Tarihte bugün Atatürk

 

30 AĞUSTOS

 

30 Ağustos 1900 – II. Abdülhamit döneminde "Darülfünun-ı Şahane" ismiyle bir üniversite kuruldu. (Bir fakültesi ilahiyattı.) 1914 yılında bu fakülte (şube) "Ali Kısmı" olarak "Darül-Hilafeti-Aliyye Medreselerine" devredildi. Bu Ali kısımları 1924 Tevhid-i Tedrisat kanunu ile İstanbul Darülfünunu bünyesindeki İlahiyat fakültesine devredilmiştir. 21 Nisan 1924 tarihinde bu suretle İlahiyat fakültesi teşkil edildi. 31 Temmuz 1933 tarihinde darülfünun kapatılınca ilahiyat fakültesi de kapandı ve İstanbul Üniversitesinin yeni teşkilinde, edebiyat fakültesi altında "İslam Tetkikleri Enstitüsü" adıyla yer aldı. Bu enstitülerde 1936 yılında kapandı. 21 Kasım 1949 tarihindeyse Ankara'da, Ankara Üniversitesine bağlı "İlahiyat Fakültesi" açıldı. (Atatürk ve İslam, Yrd. Doç. Dr. Ali Güler)

 

30 Ağustos 1909 – Mustafa Kemal'in "Cumalı Ordugâhı" adlı kitabı, 30 Ağustos – 8 Eylül 1909 arasında Cumalı Ordugâhında yapılan askerî manevra esnasında (tutulan not ve krokilerden oluşmuştur) yazması, ay içinde Selanik'te yayınlaması.

 

30 Ağustos 1909 – Mustafa Kemal'in Cumalı Ordugâhındaki askerî manevraya katılması.

 

30 Ağustos 1909 – Atatürk'ün, kolağası rütbesiyle, Cumalı Karargâhı'ndaki askerî manevraya katılışı. (Atatürk, tatbikatı denetlemek üzere Selanik'ten gelen 3. Ordu Kurmay Başkanı Ali Rıza Paşa'nın yanında bulunmuştur). [Kocatürk]

 

30 Ağustos 1916 – Doğu cephesinde 2. Kolordu Komutanı Faik Paşa'nın şehit oluşu.

 

30 Ağustos 1916 – 2. Ordu Kurmay Başkanı Albay İsmet (İnönü) Bey'in, 2. Kolordu Komutan Vekilliğine atanması.

 

30 Ağustos 1916 – 2. Ordu Komutanlığı'nın, bağlı kolordulara, yorulan askerin dinlendirilmesi ve birliklerin kendilerine çekidüzen vermeleri amacıyla 31 Ağustos 1916'da, bulundukları hatta durmaları emri.

 

30 Ağustos 1917 – Yıldırım Orduları Grubu Komutanı Mareşal Falkenhayn'ın, tarihli yazısına cevabı: "Başmüfettişliğin Arap şeyhleriyle yaptığı sözleşmenin, gerçekten politikamıza uymayan bir sonuç verip vermeyeceğini, sizin düşüncelerinizi de dikkate alarak inceleyeceğim. Yıldırım Orduları Grubu'nun bölgesindeki bir meselenin, Başkomutanlık Vekâleti'ne de bildirilmesinin hangi talimata dayandığının bildirilmesi (!)" [Kocatürk]

 

30 Ağustos 1919 – Atatürk'ün, Erzurum'dan Erzincan'a gelişi ve Mutasarrıfın Belediye'de şerefine akşam yemeği vermesi.

 

30 Ağustos 1919 – Sivas'ta yapılacak kongreyi dağıtmak üzere İstanbul hükümeti Elazığ valisi Ali Galip Bey'i Sivas valiliği ile 3. Kolordu Kumandanlığına atadı. Ali Galip Bey bunun için rütbesinin yükseltilmesini ve tazminat ödenmesini istedi.

 

30 Ağustos 1919 – Mustafa Sabri, Elazığ Valisi Ali Galip'ten, Sivas Kongresi'ni dağıtıp Atatürk'ü tutuklamasını isteyenlerden biriydi.

