlerinin yerini aldı ve Fransızlar Antep'e girdi.

 

29 Ekim 1919 – Atatürk'ün, Harbiye Nazırı Cemal Paşa'nın 27/28 Ekim 1919 tarihli telgrafına cevabı: "…Kabinenin düşüncesi, Millî Meclis'in toplantı yeri hakkındaki görüşümüzü değiştirecek güveni henüz vermemektedir."

 

29 Ekim 1919 – Heyet-i Temsiliye Mustafa Kemal'in imzasıyla Harbiye Nazırı Cemal Paşa'ya gönderdiği telgrafta Meclis-i Mebusan'ın mutlaka Anadolu'da toplanması gerektiğini söyledi. Cemal Paşa buna karşı çıkarak İstanbul'da ısrar etti.

 

29 Ekim 1919 – Atatürk'ün, Sivas'ta Heyet-i Temsiliye üyelerine Amasya görüşmeleri hakkında açıklamaları.

 

29 Ekim 1919 – Amasya mülakatı dönüşü Mustafa kemal Paşa'nın Sivas'ta heyet-i Temsiliye'ye bilgi vermesi ve alınan kararlar sayfasına "İstanbul Ali Rıza Paşa Hükümetinin milli meseleleri çözmede aciz olduğu ancak yeni seçim ve hükümet teşkiline dek anılan kabinenin desteklenmesinin vatan ve millet için hayırlı olduğu" ibaresinin yazılması. (Nutuk)

 

29 Ekim 1919 – Atatürk'ün, 15., 20., 13., 12. ve 3. Kolordu Komutanlarını Sivas'ta yapılacak toplantıya daveti.

 

29 Ekim 1919 – İngilizlerin Kilis'i boşaltmaları, Kilis'in Fransızlar tarafından işgali.

 

29 Ekim 1919 – İngilizlerin Antep'i tahliye etmeleri ve Fransızların şehre girmeleri.

 

29 Ekim 1919 – Türk düşmanı Lloyd George, 29 Ekim 1919'da Avam Kamarası'nda yaptığı konuşmada "Türkiye'yi fethettiklerini" söyleyerek şöyle demişti: "Dünyanın en zengin topraklarından biri olan geniş bir ülkeyi (Türkiye'yi) Türk'ün mahvedici nüfuzundan azad eyledik. Medeniyet yüzlerce yıl bu yolda başarısızlığa uğradıktan sonra İngiltere bunu gerçekleştirdi." (Taha Akyol, Bilinmeyen Lozan, İstanbul, 2014, s. 23).

 

29 Ekim 1919 – Mustafa Kemal Paşa'nın 15, 20, 12 ve 3ncü Kolordu Komutanlıklarını Sivas'a "Açılacak Osmanlı Mebusan meclisinin yeri hakkında (İstanbul veya Ankara) görüşmek üzere" toplantıya çağırması. (Uzak komutanlar çağrılmamış, sonuçlar duyurulmuştur.) (Toplantı fiilen 16 Kasım 1919 tarihinde başlamıştır.) (Nutuk)

 

29 Ekim 1921 – Atatürk'ün, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin gizli oturumunda, asayiş ve iç güven hakkındaki gensoru ile Merkez Kumandanı Nurettin Paşa hakkındaki gensorunun birleştirilerek görüşülmesi sırasında konuşması: "…Pek nazik zamanlara tesadüf eden bazı olaylardan dolayı ordu komutanlarının değiştirilmesine dair bende kanaat hasıl olmamıştır."

 

29 Ekim 1922 – TBMM Hükümetinin İtilaf Devletleri'ne Lozan'daki konferans çağrısını kabul ettiğini bildirmesi.. İsmet Paşa, İstanbul Hükümeti'nin Türkiye'yi ve milli hareketi temsil etmediğini bildirdi.

 

29 Ekim 1922 – Tevfik Paşa, Ankara Hükümeti'ne Lozan Konferansı'na birlikte katılmanın zorunlu olduğunu beyan eden bir telgraf çekti.

 

29 Ekim 1922 – Tevfik Paşa'nın TBMM Başkanlığına "Lozan Barış Konferansı'na Bab-ı ali ve Ankara heyetlerinin bir arada iştirakinin uygun olacağını" bildiren telgrafı.

