Tarihte bugün Atatürk

 

31 AĞUSTOS

 

31 Ağustos 1913 – Batı Trakya'da 'Batı Trakya Geçici Hükümeti' (Garbi Trakya Hükümet-i Muvakkatesi) II: Balkan Savaşının hemen sonrasında Teşkilat-ı Mahsusa'nın (Özellikle Kuşçubaşı Eşref) çalışmaları sonunda kurulmuştur. Hükümetin Başkanlığına Salih Hoca, Genelkurmay Başkanlığına Süleyman Askeri Bey getirilmiştir. (Bu geçici Türk hükümeti 12 Eylül 1913'de bağımsızlığını ilan etmiş, 'Düvel-i Muazzamaya Tebliğ' başlıklı bağımsızlık ilanı Fransızca kaleme alınarak yabancı devletlere duyurulmuştur. (Yönetim şekli cumhuriyettir, sınırları, bayrağı, ordusu, yargısı, bütçesi, pulu, pasaportu vardır.) (Bu Cumhuriyet 30 Ekim 1913 tarihinde (29 Ekim 1913 yılında Bulgarlarla imzalanan İstanbul anlaşması gereği Trakya toprakları Bulgarlara teslime dilince) tamamen işgal edilmiş ve varlığı sonlanmıştır.) (Akl-ı Kemal, c.1, Sinan Meydan)

 

31 Ağustos 1915 (Ağustos) – Atatürk'ün, Anafartalar'dan, Madam Corinne'e kartı: "Bana göndermek lütfunda bulunduğunuz kitapları ve hediyeleri aldım. Bunun, beni ne kadar sevindirdiğini tasavvur edemezsiniz." [Kocatürk]

 

31 Ağustos 1916 – 2. Ordu Komutanlığı'nın, bağlı kolordulara, yorulan askerin dinlendirilmesi ve birliklerin kendilerine çekidüzen vermeleri amacıyla 31 Ağustos 1916'da, bulundukları hatta durmaları emri.

 

31 Ağustos 1916 – Rusların, sabah 16. Kolordu birliklerine taarruzu, 7. ve 8. Tümenlerin asıl mevzileri olan Masalla deresi batısına çekilişi, burada savunmaya devam edişi, bu mevziye yapılan bir düşman taarruzunun başarıyla püskürtülmesi.

 

31 Ağustos 1916 – Atatürk'ün. 2. Ordu Komutanlığı'na raporu: "…Masalla deresi batısında asıl mevziin sol nefese kadar savunulacağı!"

 

31 Ağustos 1917 – Atatürk'ün, Mareşal Falkenhayn'ın 30 Ağustos 1917 tarihli telgrafına cevabı: "…Haberleşmede izlenen yolun usule uygun olduğu Genel Karargâh'ça da doğrulanmaktadır. Başkomutanlık, gerekli önlemlerin alınması ve sonucun iletilmesini bildirmiştir. Böylece, ordu dürüst hareket etmiştir. Eğer bu konuda sizin en küçük bir üzüntünüz olmuşsa ben daha çok üzüntü duyarım." [Kocatürk]

 

31 Ağustos 1919 – Atatürk'ün, Erzincan'dan Sivas'a hareketi.

 

30 – 31 Ağustos 1921 – Yunan orduları, 30-31 Ağustos 1921'de şiddetli hücumlarını sürdürdüler. Başkomutan Atatürk'ün, "Kaybedilmesi halinde Ankara'nın tehlikeye düşeceğini" söylediği Çal Dağı, 2 Eylül'de Yunan ordularının eline geçti. Atatürk son durumu inceleyip karar vermeye çalışırken, Fevzi Paşa, telefonda, Yunan ordularının kötü durumda olduklarını ve geri çekileceklerini söyledi. Durumu değerlendiren Atatürk, birliklere, bu sefer "çekilme" değil, "direnme" emri verdi.

 

31 Ağustos 1921 – Tevhid-i Efkar gazetesi; "Çanakkale'de iki defa İstanbul'u kurtarmış olan Mustafa Kemal bu defa da vatanı kurtaracaktır."

 

31 Ağustos 1922 – Mustafa Kemal, Fevzi ve İsmet Paşaların son durumu değerlendirmeleri ve Başkomutan'ın takip emrini vermesi.

 

31 Ağustos 1922 – Kütahya'nın kurtuluşu.

 

31 Ağustos 1922 – Çivril'in kurtuluşu.

 

31 Ağustos 1922 – İzmir'e doğru büyük takip başladı. Yunanlılar geçtikleri yerleri yakıp, yıkıyor, harab ediyor.

 

31 Ağustos 1922 – Türk Ordusunun İzmir yönünde Yunan kuvvetlerini izlemesi.

 

31 Ağustos 1922 – Mustafa Kemal, Rauf Bey'e Yunan askerlerinin teslim olmaya başladığını bildirdi.

 

31 Ağustos 1922 – Mustafa Kemal Paşa'nın, bir gün sonra, 31 Ağustos'ta savaş alanında gördüğü manzara şuydu: "Karşıdaki sırtların gerilerindeki bütün vadiler, bütün dereler, bırakılmış toplarla, otomobillerle, sayısız donanım ve gereçlerle, bu kalıntıların arasında yığınlar teşkil eden ölülerle, toplatıp karargâhımıza sevk edilen sürü sürü esir kafileleriyle hakikaten bir kıyamet gününü hatırlatıyordu…" (Türk İstiklal Harbi, C. 2, 6. Kısım, s. 275).