 

30 Ağustos 1919 – Mustafa Kemal ve heyeti Erzincan boğazını geçecekken jandarma Komutanının ihbar ve ikazı; "Erzincan Boğazını silahlı Dersim çeteleri işgal etti." Mustafa kemal buna rağmen yola devam emri verdi. Alevi Kürt aşiretlerinin sevdiği Nakşi Şeyhi Fevzi Efendi de heyetteydi.

 

30 Ağustos 1919 – Erzurum'dan yol acıkan Mustafa kemal ve heyeti, 30 Ağustos'ta (1919) akşam karanlığında Erzincan'a vardılar. Erzincan sokaklarında, "Vatan için canımızı vermeye hazırız" diyenleri duydukça Paşa'nın cesareti, umudu arttı.

 

30 Ağustos 1920 – Düzce ayaklanması bastırıldı. Meclis Adapazarı ve Düzce'de ayaklanmaya katılanlar için af ilan etti.

 

30 Ağustos 1920 – Ayaklanmaya katılan Adapazarı ve Düzce halkı TBMM 'nde affedildi.

 

30 Ağustos 1920 – İskilipli Atıf ve Mustafa Sabri'nin başkanlığındaki Teali İslam Cemiyeti'nin bu ihanet bildirileri, Yunan uçaklarıyla Anadolu'ya atıldı. (Harp Tarihi Vesikaları Dergisi, S. 51, s.1181, Zeki Sarıhan, Kurtuluş Savaşı Günlüğü, C. 3, s. 187, 191, Akşin, age, s. 205).

 

29/30 Ağustos 1922 – Atatürk'ün, gece, Afyon Belediye binasının bir odasında Fevzi ve İsmet Paşalarla harp vaziyetini gözden geçirişi. (Atatürk der ki: "Üçümüz vaziyeti bir defa daha gözden geçirdik ve kesinlikle anladık ki, Türkün hakikî kurtuluş güneşi, 30 Ağustos sabahı bütün parlaklığıyla doğacaktır." [Kocatürk]

 

30 Ağustos 1922 – Büyük Zafer. Yunan ordusunun, tamamen sarılması ve imha edilmesi suretiyle "Dumlupınar Meydan Muharebesi"nin kazanılması.

 

30 Ağustos 1922 – Yunan ordusunun tamamen sarılması ve imha edilmesi suretiyle Dumlupınar (Başkomutanlık) Meydan Muharebesi'nin kazanılması.

 

30 Ağustos 1922 – Türk Ordusu düşmana kesin darbeyi 30 Ağustos'ta vurdu. 30 Ağustos günü düşmanın beş tümeni (40-50 bin kişi) Türk Ordusu'nca kuşatılmış, çıkış yolları kapatılmıştı. Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, 30 Ağustos'ta saat 14.00'te başlayan savaşı Çalköy yakınındaki 11. Tümen Karargâhı olan Zafertepe'den (Dumlupınartepesi) bizzat yönetti. Düşmanın bir bölümü imha edildi, bir bölümü teslim oldu, kurtulanlar ise İzmir'e doğru kaçmaya başladı.30 Ağustos 1922'deki bu savaşı, Aslıhanlar-Çal-İşören bölgesinde ve Çalköy'ün doğusunda bizzat 1. hatta 11. Tümen yanında bulunan Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Paşa yönettiği için, Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa bu savaşa "Başkumandan Muharebesi" adını verdi.

 

30 Ağustos 1924 – Atatürk'ün, Lâtife Hanım'la beraber Eskişehir-Afyon üzerinden Dumlupınar'a gelişi.

 

30 Ağustos 1924 – Atatürk, Başkomutanlık Meydan Muharebesinin (Dumlupınar) kazanılmasının ikinci yıldönümü törenlerinde Zafer tepe, Altıntaş, Kütahya'da.