 

29 Ekim 1922 – Atatürk'ün, Bursa'dan Ankara'ya dönüşü.

 

29 Ekim 1923 – Cumhuriyet ilân edildi. (Saat 20:30) Mustafa Kemal Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk Cumhurbaşkanı seçildi.

 

29 Ekim 1923 – Saat 10.00 – Halk Partisi grubu Fethi Bey başkanlığında toplandı. Bakanlar kurulu üyelerinin seçim görüşmelerine başlandı. (Nutuk)

 

29 Ekim 1923 – Saat 13.30 – Parti genel kurulu yeniden Fethi Bey Başkanlığında toplandı. Mustafa Kemal Paşa'nın Meclis oturumunda konuşması; "…eksiklik ve yanlışlık, uygulamakta olduğumuz usul ve şekildedir…"(Nutuk)

 

29 Ekim 1923 – Saat 18.00 -  Meclis toplantısı açıldı. Kanun teklifi, Kanuni esasi tarafından usulen incelenip, tutanağı hazırlanırken meclis diğer bazı işlerle meşgul oldu. (Nutuk)

 

29 Ekim 1923 – Saat 20.30 - Sonunda Başkanlık kürsüsünde oturan Başkan Vekili İsmet Bey (Paşa) Meclis'e özetle şu bilgiyi verdi; "….Yaşasın Cumhuriyet!.." (Alkışlar) (Nutuk)

 

29 Ekim 1923 – Saat 20.45 – Cumhurbaşkanlığı seçimi yapıldı. Ankara Milletvekili Mustafa Kemal Paşa 158 oyun tamamını alarak Cumhurbaşkanı seçildi. (Nutuk)

 

29/30 Ekim 1923 – Gece durum ve kararlar memleketin dört yanına duyuruldu ve her tarafta gece yarısından sonra 101 pare top atışı yapılarak ilan edildi. (İlk kabineyi kurma görevi İsmet İnönü'ye verildi ve Meclis Başkanlığına da Fethi Bey seçildi.) (Nutuk)

 

29 Ekim 1923 – Halk Partisi Grubu sabah saat 10.00'da Fethi Bey (Okyar) başkanlığında toplandı. Bakanlar Kurulu seçimi için görüşmeler başladı. Ancak yine sonuç alınamadı. Bir süre sonra Kemalettin Sami Paşa'nın önergesi okundu. Önergede genel başkan olarak Atatürk'ün sorunu çözmek için görevlendirilmesi isteniyordu. Önerge kabul edildi ve Atatürk toplantıya çağrıldı. Şimdi Atatürk'e kulak verelim: "Görüşmeler sırasında Çankaya'da evimde bulunuyordum. Kemalettin Sami Paşa'nın önergesinin kabul edilmesi üzerine toplantıya davet edildim. Toplantı salonuna girer girmez doğruca kürsüye çıktım ve kısaca şu görüş ve teklifleri ortaya attım." 'Efendiler' dedim. Hükümet üyelerinin seçiminde görüş birliği sağlanamadığı anlaşılmıştır. Bana bir saat kadar müsaade buyurun. Bulacağım çözüm yolunu bildiririm." Fethi Bey bu teklifi oya koydu. Teklif kabul edildi. Atatürk bu bir saat içinde gereken kişileri meclisteki odasına davet ederek onlara 28 Ekim gecesi hazırladığı karar tasarısını gösterip bulduğu çözümü anlattı. Saat 13.30'da parti genel kurulu Fethi Bey'in başkanlığında toplandı. Atatürk tekrar kürsüye çıktı. "Kusur, takip etmekte olduğumuz usul ve şekildedir" dedi. Sonra, "Teşkilat-ı Esasiye Kanunu'nun bazı noktalarını açıklığa kavuşturmak lazımdır. Teklifim şudur!" diyerek tasarıyı meclis kâtiplerinden birine verdi. Tasarı okunduğunda, Atatürk'ün "cumhuriyet" teklif ettiği anlaşıldı. Derhal görüşmeler başladı. Birçok milletvekili söz alarak görüşlerini bildirdi. Antalya Milletvekili Rasih (Kaplan) Hoca kürsüye geldi. Ağır ağır ve kendinden emin, "Din bakımından da en uygun hükümet şekli cumhuriyettir" dedi. Sözlerini "Yaşasın cumhuriyet!" diye bitirdi. Meclis birden hareketlendi. Bütün milletvekilleri "Yaşasın cumhuriyet" diye bağırıyordu.