 

31 Ağustos 1922 – Atatürk öğle vaktinde Çalköy'de, yıkık bir evin avlusunda İsmet Paşa ve Fevzi Paşa ile buluştu. Komutanlar, kırık bir kağnı arabasının döşeme ve oklarına ilişerek durumu değerlendirdi. Bütün ordu ile İzmir'e yürümeye karar verdiler. Atatürk, 31 Ağustos gecesi, Dumlupınar'da eski, küçük, iki katlı, kerpiç bir köy evinde kaldı.

 

31 Ağustos 1922 – Atatürk'ün, sabah Genelkurmay Başkanı Fevzi Paşa, Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa, I. Ordu Komutanı Nurettin Paşa ile beraber Adatepe bölgesine giderek muharebe meydanını gezmeleri. (Savaş alanını gezen Mustafa Kemal, yerde yatan ölüleri göstererek, "buna meşru müdafaa için mecbur olduk" dedi. Yerdeki bir Yunan bayrağını da "bir milletin istiklâl alametidir" diyerek yerden kaldırdı).

 

31 Ağustos 1922 – Mustafa Kemal Atatürk, büyük taarruz devam ederken harekata katılan başarılı havacıları kabul edip rütbelerini artırdı.

 

31 Ağustos 1922 – Mustafa Kemal'in muharebe meydanında gördüğü şehit Mehmetçik. (Asker çukurda şehit olmuş ama dışarıdaki kolu il sancağı sımsıkı tutmaktadır)

 

31 Ağustos 1922 – Uşak Yunanlılarca yakıldı.

 

31 Ağustos 1922 – Başkomutanlık Meydan savaşının ardından Fevzi Paşa (Çakmak) rütbesi Başkomutan Mustafa Kemal Paşa tavsiyesiyle TBMM tarafından mareşalliğe yükseltildi.

 

31 Ağustos 1924 – Atatürk'ün, Lâtife Hanım'la beraber Dumlupınar'dan Afyon-Eskişehir yoluyla Bursa'ya gelişi.

 

31 Ağustos 1924 – Atatürk, Bursa Askeri lise öğrencileri ile birlikte.

 

31 Ağustos 1925 – Atatürk'ün, Ankara'ya dönmek üzere Kastamonu'dan otomobille hareketi ve uğurlamaya gelen halka veda konuşması.

 

31 Ağustos 1925 – Atatürk'ün, Kastamonu dönüşü Çankırı'ya gelişi, Hükümet konağında heyetleri kabulü ve söyledikleri: "…Tekkeler mutlaka kapanmalıdır. Türkiye Cumhuriyeti, her alanda uyarıda bulunacak kudrete sahiptir. Hiçbirimiz tekkelerin uyarmasına muhtaç değiliz. Biz uygarlıktan, bilim ve fenden kuvvet alıyoruz ve ona göre yürüyoruz, başka bir şey tanımayız. Doğru yoldan ayrılmışların amacı, halkı kendinden geçmiş ve aptal yapmaktır. Halbuki halkımız aptal ve kendinden geçmiş olmamaya karar vermiştir. Bunlar basit bir durum gibi görünür; fakat önemi vardır. Biz cihan ailesi içinde uygarız. Her görüş açısından uygarlığın gereklerini uygulayacağız." [Kocatürk]

 

31 Ağustos 1925 – Atatürk Çankırı Orta Mektebi (Okulu)'nde

 

31 Ağustos 1929 – Atatürk'ün, 30 Ağustos Zaferi'nin 7. yıldönümü nedeniyle Genelkurmay Başkanı Fevzi (Çakmak) Paşa'nın tebrik telgrafına cevabı: "…Bu büyük günde kudretli ordumuzun subaylarına ve asker arkadaşlarıma hürmet ve sevgilerimin ulaştırılmasına aracılığınızı rica ederim."

 

31 Ağustos 1929 – Atatürk'ün, Avrupa'da tedavi görmekte olan Sabiha (Gökçen) Hanım'a mektubu: "Semmering'ten gönderdiğin mektubu aldım. Tamamen iyileştiğine memnun oldum. ..Gözlerinden öperim kızım."

 

31 Ağustos 1929 – Atatürk'ün, gece yatla Kadıköy ve Fenerbahçe sahillerinde ve Boğaziçi'nde bir gezinti yapması.

 

31 Ağustos 1930 – Vilayet ve şehremanetinin birleştirilmesi hakkındaki kanun uygulamaya konuldu. Buna göre, vali aynı zamanda belediye başkanı oldu.

 

31 Ağustos 1931 – Atatürk'ün, akşam İstanbul'dan Yalova'ya hareketi.

 

31 Ağustos 1932 – Atatürk'ün, Yalova'dan Ertuğrul yatı ile İstanbul'a hareketi ve Dolmabahçe Sarayı'na gelişi.

 

31 Ağustos 1935 – Atatürk'ün, Florya'da denize girişi.

 

24-31 Ağustos 1936 – Atatürk, İsmet İnönü ile birlikte, İstanbul Dolmabahçe'deki üçüncü dil kurultayına katıldı. (Şair Abdülhak Hamit Tarhan ve TDK genel sekreteri İbrahim Necmi Dilmen ile görüştü.)