 

30 Ağustos 1924 – Atatürk; " Savaş, savaşma ve sonunda meydan savaşı karşı karşıya gelen iki ordunun çarpışması değildir. Ulusun çarpışmasıdır …"(Komutan Atatürk, Celal Erikan)

 

30 Ağustos 1924 – Atatürk'ün Dumlupınar'da Meçhul Asker Anıtı'nın temelini atması ve "Başkomutan Meydan Muharebesinin ikinci yıl dönümü nedeniyle yapılan törende konuşması: "…Hiç şüphe etmemelidir ki yeni Türk Devleti'nin, genç Türk Cumhuriyeti'nin temeli burada sağlamlaştırıldı; ebedî hayatı burada taçlandırıldı. …Bu anıt Türk vatanına göz dikeceklere, Türk'ün 30 Ağustos günündeki ateşini, süngüsünü, hücumunu, kudret ve iradesindeki şiddeti hatırlatacaktır!" (Atatürk, törende Fevzi (Çakmak) Paşa'nın, Darülfünun Rektörü İsmail Hakkı Bey'in, basın adına Ahmet Ağaoğlu'nun, Türkocakları adına Hamdullah Suphi Bey'in, Öğretmenler Birliği adına Nüzhet Haşim Bey'in, Barolar adına Muhiddin Baha Bey'in, Türkiye İdman Cemiyetleri İttifakı adına Ali Sami Bey'in, Kızılay adına Dr. Âkil Muhtar Bey'in, T.B.M.M. adına Fethi (Okyar) Bey'in konuşmalarını dinlemiş, daha sonra kendisi kürsüye gelmiştir). [Kocatürk]

 

30 Ağustos 1924 – 31 Ağustos 1922 tarihinde gördüğü askerin anısına yapılacak Şehit Asker anıtının temel atma töreninde söyledikleri (Asker çukurda şehit olmuş ama dışarıdaki kolu il sancağı sımsıkı tutmaktadır); "Bu sahada akan Türk kanları, bu semada uçmakta olan şehit ruhları, devlet ve Cumhuriyet'imizin ebedi muhafızlarıdır."

 

30 Ağustos 1924 – Atatürk'ün, Dumlupınar'da 30 Ağustos törenini takiben askerî geçit törenini izlemesi.

 

30 Ağustos 1924 – Atatürk'ün, Lâtife Hanım'la beraber akşam Dumlupınar'dan Bursa'ya hareketi.

 

30 Ağustos 1925 – Atatürk, Kastamonu'da 30 Ağustos 1925'te söylediği bir nutukta türbelerin, tekkelerin ve zaviyelerin kapatılmasının ve tarikatların kaldırılmasının işaretini vermiştir; "Ölülerden medet ummak, medeni bir cemiyet için, şindir(lekedir). Efendiler ve ey millet, biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler ve meczuplar memleketi olamaz. En doğru en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır."

 

30 Ağustos 1925 – Atatürk'ün, Kastamonu Türkocağı'nı ziyaretten sonra Cumhuriyet Halk Partisi Merkezi'ne gelişi ve konuşması: "…Efendiler ve ey millet, iyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, mensuplar memleketi olamaz! En doğru ve en gerçek tarikat, uygarlık tarikatıdır!"

 

30 Ağustos 1925 – Mustafa Kemal halka hitaben; "… Efendiler! Yaptığımız ve yapmakta olduğumuz inkılapların amacı, Türkiye Cumhuriyeti halkını tamamen çağdaş, bütün anlam ve görünüşüyle medeni bir sosyal topluluk haline getirmektir. İnkılaplarımızın asıl hedefi budur. Bu gerçeği kabul etmeyen zihniyetleri perişan etmek zaruridir." (Bir ömrün öteki hikayesi, Sinan meydan)

 

1 Nisan 1926 - T.B.M.M.'de "Zafer Bayramı Kanunu" ile 30 Ağustos günü bayram olarak kabul edildi.

 

30 Ağustos 1926 – Atatürk'ün, saat 18.30'da Çankaya'da Malatya Heyeti'ni kabulü.

 

30 Ağustos 1928 – Atatürk'ün, 30 Ağustos Zaferi'nin 6. yıldönümü nedeniyle basın temsilcilerine demeci: "30 Ağustos'ta yönettiğim muharebe, Türk milletinin yanımda bulunduğu halde idare ettiğim ilk ve son muharebedir. Bir insan, kendisini milletle beraber hissettiği zaman, ne kadar kuvvetli buluyor bilir misiniz? Bunu tarif müşküldür."