 

29 Ekim 1923 – İsmet Paşa kürsüye geldi. Milletvekillerinin gözlerinin içine bakarak konuştu: Türkiye'de bir devlet başkanı olmamasının Avrupa ülkeleriyle ilişkileri olumsuz etkilediğini söyledi. Sonra şöyle devam etti: "Millet hâkimiyeti fiili olarak eline almıştır. O halde bunu hukuki olarak dile getirmekten neden çekiniyoruz? Cumhurbaşkanı olmadan başbakan seçilmesini teklif etmek kanunsuz olur. Bunda şüpheye yer yoktur. Başbakanın seçilebilmesi için Gazi Paşa Hazretlerinin teklifinin kanunlaşması gerekir."

 

29 Ekim 1923 – Sonra meclisin en yaşlı üyesi Abdurrahman Şeref Bey kürsüye geldi: "Hükümet biçimlerini birer birer saymak gereksizdir. Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Kime sorarsanız sorunuz bu cumhuriyettir. Doğan çocuğun adıdır. Ama bu ad kimilerine hoş gelmezmiş varsın gelmesin" dedi.

 

29 Ekim 1923 – Parti grubu toplantısının ardından meclis toplantısına geçildi. Saat 18.00'de TBMM toplantısı başladı. Tasarı okunduktan sonra oylamaya geçildi. Her milletvekili oyunu bir kaba attı. Seçim 15 dakikada bitti. Oylar sayıldı. O gün oylamaya katılan 158 milletvekilinin tamamı "cumhuriyete" olumlu oy verdi. Meclis Başkanı Çorum Milletvekili İsmet Bey (Eker) sonucu açıkladı: "Tasarı oy birliğiyle kabul edilmiştir." Meclis coşkuyla dalgalandı. "Yaşasın cumhuriyet" sesleri meclis duvarlarını aşıp Ankara'nın sokaklarına taştı. Cumhuriyet ilan edildiğinde saat 20.30'u gösteriyordu.

 

29 Ekim 1923 – Atatürk, 158 oyla, cumhuriyetin ilk cumhurbaşkanı seçildi. Meclis şimdi de "Yaşa Mustafa Kemal Paşa" diye çınlıyordu. Atatürk sanki hiçbir şey olmamış gibi sakin bir şekilde kürsüye geldi. O gün dişi ağrıyordu. Bu nedenle kısa konuştu. Milletvekillerine teşekkür etti. Sözlerini şöyle bitirdi: "Daima milletin sevgi ve güvenine dayanarak hep birlikte ileri gideceğiz. Türkiye Cumhuriyeti mutlu, başarılı ve galip olacaktır."

 

29 Ekim 1923 – Büyük Millet Meclisi şekli hükümetimizin cumhuriyet olarak ilanına karar verdi. Gazi Paşa Hazretleri müttefikan reisi-i cumhur… (Açık Söz, 30 Ekim 1923)

 

29 Ekim 1923 – Atatürk'ün, Halk Partisi Meclis Grubu'nun toplantısında, hükûmet buhranına hal tarzı bulmak için "Anayasa'nın bazı maddelerinin açıklanması" gerektiğini bildiren konuşması ve Cumhuriyet teklifinin toplantıda kabul edilmesi.

 

29 Ekim 1923 – Büyük Millet Meclisi'nde, "Anayasa'nın bazı maddelerinin değiştirilmesine dair kanun teklifi"nin derhal görüşülmesinin önerilmesi ve Türkiye Devleti'nin hükûmet şeklinin Cumhuriyet olduğunun, "Yaşasın Cumhuriyet" sesleri arasında kabul edilmesi.

 

29 Ekim 1923 – T.B.M.M. Başkanı sonucu; "Türkiye Cumhuriyeti için yapılan seçimde oylamaya katılan üyenin sayısı 158'dir. 158 üye oybirliği ile Ankara Mebusu Gazi Mustafa Kemal Paşa Hazretlerini Cumhurbaşkanlığına seçmişlerdir" ifadesiyle açıklamıştır. Gazi Mustafa Kemal, bu dönemde dört yıl iki gün süreyle görev yapmıştır. 1927, 1931 ve 1935'teki Milletvekili seçimlerinin ardından Atatürk üç kez daha Cumhurbaşkanlığına seçilmiştir.

 

29 Ekim 1923 – Atatürk'ün, Cumhurbaşkanı seçilmesi üzerine Meclis'e teşekkürü: "…Daima, muhterem arkadaşlarımın ellerine çok samimî ve sıkı bir surette yapışarak, onların şahıslarından kendimi bir an bile ayrı görmeyerek çalışacağım. Milletin sevgisini daima dayanak noktası sayarak hep beraber ileriye gideceğiz. Türkiye Cumhuriyeti, mesut, muvaffak ve muzaffer olacaktır."

 

29 Ekim 1923 – Atatürk'ün, Fransız gazeteci Maurice Pernot'e demeci: "…Memleketimizi çağdaşlaştırmak istiyoruz. Bütün çalışmamız Türkiye'de çağdaş, bu sebeple batılı bir hükûmet oluşturmaktır. Uygarlığa girmek arzu edip de, batıya yönelmemiş millet hangisidir?"

 

29 Ekim 1923 – Mustafa Kemal Fransız gazeteci Pernot'a verdiği demecinde; "Dinime, bizzat hakikate nasıl inanıyorsam ona da öyle inanıyorum, şuura muhalif, terakkiye mani hiçbir şey ihtiva etmiyor." (Dinime bizzat gerçeğe nasıl inanıyorsam öyle inanıyorum. Şuura aykırı, ilerlemeye engel hiçbir şey içermiyor.)

 

29 Ekim 1923 – Atatürk bir yabancı basın mensubuna cevabı: "Eğer yabancı düşmanlığından o kadar pahalı elde edilen bağımsızlığa gölge düşürebilecek herşeyden nefret etme anlamı çıkarılırsa, evet bizim yabancı düşmanı olduğumuz söylenebilir… Yabancı girişimcilerin, yabancı amaçlarının içimizde uyandırdığı kaygılar bütünüyle ortadan kalkmış değildir. Eğer bazen ihtiyatlı hareket ediyorsak aşırı derecede kuşkulu davranıyorsak, bize çok pahalıya mal olan özgürlüğümüzü kaybetmek korkusundandır."

 

29 Ekim 1923 – Cumhuriyet ilan edildi. Meclis'teki teşekkür konuşmasını şaşırtıcı derecede kısa tuttu. Çünkü diş protezlerini yeni takmıştı, henüz alışamamıştı, konuşurken hem damağını acıtıyordu hem de ıslık sesi çıkıyordu. (kaynak: Yılmaz Özdil, Mustafa Kemal)

 

29 Ekim 1923 – Genç Türkiye Cumhuriyeti'nin dinamik Türkiyesi ve O'nun vatansever yöneticileri sayesinde 1923 – 1933 arası 2213 kilometre demiryolu yapıldı. 3500 yeni ve modern bina yapıldı. 1923 – 1932 arası 1701 kilometre yeni karayolu yapıldı. 1923'ten 1926 yılına dek 27.850 kilometre karayolu onarıldı. 1923 – 1938 arası 3038 kilometre demiryolu yapıldı. (Türkiye üzerine notlar, Metin Aydoğan)

 

29 Ekim 1923 – 1923 yılında Türkiye Cumhuriyeti'nde sadece 13.900 kilometre stabilize, 4450 kilometre toprak olmak üzere toplam 18.250 kilometre karayolu ve 94 adet köprü vardı. 1929 yılında bugünkü Türkiye Cumhuriyeti Karayolları (TCK)'nın temeli olan Bayındırlık Bakanlığı bünyesinde 'Şose ve Köprüler Reisliği' kuruldu.

 

29 Ekim 1924 – Milletler Cemiyeti Konseyi'nin, Türk – Irak Sınırını, Musul'u, Irak'a Bırakacak Biçimde Saptaması.

 

29 Ekim 1924 – Milletler Cemiyeti Konseyi'nde Musul'u dışarıda bırakan Irak sınırı geçici olarak tesbit edildi.

 

29 Ekim 1924 – T.B.M.M. ikinci binasında Cumhuriyetin yıldönümünü kutladı.

 

29 Ekim 1924 – Brüksel'de olağanüstü bir toplantı yapan Milletler Cemiyeti Meclisi, Türkiye ile Irak arasında "Brüksel Sınırı" denilen geçici bir sınır belirledi. Bu, Musul'u Irak'a bırakan bir sınırdı. 13 Şubat 1925'te Şeyh Sait İsyanı çıktı. Bu isyan Türkiye'nin, Türk-Kürt birlikteliği tezini zayıflattı. Sonuçta Milletler Cemiyeti, 16 Aralık 1925'te Brüksel Hattı'nın kuzeyini Türkiye'ye, güneyini ise Irak'a bıraktı. Türkiye, Milletler Cemiyeti kararından bir gün sonra, 17 Aralık 1925'te SSCB ile bir dostluk ve tarafsızlık anlaşması yaparak tepkisini gösterdi.