 

30 Ağustos 1929 – Temeli 30 Ağustos 1924 günü atılan Dumlupınar'daki Meçhul Asker Anıtı'nın, törenle açılışı.

 

30 Ağustos 1932 – Yalova'da, gece sofrada Atatürk'ün, İsmet Paşa'ya dönerek söyledikleri: "Hatırlar mısın, Rayak Bölgesi Komutanı olarak vazifem başına giderken Şam'daki karargâhında sana uğradığım o karlı geceyi? Sırtında kaputunla bir masanın başına oturmuş, bir gaz lâmbasının ışığında önüne serdiğin haritayı tetkik ediyordun! "Vaziyeti nasıl görüyorsun?" diye sormuştum. "Kötü, çok kötü" demiştin, "Düşmanın tipiden istifade ederek gün ağarmadan bir baskın yapması beklenebilir." Ben "Şu halde ne duruyorsun? Bir an evvel geriye çekilmek kararını versene!" deyince, sen buna karşılık vaziyeti Grup Komutanlığı'na bildirdiğini, henüz cevap alamadığını ve kendiliğinden bir karar veremeyeceğini söylemiştin. Ben de "Emir mi bekliyorsun?" demiştim, "O emri Rayak Bölgesi Komutanı yetkime dayanarak ve bütün mesuliyeti üstüme alarak sana ben veriyorum!" Atatürk'ün bu sözleri üzerine İsmet Paşa'nın cevabı: "Nasıl hatırlamam, nasıl unutabilirim o geceyi! Sen benim imdadıma Hızır gibi erişmiştin. Nitekim, senin emrini yerine getirdikten birkaç saat sonra düşman kuvvetleri mevzilerimizi işgal etmişti; biraz daha bekleseydim, korktuğum felâkete uğramaktan beni hiçbir mucize kurtaramayacaktı!" (Alıntı yaptığımız kaynakta, Atatürk'ün o günkü görevi, gerekse kuvvetleriyle Şam'a gelen 3. Kolordu Komutanı Albay İsmet (İnönü) Bey'in karargâh yeri yanlış gösterilmiştir. Biz, metindeki bu anımsama yanlışını doğrusuyla düzelttik. Atatürk'ün, İsmet Paşa'ya anımsattığı olayla ilgili olarak İzzettin Çalışlar, 27 Eylül 1918 tarihli günlüğüne şunları yazmıştır: "..4. Ordu büyük kısmıyla Maan'a gelmiş. Ordu karargâhı da Maan'da. 20. Kolordu (Ali Fuat Paşa) da çekiliyor. 3. Kolordu (İsmet Paşa)'dan haber yok! 22. Kolordu (Refet Bele) esir! Cevat (Çobanlı) ve Mustafa Kemal Paşalar Dera'ya gelmişler, inşallah bu haber de yanlış çıkar! İsmet Bey'in akıbeti şüpheli, Allah korusun!" [Kocatürk]

 

30 Ağustos 1933 – Atatürk'ün, Yalova'da Genelkurmay Başkanı Mareşal Fevzi Çakmak'ı kabulü.

 

30 Ağustos 1934 – Atatürk'ün, öğleden sonra Ertuğrul yatı ile Tuzla'dan Dolmabahçe Sarayı'na gelişi.

 

30 Ağustos 1934 – Atatürk'ün, gece Dolmabahçe Sarayı'nda Tevfik Rüştü (Araş) Bey'in kızının düğününü şereflendirmesi.

 

30 Ağustos 1938 – 30 Ağustos Zaferi'nin 16. yıldönümünün bütün yurtta coşku ile kutlanması.

 

30 Ağustos 1938 – Atatürk'ün, Dolmabahçe Sarayı'nda Başbakan Celâl Bayar'ı kabulü ve İstanbul'da yapılan 30 Ağustos töreni hakkında bilgi alışı.

 

30 Ağustos 1938 – Atatürk'ün, Sabiha Gökçen'i kabulü, bugünkü tüm gazetelerde yer alan 30 Ağustosla ilgili yazıları okutarak dinlemesi. [Kocatürk]