 

29 Ekim 1926 – Atatürk'ün, Cumhuriyetin 3. yıldönümü nedeniyle Ankara'da kutlamaları kabulü ve geçit törenini izlemesi.

 

29 Ekim 1926 – Atatürk'ün, T.B.M.M.'nde Erzincan Heyeti'ni kabulü.

 

29 Ekim 1926 – Konya Atatürk Anıtı (Heinrich Krippel imzalı) açıldı.

 

29 Ekim 1927 – Atatürk'ün, Cumhuriyetin 4. yıldönümü nedeniyle Ankara'da büyük geçit törenini izlemesi, tebrikleri kabulü, akşam Türkocakları tarafından tertiplenen baloyu şereflendirişi.

 

29 Ekim 1928 – Atatürk'ün, Cumhuriyetin 5. yıldönümü nedeniyle Ankara'da geçit törenini izlemesi.

 

29 Ekim 1928 – Atatürk'ün, Sofya'da yayımlanan "La Bulgarie" gazetesi muhabirine Türk-Bulgar ilişkileri ve Bulgaristan hatıraları hakkında demeci.

 

29 Ekim 1929 – Atatürk'ün, Cumhuriyetin 6. yıldönümü nedeniyle Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kutlamaları kabul ettikten sonra geçit törenini izlemesi.

 

29 Ekim 1929 – Atatürk, Ankara Palas'ta düzenlenen kostümlü Cumhuriyet balosuna teşrif etti.

 

29 Ekim 1929 – Amasya'da Atatürk heykelinin açılışı.

 

29 Ekim 1930 – Ankara'daki Cumhuriyet Bayramı törenleri.

 

29 Ekim 1930 – Yunan Kralı Venizelos ve Macar Başbakanı Berthler Mustafa Kemal Atatürk'ü ziyaret etti.

 

29 Ekim 1930 – Atatürk'ün, Cumhuriyetin 7. yıldönümü nedeniyle Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kutlamaları kabulü, daha sonra Ankara'da geçit törenini izlemesi (Töreni Yunanistan Başbakanı Venizelos, Dışişleri Bakanı Mihalakopulos ve Macar Başbakanı Bethlen de misafir olarak izlemiştir).

 

29 Ekim 1930 – Atatürk, Ankara'da, Cumhuriyet Bayramı kutlamaları sebebiyle, Yunan Başbakanı Elevtherios Venizelos onuruna verilen davete katıldı.

 

29 Ekim 1931 – Atatürk'ün, Cumhuriyet Bayramı nedeniyle Ankara'da geçit törenini izlemesi, gece Cumhuriyet Balosu'nu şereflendirmesi.

 

29 Ekim 1931 – Atatürk'ün, Ankara'da Genelkurmay Başkanlığı yeni binasını hizmete açışı.

 

29 Ekim 1931 – Bursa'da, Hükümet Parkı içindeki Gazi Heykeli'nin açılışı (Gaziyolu gazetesi, 28.10.1931, Bursa). [Kocatürk]

 

29 Ekim 1932 – Atatürk'ün, Cumhuriyetin 9. yıl dönümü nedeniyle Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde düzenlenen kabul törenini takiben geçit resmini izlemesi.

 

29 Ekim 1932 – Atatürk'ün, akşam Ankara Palas'ta, Cumhuriyet'in 9. yıldönümü nedeniyle düzenlenen ziyafeti şereflendirmesi.

 

29 Ekim 1933 – Cumhuriyet'in Onuncu Yılı kutlandı.

 

29 Ekim 1933 – Atatürk, Onuncu yıl nutku'nu Ankara Hipodromunda Cumhuriyet Bayramı törenleri esnasında okudu.

 

29 Ekim 1933 – Mustafa Kemal'in, Cumhuriyet'in 10'uncu Yıl Dönümü nedeniyle Türk milletine ünlü söylevi: "… Az zamanda çok ve büyük işler yaptık. Bu işlerin en büyüğü, temeli Türk kahramanlığı ve yüksek Türk kültürü olan Türkiye Cumhuriyeti'dir. … Asla şüphem yoktur ki Türklüğün unutulmuş büyük medeni vasfı ve büyük medeni kabiliyeti bundan sonraki gelişimiyle geleceğin yüksek medeniyet ufkundan yeni bir güneş gibi doğacaktır. … Ne mutlu Türk'üm diyene!"

 

29 Ekim 1933 – "Ben, manevî miras olarak hiçbir nass-ı katı(ayet), hiçbir dogma, hiçbir donmuş ve kalıplaşmış kural bırakmıyorum. Benim manevî mirasım, bilim ve akıldır. Benden sonrakiler, bizim aşmak zorunda olduğumuz çetin ve köklü güçlükler önünde, belki amaçlara tamamen eremediğimizi, fakat asla ödün vermediğimizi, akıl ve bilimi rehber edindiğimizi onaylayacaklardır. Zaman hızla dönüyor, milletlerin, toplumların, bireylerin mutluluk ve mutsuzluk anlayışları bile değişiyor. Böyle bir dünyada, asla değişmeyecek hükümler getirdiğini iddia etmek, aklın ve bilimin gelişimini inkâr etmek olur. Benim, Türk milleti için yapmak istediklerim ve başarmaya çalıştıklarım ortadadır. Benden sonra, beni benimsemek isteyenler, bu temel eksen üzerinde akıl ve bilimin rehberliğini kabul ederlerse, manevî mirasçılarım olurlar." (Hamdullah Suphi Tanrıöver'den naklen, Cemal Kutay, Mustafa Kemal'in Ufuktaki Manevî Mirasçısı ile Sohbet, s.2-3;İsmet Giritli, Kemalist Devrim ve İdeolojisi, s. 13)(Cumhuriyet Bayramı açılış konuşmasından)

 

29 Ekim 1933 – Atatürk, Sovyet heyeti başkanı Mareşal Kliment Yefromoviç Voroşilov ile görüştü.

 

29 Ekim 1933 – Atatürk akşam Cumhuriyet balosuna katıldı.

 

29 Ekim 1933 – Atatürk, Türkiye'nin "milli" adını taşıyan ilk kütüphanesi için, İzmir Milli Kütüphanesi için arsa tahsis ettirdi. Bina yapılması için bütçe tahsis ettirdi. İnşaat halindeyken iki defa bizzat denetledi. 29 Ekim 1933'te Cumhuriyet'in onuncu yıldönümünde açılmasını sağladı. (Kaynak; Yılmaz Özdil, Mustafa Kemal)

 

29 Ekim 1934 – Atatürk'ün, Cumhuriyet'in 11. yıldönümü nedeniyle Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde tebrikleri kabulü, Orduevi ve Halkevi'ndeki Cumhuriyet Balolarını şereflendirmesi.

 

29 Ekim 1935 – Atatürk'ün, Cumhuriyet'in 12. yıldönümü nedeniyle Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde tebrikleri kabulü, Hipodrom'da yapılan geçit töreninde hazır bulunuşu.

 

29 Ekim 1936 – Atatürk'ün, Cumhuriyet'in 13. yıldönümü nedeniyle Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde tebrikleri kabulü, daha sonra geçit törenini izlemesi.

 

29 Ekim 1936 – Atatürk'ün, gece Ankara Palas'ta, Halkevi'nde ve Orduevi'nde düzenlenen Cumhuriyet suarelerini şereflendirmesi.

 

29 Ekim 1936 – Atatürk'ün, Ankara Palas'ta düzenlenen suare esnasında Yugoslavya gazetecilerine Türk-Yugoslav ilişkileri üzerine demeci: "Gerçekleştirdiğimiz müşterek dostluk devam edecektir. Bu dostluğun devamına ve daima daha kuvvetlenmesine çalışacağım. Bu dostluk bütün barış dostları için bir işaret teşkil eder. Böyle bir dostluk ancak insanî ve kardeşçe hislerle yerleşir"

 

29 Ekim 1936 – Atatürk'ün, Ankara Palas'ta düzenlenen suarede yabancı misafirlerle sohbet esnasında söylediği bir söz: "Biz kimsenin düşmanı değiliz; yalnız insanlığın düşmanı olanların düşmanıyız!" [Kocatürk]

 

29 Ekim 1937 – Atatürk'ün, Cumhuriyet Bayramı nedeniyle saat 13.00'de Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde tebrikleri kabulü.

 

29 Ekim 1937 – Atatürk'ün, Cumhuriyetin 14. yıldönümü nedeniyle Ankara'daki geçit törenini izlemesi. (28-30 Ekim 1937 tarihleri arasında Atatürk, Ankara'da son defa Cumhuriyet Bayramı törenlerine katıldı).

 

29 Ekim 1937 – Atatürk'ün, geçit töreni esnasında, kendi kullandığı uçakla stadyum üzerinde akrobasi hareketleri yapan Sabiha Gökçeni, gösterilerin bitiminde şeref tribününde kutlaması ve söyledikleri: "Teşekkür ederim. Çok başarılıydın! Halk seni tek başına bu tehlikeli hareketleri yaparken görünce çok heyecanlandı. Hem heyecanlandı hem de mutluluk duyarak gururlandı!"

 

29 Ekim 1937 – Atatürk, Yugoslavya, Romanya, Yunanistan Genelkurmay Başkanları ile birlikte Cumhuriyet Bayramı kutlamalarına katıldı. (Ankara) (Romanya başbakanı Georges Tattaresco ile de görüştüler.)

 

29 Ekim 1937 – Atatürk'ün, gece Cumhuriyet Bayramı balosunda Fransa Büyükelçisi Henri Ponsot'ya sohbet esnasında söyledikleri: "…Ben toprak büyütme dileklisi değilim: barış bozma alışkanlığım yoktur; ancak antlaşmaya dayanan hakkımızın isteyicisiyim. Onu almasam edemem. Büyük Millet Meclisi'nin kürsüsünden milletime söz verdim: Hatay'ı alacağım! Milletim benim dediğime inanır. Sözümü yerine getiremezsem onun huzuruna çıkamam, yerimde kalamam. Ben şimdiye kadar yenilmedim, yenilemem; yenilirsem bir dakika yaşayamam!" [Kocatürk]

 

29 Ekim 1938 – Kuleli Askeri Lisesi öğrencileri, vapurla Dolmabahçe önünden geçerken hep bir ağızdan İstiklal Marşını söyleyerek Atatürk'ü selamladılar. 29 Ekim 1938 – Kuleli Askeri lisesi öğrencilerinin 29 Ekim tören dönüşü Dolmabahçe sarayı önünden geçerken Ata'sını selamlaması, İstiklal marşını söylemesi, Atatürk'e sevgi gösterisinde bulunmaları, Atatürk'ün öğrencileri selamlaması.

 

29 Ekim 1938 – ATATÜRK'ün, Cumhuriyet'in 15'inci Yıl Dönümü nedeniyle Türkiye Cumhuriyeti Ordusuna mesajı: "… Türk vatanının ve Türklük camiasının şan ve şerefini, iç ve dış her türlü tehlikelere karşı korumaktan ibaret olan vazifeni, her an yapmaya hazır olduğuna benim ve büyük ulusumuzun tam bir inan ve itimadımız vardır…"

 

29 Ekim 1938 – Bitkindi. Cumhuriyet Bayramı törenlerine katılabilmesi imkânsızdı. Sabiha Gökçen başucundaydı, gözyaşlarını içine akıtarak "gelecek seneki törenlere katılırsınız" diye moral vermeye çalışıyordu ki… El işaretiyle sözünü kesti. "Bana gelecek bayramdan bahsetme Gökçen" dedi. "Hatta gelecek aydan da bahsetme, ekim ayını çıkarabilsem bile kasım ayını çıkarabileceğimi sanmıyorum!"(Kaynak: Yılmaz Özdil, Mustafa Kemal)

 

29 Ekim 1938 – TBMM'nde tören ve meclis başkanının Atatürk adına tebrikleri kabulü, hipodromda geçit töreni yapılması.

 

29 Ekim 1938 – Atatürk'ün Türk Ordusuna mesajı hipodrom törenleri esnasında geçit töreninden önce Celal Bayar tarafından okunmuştur.